19 Eylül 2018 Çarşamba

TİP2 DİYABET İÇİN NELER YAPILABİLİR?


Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, vücutta kan şekerini düzenleyen hormonlardan olan insülinin yetersizliği veya vücudun salgılanan insülini etkili kullanamaması sonucunda oluşan kan şekerindeki kontrolsüz yükselmelere denmektedir. Zamanında önlem alınmadığı veya kan şekerinin kontrol edilmediği durumlarda diyabet, şeker yüksekliği ile birlikte şekerin toksik etkilerinin özellikle damarlar üzerinde gösterdiği olumsuz etkilerle başta gözler, böbrekler, sinir uçları, kalp ve beyin damarları ve bacak damarları gibi pek çok organımızda ve dokumuzda kalıcı hasarlar oluşturabilmektedir.

Tip 2 diyabetin ortaya çıkmasındaki etmenler; kalıtım, şişmanlık, gebelik, uzun süreli ilaç kullanımı, enfeksiyonlar, fiziksel – psikolojik travmalar ve bazı pankreas hastalıklarıdır.



Son zamanlarda tüm Dünya’ da ve Türkiye’de artış gösteren obezite diyabet oluşumundaki en önemli risk faktörlerinden biridir. Özellikle karın çevresindeki yağlanma insülin direnci oluşumunu tetiklemektedir. Bu nedenle, diyabetin önlenmesinde, kontrol altına alınmasında, ilerlemesi durumunda oluşabilecek sorunların önüne geçebilmek ve yaşam kalitemizi artırabilmek adına kilo kaybı şarttır.

Sağlıklı beslenme davranışlarını ve düzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirebilmek esastır. Genel beslenme kurallarından kısaca bahsetmek gerekirse; basit şekerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Kan şekerinde ani dalgalanmalara sebebiyet verebilecek, glisemik indeksi yüksek gıdalar ve paketli ürünler kesinlikle tüketilmemelidir. Meyveler tavsiye edilen miktarlarda ve saatlerde tüketilmelidir. Doğru pişirilen veya doğru servis edilen sebzeler ve et-tavuk-balık gibi protein grubu besinler beslenme planına dahil edilmelidir. Ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağların ve yoğurt-kefir gibi probiyotik içerikli süt ürünlerinin diyete eklenmesi önerilmektedir. Probiyotik kullanımı, omg 3 takviyesi, Dvitamini takviyesi bu süreçte en büyük destekçileriniz olacaktır.

Mora terapi ile insülin hormonu ile hücre yüzeyindeki insülin reseptörlerinin etkileşiminin gerçekleştiği ortamın temizlenmesi-detoksifikasyonu gerçekleştirilmektedir. Bu sayede hücreler insüline karşı daha duyarlı hale gelmekte ve insülinin kullanılabilirliği artmaktadır. Bu konuda daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır ancak, Mora Terapi ve doğru beslenme kombinasyonu ile gerek metabolik belirteçlerde önemli düzelmeler gerekse de sübjektif iyilik hali belirgin şekilde artmaktadır. Doğru beslenme için ise yapılabilecek Mora Terapi kilo seansları ile yeni beslenme düzenine uyum kolaylaşarak, tedavi süreci hızlanabilmektedir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme