16 Ocak 2019 Çarşamba

İLAÇ BAĞIMLILIĞI NEDİR


İlaç bağımlılığı, ilaç ya da ilaç gibi dışarıdan alınan maddelerin fizyolojik, ruhsal ve toplumsal açıdan olumsuz etki oluşturmalarına karşın tıbbi amaç dışında kullanılmasına yol açan alışkanlık haline gelmiş bir davranış biçimidir.

Özellikle son zamanlarda daha sık karşılaştığımız ilaç bağımlılığı hakkında şunu bilmek gerekir ki, her ilacın bağımlılık yapma potansiyeli yoktur. Bağımlılık yapan ilaçlar içerisinde uyku ilaçları ve sakinleştiriciler gibi psikiyatrik ilaçlar ve bazı ağrı kesiciler önde gelmektedir. Bu ilaçlar kendi gerçek tesirleri yanında aynı zamanda rahatlama, gevşeme, moralde açılma hissi gibi psikoloji üzerinde de bir etki yaratabilmektedirler.


İlaca karşı bir bağımlılık oluşmuş ise hepsi bir arada olmasa da bir dizi tipik belirtiler kendini gösterebilmektedir. Bunlardan bazıları; zararlı sonuçlarının bilinmesine rağmen sürekli hale gelen tüketim, ilaç alımına karşı yenilmez bir dürtü, ulaşmak istenilen tesire ulaşmak için dozun giderek arttırılması, ilacın bırakılması veya dozunun azaltılması halinde oluşan yoksunluk hissi, ilacın alımı üzerindeki kontrolün yitirilmesi ve son olarak ilaç alımına dikkati yoğunlaştırılması sebebiyle sosyal bağların, hobilere karşı isteğin azalabilmesidir.


Bağımlılık derecesi ve etkileri ilaca göre değişiklik göstermektedir. Kimyasal bağımlılık, kullanılan ilaç bırakıldığında ya da dozu önemli derecede azaltıldığında kendini yoksunluk sendromu olarak göstermektedir. Bu durumda birey bağımlı olduğu ilacı alamamasından dolayı kendi kontrolü dışında olan hareketlerde bulunabilmektedir. Yoksulluk sendromuna girdiği anda tek ve en önemli amaç bağımlısı olduğu ilacı almaktır. En çok alınan ağrı kesici grubunu romatizma ilaçları veya basit ağrı kesiciler oluşturmakla birlikte en hızlı bağımlılık yapan ilaçlar ergotamin içeren ilaçlar ve triptan grubu ilaçlardır.

İlaç bağımlılığında ortaya çıkan bir durum da toleranstır. Bu durumda ilk zamanlarda belirli bir doz ile ortaya çıkan etki giderek daha yüksek dozların kullanılmasıyla oluşmaktadır. Örneğin eskiden baş ağrısını dindiren doz kişi için artık yetersiz hale gelir. Kişi kendisini daha iyi hissetmek için dozu arttırır ve her artan doz kullanımı beraberinde tolerans problemini ortaya çıkarmaktadır. Bu durum aslında bir kısır döngü yaratmaktadır.

Yapılan bazı araştırmalar; ağrı kesicilerin yaygın ve kontrolsüz kullanımının ilaç alınmadığı durumlarda ağrının daha da artmasına ve ağrının ilaçlara daha az cevap verir hale gelmesine sebep olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda kontrolsüz kullanılan ağrı kesicilerin mide ülseri, böbrek ve karaciğer yetersizliği gibi ciddi rahatsızlıklara da sebebiyet verebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca, ergotamin grubu ilaçların kalp damarları dahil tüm damarlar üzerine uzun süreli daraltıcı etkileri olduğundan kontrolsüz alımı sonucu nöropatilere yol açabilmektedirler. El, ayaklarda üşümeler, karıncalanma, uyuşmalar şeklinde sonuçlanabilmekte veya bu damar sorunları kalp krizine ve ölüme kadar götürebilmektedir.

Her gün 2-3 ağrı kesici kullanarak, bağımlılık seviyesine gelenlerin sayısı azımsanamayacak düzeydedir. İlaç bağımlılıkları tedavi gerektiren bir durumdur. Sürekli ağrı kesicilere sığınan kişiler, ileride daha büyük ağrılara maruz kalabilmektedir. Aşırı ağrı kesici kullanımına bağlı sürekli baş ağrısı çeken, yani bağımlı kişiler yalnızca ağrı yaşamamakta, unutkanlık, dikkat eksikliği, enerji eksikliği, yorgunluk, depresif durum, çarpıntı, baş dönmesi gibi şikâyetleri de meydana gelebilmektedir. Tipik bir bağımlı gibi, ağrı kesici almadıklarında baş ağrısı krizi geçirebilmektedirler ve bu durumu çözebilecek şeyin sadece ağrı kesici olduğunu düşünmektedirler.

Tüm bağımlılıklarda olduğu gibi ilaç bağımlılığı terapilerinde de en iyi destek terapilerinden biri Mora Terapidir. Bağımlı olunan ilaç üzerinden çeşitli testler yapılarak kişiye özel terapiler planlanarak tedaviye geçilmektedir. Aynı zamanda yapılan renk terapileri ve bach çiçekleri terapileri ile bağımlılıkların oluşturabileceği psikolojik etkilerden de arınmak amaçlanmaktadır. Mora Terapi ile yapılan her seansta olduğu gibi burada da yapılan genel frekans temizliği ile genel sağlık durumu desteklenmektedir. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder