25 Aralık 2020 Cuma

Yeni Yılda Sadece Karar Almakla Kalmayın; Uygulayın!

Yeni yıla yaklaşırken bir çoğumuz temiz başlangıçlar yapmak için kendimizle ilgili değişiklik kararlarını çoktan aldık. Yapılacaklar listesini oluşturduktan sonra ise çoğu zaman yazdığımız listeye tekrar dönüp bakmaz ve hayatımıza kaldığı yerden, aynı şekilde devam edip hevesimizi kaybedebiliyoruz. Her daim karar almak kolay, uygulamak zordur birey için.

Hayat boyunca alınan her karar uygulama sırasında şartlara göre değişikliğe uğrar, bazen de yok olur. İster zayıflamak için diyet ister şirketiniz için önemli bir yatırım kararı alın, sıra uygulamaya gelince aldığınız karar kendiliğinden esnemeye ve değişime uğramaya başlar.  Bu, hayatın gerçeklerinden sadece biridir.

Fakat daha karar alma aşamasındayken onun nasıl uygulanacağını düşünmek büyük yanılgılara götürebilir. Bir şirkette kuralları uygularken o kuralların kimin üzerinde uygulanacağına göre karar vermek şirketi “duruma ve adama göre karar veren” bir şirket konumuna sokar. Şartlara ve kişilere göre karar vermek insanları da şirketleri de hiç ilkesi olmayan (fazla pragmatik) bir kalıba sokar. Karar alırken taviz vermek, yanlış karar almak demektir.

“Alışkanlıkları değiştirmek zordur.” Oldukça klişe olan bu söylemin doğruluğundan kimsenin şüphesi yok, fakat aklımızdan çıkarmamamız gereken şey, zorun imkansız demek olmadığı.



Alışkanlıklarınızı gözden geçirin!

İstenmeyen bir davranışın alışkanlığa dönüşmesi, o davranışın kişinin hayatındaki başka şeylerle zamanla pekiştirilmiş, tekrar edilmiş olmasından kaynaklanır. Uyanır uyanmaz kahve veya yemek sonrası sigara içmek gibi... Davranışınızın temelindeki zihinsel süreci keşfedip, istemediğimizi fark etmek ve uygulamamak en etkili çözümlerden biridir. Yeni alışkanlıklar edinirken de bunları sürekli yaptığınız ve yapmaktan zevk aldığınız şeylerle pekiştirerek davranışın alışkanlığa dönüşmesine yardımcı olabilirsiniz.

Küçük adımlarla büyük ve sürdürülebilir değişimlere...

Geçmiş deneyimlerinizin olumsuz sonuçlanması motivasyonunuzu düşürmüş olabilir ancak bunu başarısızlık olarak değil, tecrübe olarak değerlendirin. Önemli olan çok fazla olumlu sonuç elde etmek değil, sonuç almak için denemeyi bırakmayın ve değişebileceğinize inanın.

Acele etmeyin...

Özellikle her şeyi hızlı yaşadığımız ve hızlı tükettiğimiz bu zamanlarda çok çabuk sonuca ulaşmak ve verdiğimiz emeğin karşılığını anında görmek istiyoruz. Ancak yaptığınız şeyin 2 hidrojen ve 1 oksijen atomunu bir araya getirerek su oluşturmak kadar belirli, kesin sonucu görebileceğiniz ya da hemen sonuç alabileceğiniz bir şey olmadığının bilincinde olun.
Bu nedenle olumlu sonuca ulaşmak için aceleci davranmayın. Sabır, kararlarınızda kilit rol oynar.

Plan yapın!

Değişim sürecinin olumsuz sonuçlanmasının en önemli sebeplerinden birisi de belirsizlik ve dengesizliktir. Davranışın sonucunun öngörülebilir olmayışı, kararı uygulama aşamasında zorluk yaşamanıza sebep olabilir. Diş fırçalamayı alışkanlık haline getirmeye çalışırken, evde olmayacağınız zamanlarda diş fırçanızı ve diş macununuzu yanınızda taşımak üzere plan yapmak alışkanlığınızı sürdürülebilir kılmanızı sağlar. İşte bu kararın uygulamaya geçiş örneğidir.

Karar alırken bu 3 temel noktaya mutlaka dikkat edin:

1. Duruma göre, adamına göre karar almak daha büyük yanlışları doğurur.

2. Önce bir fikir oluşturmak, sonra bu fikrinin geçerli olup olmadığını toplanacak verilerle test etmek gerekir.

3. Karar almak, tek bir doğruyu bulmak değil, doğrular arasından bir seçim yapmak demektir.

Unutmadan, iradenizi güçlendirmek ve kararlarınız doğrultusunda aksiyona geçebilmeniz için Mora Bach Çiçekleri ve Renk Terapilerinden birebir çok faydalanabileceğinizi biliyor muydunuz? Yukarıda yazdıklarımızı yapmak konusunda zorlanırsanız, lütfen destek alın.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme