bach çiçekleri terapisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bach çiçekleri terapisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2023 Pazartesi

OYUN BAĞIMLILIĞINA KARŞI NELER YAPILABİLİR?





OYUN BAĞIMLILIĞI NEDİR?

Günümüzde herkesin teknoloji çağında yaşadığını ve teknoloji ile de hemen herkesin etkileşimde olduğunu kolayca söyleyebiliriz.

Teknolojik aletler de her yaştan insanın bir şekilde sahip olduğu ve etkileşimde olduğu araçlardır. Günümüzde teknolojik araçların en etkilileri de bilgisayar ve telefondur diyebiliriz. Tıpkı sigara ve alkol gibi teknoloji ve buna bağlı gelişen bağımlılıklar da oldukça sağlıksız ve tehlikeli bir hale gelmektedir.

Oyun bağımlılığı da bilgisayar, tablet ya da telefondan çevrimiçi şekilde çok uzun süreler boyunca ekrandan uzaklaşmadan oyun oynama ve kendini bu oyuna sanaldan ziyade gerçekmiş gibi kaptırma eylemi olarak tanımlanabilir. Bu bağımlılık türü özellikle de genç ve çocuklarda görülmektedir. Çok küçük yaşlardan itibaren teknolojiyle ve teknolojik aletlerle tanışan yeni neslin bireyleri; kontrollü bir şekilde ilerlemezse bu araçlara hayati gereksinimlerini karşılarken, mutsuzken, mutluyken kısacası yaşamının her anında istek ve ihtiyaçla bağımlı hale gelmektedir.

İnternet bağımlılığının bir alt kolu olarak değerlendirilen oyun bağımlılığı; beyinde uyuşturucu madde benzeri bir etki bırakmaktadır ve kişiyi pek çok yönden geriye atarak olumsuz etkiler bırakmaktadır.


OYUN BAĞIMLILIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bilgisayar oyunlarına bağımlı hale gelen bireylerde durum ve durumun ciddiyetini anlamak için bazı sonuçları göz önünde bulundurabilmek mümkündür. Bu belirtiler kişilerin psikolojik ve ruhsal olarak sağlıklı olmadığına işaret eden belirtilerdir.

Oyun bağımlısı kişilerde genellikle şu belirtiler görülür:

● Okula veya işe gereken önemi göstermemekten kaynaklanan başarısızlık,

● Uzun süre boyunca devamlı olarak oyuna bağlı olunduğu için uyku, yemek, hijyen gibi yaşamsal ihtiyaçların eksik karşılanması ya da karşılanamaması,

● Hareketsizlik ve yetersiz/dengesiz beslenme sonucunda fazla kilo ve yeme bozukluğu görülmesi,

● Ruh halinin oyunda başarılı olup olmamakla bağlantılı olarak da depresif hale dönmesi ve bu durumda da ekran başından kalkmamak ve oyun oynamak için bahaneler üretmek,

● Bilgisayar, tablet veya telefondan uzaklaşıldığında ruh halinin olumsuz yönde değişmesi ve sinir, stres, sabırsızlık gibi durumların ortaya çıkması.


OYUN BAĞIMLILIĞINA KARŞI NELER YAPILABİLİR?

Araştırmalar, bu tür bağımlılıkların genelde altta yatan psikolojik bir sorun nedeniyle ortaya çıktığı belirtmektedir.

• Oyun bağımlılığını engellemek için teknolojik herhangi bir aletle temasta olan özellikle çocuk ve gençlerin ekran karşısındaki süresini kontrol altında tutmak, oyun bağımlılığını önlemek için gerekli disiplinlerden biridir.

• Çocuk yaşlarda hem kişisel gelişim hem de psikolojik gelişim için sanal oyunlar yerine daha sosyal ve kültürel ortamlarda vakit geçirmek ve çeşitli hobiler edindirmek doğru olacaktır.

• Ekran karşısında oyunla fazla vakit geçirdiği düşünülen çocukların yatak odasında bilgisayar, tablet vb. Bulundurulması ve istedikleri anda erişebiliyor olmaları eksi bir yöndür ve bağımlılığı pekiştirmeye sebep olabilir.


MORA TERAPİ İLE SAĞLIKLI DUYGU DURUMLARI 

Bach Çiçekleri Terapisi; terapi sonrasında bir yan etkisi görülmeyen ve Avrupa’da 100 yıldır yaygın olarak kullanılan; duygu durumlarında belirgin pozitiflik ve iyileşme sağlayan bir Homeopatik ilaç tedavisidir. Bach Çiçekleri Terapisi çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.


19 Aralık 2018 Çarşamba

DEĞİŞİME AÇIK OL, YENİLEN, BU YIL SENİN YILIN OLSUN!


Değişim hayatın karşı konulamaz kuralıdır. Doğa, içinde barındırdığı milyonlarca tür canlıyla birlikte her an, durmaksızın değişmektedir. Doğadaki canlıların hepsi, varlıklarını değişebilme yeteneklerine borçludur. Değişime direnen canlılar elenmekte; uyum gösterenler soylarını devam ettirebilmektedir. Charles R. Darwin’ nin de dediği gibi ‘Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan… Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan.’

Toplumsal değişim de doğa kanunlarına benzerlik göstermektedir. Biz istesek de istemesek de içinde bulunduğumuz çevre, koşullar, ilişkilerimiz, konumumuz değişim halindedir. Hayat bizi bir şekilde sürekli değişmeye, yenilenmeye yönlendirir.


Dünya bir dinamizm içerisinde değişmektedir. Değişim insan için doğal bir olgudur ve belirli ihtiyaçların daha iyi karşılanması için ortaya çıkmaktadır. Başarı ve tatmin duygusu da aslında bu değişime ayak uydurmakla birlikte gelmektedir. Değişime direnen insanlar da değişen koşullar karşısında maalesef güçlü kalamamaktadır.

Hayatımızın her döneminde, o zamanın enerjisine uygun olarak hayatımızdan bazı şeyler eksilmektedir. Bu eksilen şeyler büyük olasılıkla, eskiden beri bizimle olan ama artık enerjisel olarak artık bizi desteklemeyen şeylerdir.

Değişmek, yenilenmek yaşamın ayrılmaz parçalarıdır. İnsan, yaşamın içinde akıp giderken değişim de onun peşinden gitmektedir. Hayatın, bizden bir şeyleri alıp götürdüğünü düşündüğümüzde; yerine hep yenilerini koyacağı unutulmamalıdır. Bir şeyler eksilmeden yerine yenileri gelmez. Bunlar tutunduğumuz ilişkilerimiz, işimiz, kalıplaşmış düşünce ve inançlarımız, davranışlarımız, yaşam tarzımız olabilir. Bu yüzden önemli olan gidenlere üzülmek değil, yeni geleceklere yer açmaktır.
Yenilenmek, değişime ayak uydurmak kişiye enerji verir. Bu ister yeni bir yere gitmek ister yeni bir şey öğrenmek ya da yeni bir ilişkiye girmek olsun, bütün yenilikler enerjimizi yükseltir. Yeni bir fikir, bakış açısı, yaklaşım veya yeni başlangıçlar zihnimizi açar. Bu sebeple yeniliklere açık olan ve hayatına yenilikleri sokan insanlar her yaşta genç kalırlar.
Her şey değişir. Alışkanlıklar, inançlar, bakış açıları, görüşler, problemler, beklentiler, umutlar, endişeler, öncelikler, teknoloji, sistemler, fırsatlar… İnsanlar da değişerek olgunlaşır.
Değişim; yeni çevrelere, yeni insanlara ve durumlara karşı esneklik kazandırır, kişisel, ekonomik ve sosyal açıdan geliştirir, daha rahat bir yaşam sürmeyi sağlar, hayatın akışını değiştirebilecek fırsatlar sunar, yeni şeyler keşfetmeyi sağlayarak yeni bakış açıları kazandırır. Hayata farklı açılardan baktıkça hedeflerimiz ve amaçlarımız büyür, ilerleme kaydederiz. Aynı zamanda bir şeyleri değiştirmeyi hedeflediğimizde hayatımız yavaş yavaş monotonluktan kurtulacaktır. Yaptığımız ufak değişiklikler, hayatımızda büyük değişimler olmasını sağlayacaktır. Değişime açık olduğunuzda doğal olarak hayata karşı gücünüz de artacak. Zorluklara kolayca göğüs gereceksiniz. 

Yeni bir yıl… 2019 için kendinize hedefler belirleyin, değişime hemen şimdi başlayın! Bağımlılıklarınızdan, bir türlü veremediğiniz inatçı kilolarınızdan kurtulun, stressiz ve daha sağlıklı bir yaşam için bir adım atın.  Mora terapi ile sigara alkol gibi bağımlılıklarınızdan, alerjilerinizden ve inatçı kilolarınızdan kolayca kurtulabilirsiniz. Aynı zamanda; Mora terapi detoks terapileri ile vücudunuzda birikmiş olan toksinlerden arınabilir, Mora Color ve Mora Bach Çiçekleri terapileri ile daha iyi hissedebilir, yeni yıla daha motive başlayabilirsiniz. 


29 Ağustos 2018 Çarşamba

İYİ UYKULAR…

Sağlıklı bir metabolizmanın olmazsa olmazlarından iyi beslenme ve düzenli egzersizin önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. Genellikle göz ardı edilen bir konu daha var. Aslında birçoğumuzun çok sevdiği ancak önemini pek bilmediğimiz bir unsur; uyku!


Gece salgılanan hormonlardan bahsederek giriş yapmak istiyoruz. En önemli hormonlarımızdan olan büyüme hormonu geceleri derin uykuda salgılanmaktadır. Adı büyüme hormonu olabilir ancak bu hormon yetişkinlerde yenilenme ve onarım işlemleri için harekete geçer. Ayrıca yaş ilerledikçe de sizin yıllara meydan okumanıza destek olur. Eğer çok uykusuz kalıyorsanız, bu durum kronik hale geldiğinde bu değerli hormonun onarıcı ve gençleştirici etkisinden maalesef yararlanamazsınız.

Bir diğer hormonumuz ise melatonin. Bu hormonun adını da sıkça işittiğinize eminiz. Melatonin de geceleri derin uykuda salgılanan bir hormondur ve özellikle karanlıkta etkinliği ve salınımı artmaktadır. Bu hormonun görevi de biyolojik saatinizi düzenlemektir. Antioksidan özellik göstermesi de en önemli özelliklerinden biridir. Melatoninin kanser hücrelerine bağlanarak çoğalmalarını önlediğini gösteren ciddi araştırmalar da mevcuttur. Melatonin hormonunu etkin bir şekilde salgılayabilmeniz için, gündüz güneş ışığından yararlanıp, geceleri uyuduğunuz odanın tamamen karanlık olmasına özen göstermelisiniz.  

Vücudun yaşamsal faaliyetlerini düzgün şekilde yerine getirebilmesi, beynin tam anlamda dinlenerek detoks olabilmesi ve aynı zamanda zihinsel fonksiyonların da en iyi şekilde çalışabilmesi için kaliteli uyku şarttır. Peki günde kaç saat uyku idealdir? Ortalama olarak 8-8,5 saat idealdir. Ancak bu kişiden kişiye değişebilir. Kaç saat uyumanın sizin için yeterli olabileceğini belirlerken kriteriniz, güne dinç ve zinde başlayabilmenizdir. Ancak her gün aynı saatlerde uyuyup-uyanabilmek biyolojik saatiniz açısından önemlidir. Uyku saatlerinizi belirlerken bahsettiğimiz hormonların en çok salgılanabileceği saatleri bilmekte fayda var. Melatoninin üretimi ve salınımı karanlık ile başlar, aydınlık ile sona erer. 23.00- 05.00 saatleri arasında salgılanan melatonin 02.00-04.00 arasında en yüksek değerlerine ulaşır.

Düzensiz uykular sebebi ile meydana gelebilecek sonuçlar şaşırtıcıdır. Uykunun yeterince alınamadığı günlerde açlık hormonumuz yükselir. Kanda yükselen açlık hormonu da gün içinde daha aç hissetmemize ve yediğimiz şeylerin daha çok yağ olarak depolanmasına sebep olur. Şöyle söyleyebiliriz ki iyi beslendiğiniz ve spor yaptığınız halde kilo veremiyorsanız, uyku durumunuzu gözden geçirmenizde fayda var. Aynı zamanda kronik hale gelen uykusuzluk insülin direncine bile yol açabilmektedir. Bunlarla birlikte vücut uykusuz kalınca bağışıklık sistemi zayıflar hatta kanser hücreleri ile savaşamaz hale gelebilir.

Uyku sırasında tüm vücut yenilenme sürecindedir. Hücre yapımı gerçekleşir, hafıza ve öğrenme yeteneğiniz uykuda yenilenir. Güne zihinsel ve fiziksel anlamda hazır olarak başlamak istiyorsanız kaliteli uyumanız şart! Kaliteli bir uyku için saatlerin öneminden bahsettik. Şimdide diğer faktörlerden bahsedelim. Tamamen karanlık ve tamamen sessiz bir ortamda uyumanız çok önemlidir. Sessiz dememizdeki amaç vücut uyurken bile sesten rahatsız olabilir ve stres hormonları salgılayabilir. Eğer kaç saat uyursanız uyuyun dinç uyanamıyorsanız uyku apnesi ve horlama gibi problemleriniz olabilir. Bunları kontrol ettirmekte fayda var. Akşam geç saatte yemek yememeye özen gösterin. Son öğününüz yatağa girmeden 3-4 saat önce olmalıdır. Tok yatıldığı zaman vücut geceleri yenilenme için kullandığı enerjisini sindirim için harcamak zorunda kalır. Uyku öncesi yediklerimiz ile birlikte içtiklerimiz de önemlidir. Kafein, tein veya alkollü içecekler tüketildiğinde derin uykuda geçen süre azalır ve uyku kalitesi düşer.

Uykudan bahsetmişken, uyku ilaçlarını atlamak olmaz. Uyku ilacı ile uyuduğunuzda doğal uyku süresince gerçekleşen hiçbir fonksiyondan yararlanamazsınız. Dinlenmiş uyanmak yerine yeni günde konsantrasyon güçlüğü çekebilirsiniz hatta sersemlemiş şekilde uyanabilirsiniz. Tüm bunların yanında bu ilaçların ciddi yan etkileri de bulunmaktadır. Bu ilaçları kullananların bir an evvel bu tür ilaçlardan kurtulmalarında fayda var.

Mora Terapi Bach çiçekleri ve Mora Color terapileri, uykularınızın düzene girebilmesi için alabileceğiniz en iyi destek terapileridir. Uyku deyip geçmemek lazımmış değil mi? Merak etmeyin, düzenli, derin ve rahat uyuyabilmek için hatta uyku ilacını bırakmak isteyenler için inanılmaz etkili terapileriyle Mora Terapi yanınızda.

15 Ağustos 2018 Çarşamba

PANİK ATAK VE BACH ÇİÇEKLERİ


Sık sık karşınıza çıkıyordur, yaşamasanız bile ‘bende panik atak var’ diyen biri ile mutlaka tanışmışsınızdır. Peki gerçekten nedir bu panik atak? Nasıl belirti gösterir? Tedavi edilebilir mi?


Panik atak, günümüzde artma eğilimi olan psikolojik bozukluklar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Panik atak, başta panik bozukluğu olmak üzere, birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı bedensel hastalıklarda da (tiroid bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklükleri, enfeksiyon hastalıkları, kansızlık vb.) görülebilen; beklenmedik bir anda ortaya çıkan, bunaltı, korku, terleme, çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi gibi basit-doğal belirtilerle yoğun endişe karışımı bir nöbettir.


Panik atağı bir kısır döngü olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Bahsettiğimiz basit belirtilerin kişi tarafından yanlış değerlendirilmesi sonucunda, ölüyor gibiyim, çıldırıyorum, felç oluyorum gibi, kişi bu belirtilerin tekrarlayacağı düşünerek korku hissine kapılır ve atağı bekleme durumuna geçer. Korkular yüzünden, basit belirtiler tekrardan oluşur ve bu şekilde döngüye girilmiş olur.

Kişi özellikle yalnız başına kaldığında ya bana bir şey olursa ya şimdi kalp krizi geçirirsem ya eve hırsız girerse gibi düşünlerle bir sonraki atağını tetikleyebilir. Bir zaman sonra da bu düşüncelerin sürekli aklına gelmesi kişiyi genel bir yorgunluk ve mutsuzluk haline sürükleyebilir. Son çareyi de korktukları şeylerden uzak durmak da ararlar. Zehirlenmekten korktuğu için sevdiği yemekleri yemeyebilir, trafik kazası yapmaktan korktuğu için araba kullanmayabilir, ya da bir daha atak geçirirse kendisine veya başkalarına zarar vermemek adına evdeki keskin aletleri saklayabilir. Bu durumlar aslında panik atak geçiren kişinin korkularına göre şekillenir.

Panik atak çözümsüz bir hastalık değildir. Uzmanların yardımları ile birlikte alabileceğiniz en güzel destek terapisi ise Mora – Bach çiçekleridir. Panik atak ve şok gibi durumlarda, çok yönlü kriz kürü özelliği taşıyan, Dr. Bach tarafından bir çeşit acil durum karışımı olarak bir araya getirilmiş Rescue Remedy (İlk yardım kürü) kullanılmaktadır. Zihnin yaşadığı çıkmazlarda, bedenin kendini iyileştirme sürecini herhangi bir gecikme olmadan başlatabilmesine yardımcı olur. 



13 Aralık 2016 Salı

Ruh, beden ve zihin dengesi ile hastalıklara yenilmeyin


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, “Sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali” olarak tanımlar. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi sağlık; beden, zihin ve ruh dengesidir. Bireylerin sadece fiziksel durumlarına bakılarak sağlıklı demek bütünlüklü ve doğru bir açıklama olmayacaktır. Nasıl ki bedensel olarak yaşanan sağlık sorunları ruh ve zihin sağlığını etkiliyorsa, ruh ve zihin sağlığındaki sorunlar da bedensel hastalıklara yol açmaktadır. Yaşayan bir organizmanın denge durumu olan sağlık bütünlüklü değerlendirilemediği sürece tedavi amaçlı yapılan işlemler çözüm olmayacaktır.

Stres, huzursuzluk, mutsuzluk, karamsarlık, güven ve özgüven sorunu, nefret, öfke ve korku gibi çoğaltabileceğimiz olumsuz duygu durumları vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getirmektedir. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü sağlığın bütünlük yapısını net bir şekilde ortaya koyduğu gibi sağlıklı insan mutlu, neşeli ve barışçıldır. Bu ruh hali zihin ve beden sağlığını da etkilemektedir.
Bütünsel tıbbın Türkiye’de önde gelen uygulayıcılarından Mora Terapi güvencesiyle sunulan Bach Çiçekleri Terapisi, ruh halini dengeleyerek olumsuz düşüncelerin yol açtığı organik rahatsızlıkların iyileşmesini sağlıyor. Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada duygu durumu bozuklukları için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür.  Tıpkı Dünya Sağlı Örgütü’nün tanımı gibi sağlığı bir bütün olarak ele alan Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi; korku, stres, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, mutsuzluk, çaresizlik, öfke ve nefret gibi duygu ve düşünceleri zihinden uzaklaştırıyor.
Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerini vücuttan uzaklaştırarak, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluğa kapı aralıyor. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.

 

 

6 Ekim 2016 Perşembe

Mora Terapi ile korkunun hayatınızı kuşatmasına engel olun

Kişilerin kendi bütünselliğinde çok geniş alanlara yayılan korkular aslında zihne yerleşmiş otomatik programların sonucudur. Genel geçer anlamda korkuyu bir belirsizlik karşısında tehdit algısıyla tetiklenen, rahatsız edici ve olumsuz bir his olarak tanımlayabiliriz. Günlük yaşamda sık yaşanlar korkular olarak; yükseklik korkusu, hayvan korkusu, kapalı alan korkusu ve karanlık korkusunu sıralayabiliriz.Korkuların ardında kimi zaman yaşanmış kötü tecrübeler yer alırken, tecrübe edilmemiş, çevresel etkenlerden öğrenilmiş korkular da, korku yaşayan kişini hayatını sekteye uğratabilir.

Kişi kendisi için tehlikeli gördüğü durumu hayatına kronik olarak yayar. Bu genelleme kişinin tüm hayatına etki eder, kişi kendisine yabancılaşır ve depresif bir noktaya doğru ilerler.İnsanlar,  korkularını cesur adımlar ve pozitif düşüncelerle hayatlarından uzaklaştırabilir. Unutulmamalıdır ki tüm insanlığın ortak bir korkusu yoktur ve korkular sonradan kazanılmıştır.

Doğal ve yan etkiye yol açmayan tedavi

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi başta korku ve kaygı bozuklukları olmak üzere 38 farklı duygu durumu için 38 farklı çiçek kürü kullanır.

Avrupa’da 100 yıldır kullanılan ve çiçek özlerinden oluşan Bach Çiçekleri Terapisi’nde, uygulanan kürler defalarca süren işlemlerle ulaşılan bitki özüyle yapıldığından herhangi bir ilaçla etkileşime girip yan etkiye yol açmaz. Homeopatik (benzeri benzer ile tedavi etme yöntemi) ilaç tedavisi olan Bach Çiçekleri Terapisi, çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansların Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur. Bach Çiçekleri Terapisi, otomatik korkuların vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyaller filtreleyerek vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.Korkuya maruz kalan bireylerde bozulan elektromanyetik sinyallerin vücuttan atılmasıyla kişide rahatlama, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluk dikkat çekiyor.  Bach Çiçekleri Terapi ile ruhsal durum dengelendiğinden oluşan pozitif düşünce, bedensel rahatsızlıklarda da iyileşme görülmesinisağlar, kişinin motivasyonunu artırır. Pozitif düşüncelere sahip bireyler ruh, beden ve zihin üçleminde sağlıklı bir yaşam sürerler.

38 farklı Bach Çiçekleri Terapi kürlerinden; dehşet, büyük korku, panik atak ve histeri hali için Rock Rose (Kaya Gülü) kürünü; endişe, sebepsiz korkular ve açıklanamayan huzursuzluk hissi için Aspen (Tirek Kavak) kürünü tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı günler…





28 Temmuz 2016 Perşembe

Strese karşı acil yardım kürü: Bach Çiçekleri

Tartışmasız stres, modern yaşamın en önemli hastalıklarından biri. Aslında hormon salgılama durumu olan stres, vücudun dengesine bozarak uyumlu çalışmasına engel oluyor. Vücudun normalden daha fazla enerjiye ihtiyaç duymasını sağlayan stres, canlılarının hayatının ya da güvenliğinin tehdit altında olduğunu hissettiği anlarda salgıladığı bir hormonlardan ibaret.

İş tresi, sınav stresi, trafik ve günlük kaygılar gibi nedenlerle gibi sonsuza kadar devam ettirebileceğimiz liste, insanın kendisini devamlı olarak tehdit altında ve güvensiz hissetmesine sebep oluyor. Bu sebeple vücudumuzu sürekli kriz durumundaymış gibi çalıştırdığımız için uzun vadede bu durum bedenimize ve ruhumuza ciddi zararlar veriyor. Sindirim sisteminden, kalp damar hastalıklarına, kas problemlerinden cilt hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa neden olan stresten kurtulmanın doğal ve etkili yolu olarak Mora Terapi yardımınıza yetişiyor.

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada psikolojik sorunlar için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür. 38 farklı çiçek kürünün tanımlanmış 38 duygu durumu için kullanılan Bach Çiçekleri Terapisi; korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, gibi duygu ve düşünceleri gidermek için de kullanılıyor.

Dehşet, büyük korku, panik atak ve histeri hali için Rock Rose (Kaya Gülü) kürü. Endişe, sebepsiz korkular ve açıklanamayan huzursuzluk hissi için Aspen (Tirek Kavak) kürü. Umutsuz, çaresiz ve kötümserlik için Gorse (Karaçalı) kürü. İsteksizlik ve motivasyonsuzluk hali için Hornbeam (Gürgen) kürü. Zihinsel ve fiziksel yorgunluk, bitkin tükenmişlik hali için ise Olive (Zeytin) kürü olan Mora Bach Çiçekleri Terapisi stres ve benzeri duygu durumları için İlk Yardım Kürünü hastalarına sunuyor. Sıklıkla kullanılan Bach Çiçekleri kombinasyonu olan İlk Yardım Kürü, Bach Çiçekleri tedavisinde kullanılan 38 kürden 5’ini içeriyor. Dr. Bach tarafından bir çeşit acil durum karışımı olarak bir araya getirilen İlk Yardım Kürü, çok yönlü kriz kürü olarak da biliniyor.

Klasik tıp ile yarış halinde olmayan, aksine klasik tıbbın yöntemlerini kabul eden Bach Çiçekleri Terapisi İlk Yardım kürü; panik, şok, korku ve panik atak durumları gibi tüm acil durumlar için kullanılabilir. Avrupa’da hem sıvı hem krem şeklinde sunulan İlk Yardım Kürü, oral yolla (sıvı) alınabileceği gibi böcek ısırıkları, burkulma veya ezilme durumlarında haricen vücuda sürülmesi şeklinde de uygulanabiliyor.









9 Haziran 2016 Perşembe

Başarını sırrı doğada: Bach Çiçekleri

Sınav stresi; sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav esnasında etkili bir şekilde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı, endişe, korku gibi duyguların bir arada yaşanma durumudur. Ülkemizde sıklıkla değişen sınav sistemleri birçok öğrencinin taşıdığı bu sınav kaygısını daha da arttırıyor. Her yeni sınavla, kaygı yıllara yayılıyor ve öğrencilerin psikolojisinden derin izler bırakıyor. Her bireyin çeşitli nedenlerle yaşadığı bu kaygı durumları henüz gelişimleri devam eden çocuk ve gençlerde yaşanınca kolaylıkla başa çıkılamayan bir hal alabiliyor.

Öğrencilerin sınav streslerini gidermede ve duygusal problemlerinin tedavisinde kullanılan Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, çiçeklerinin güzel kokularının yanı sıra tedavi edici özelliklerini de kullanıyor. Tamamlayıcı tıbbın önde gelen uygulayıcılarından olan Mora Terapi, 38 farklı çiçeği kişilerin ruhsal ve duygusal özelliklerine göre seçerek korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, gibi duygu ve düşünceleri gidermek için de kullanıyor.

Homeopatik tedavi
Kimyasal ilaç olmayan Bach Çiçekleri kürleri, homeopatik kürlerdir. Yani bitkilerin kendi özlerinden elde elden kürler. Bitkilerin özlerinin defalarca süren işlemlerle ulaşıldıktan sonra bitkinin enerjisiyle tedavi etme yöntemidir. Bu nedenle Bach Çiçekleri Terapisi’nin herhangi bir ilaçla etkileşmesi mümkün değil ya da bir yan etki yaratması mümkün değildir.

Avrupa 100 yıldır kullanılan ve çiçek özlerinden oluşan Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin dilin altında çiçek özlerinin damlatılması yoluyla uygulanıyor. Çiçeklerin özleri defalarca sulandırılarak içinde herhangi bir yan etkiye yol açabilecek maddeler temizleniyor. Bach çiçekleri Terapisi, yan etkisiz ve doğadan gelen yöntemler ile sınav stresini ve öğrencilerin kaygılarını ortadan kaldırıyor. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, öğrencilerin bu zor dönemecinde sınav stresini ya da panik halini azaltarak, konsantrasyonu arttırıyor ve sınav başarısına katkıda bulunmaya yardımcı oluyor.Etkin ve başarılı bir sonuç için kişiye özel hangi Mora Terapi Bach Çiçekleri kürünün kullanılacağı konusunda Mora Terapi uzmanlarına danışabilirsiniz



29 Mayıs 2016 Pazar

Dikkatinizi Mora Terapi toplansın

Çevremizdeki algıladığımız tüm bilgiler beynimize 5 duyumuzla ulaşır. Bu bilgiler, beyine iletildikten sonra alt beyine aktarılır ve orada muhafaza edilir. Beynimize ulaşan her bilgi alt beyin de depolanmaz. Bazı kişiler ise gereksiz bilgileri elemekte güçlük çekerler. Bu kişilerin dikkati çabuk dağılır ve dikkat süreleri azdır. Dikkat dağınıklığı, odaklanamama endişe ya da depresyon zemin hazırlar ve bu sorunların açığa çıkmasını kolaylaştırır.

Dikkat dağınıklığı yetişkinlerde ve çocuklarda sıklıkla görülen bir durumdur. Dikkat dağınıklığı durumunda dalgınlık, dikkatsizlik ve unutkanlık birlikte görülür. Bazı durumlarda dikkat eksikliği tedavisi için uygulanan ilaç tedavisi, belirtileri kısa, orta ve uzun vadede kontrol altına almak için kullanılır. Çoğu kişilerde ise ilaç tedavisi içerdiği kimyasallardan dolayı tercih edilmemektedir. Dikkat dağınıklığı tedavisinde kullanılan ilaçlar çocuklarda uyku düzeninin bozulması, iştah ve kilo kaybı, baş ağrısı ve sinirliliğe; yetişkinlerde ise çarpıntı, uykusuzluk, baş dönmesi ve göz kararması yan etkilere yol açmaktadır.

Bach Çiçekleri etkisi

Çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan ünlü İngiliz doktoru Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özelliklerini kullanarak çeşitli duygu ve düşünce bozukluklarına çözüm sunuyor. Uzun yıllardır tüm Avrupa’da 100 yılır yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemi olan Bach Çiçekleri Terapisi, dikkat dağınıklığın tedavisinde de başarılı sonuçlar sağlamıştır. Tüm dünyada psikolojik sorunlar için kullanılan Homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kür olan Bach Çiçekleri Terapisi, 38 farklı çiçek kürüyle 38 duygu durumu tedavisinde başarılı sonuçlar elde ediyor.Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi, vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor. Kişi de dikkat dağınıklığını da yol açan nedenleri ortadan kaldırdığı için sınav stresinin azalmasına ve sınavlara daha iyi odaklanılmasını sağlıyor.

Bach Çiçekleri Terapisi, elektromanyetik frekanslardaki dengelenmeyle kişide pozitif değişim sağlıyor. Mora Terapi cihazlarıyla yapılan frekans filtreleme ve düzeltme terapilerinde kişi ağrı, acı gibi herhangi bir fiziksel etki hissetmiyor. Herhangi bir yan etkisi olmayan ve Avrupa’da 100 yılıdır yaygın olarak kullanılan Homeopatik ilaç tedavisi olan Bach Çiçekleri Terapisi, çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansların Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.