birey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
birey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2022 Pazartesi

SAĞLIKLI DUYGULAR NELERDİR?



 Hayatımız boyunca çeşitli şekillerde gelişen, var olan ve eylemlerimize, düşüncelerimize göre şekillenerek değişen duygularımız vardır.

Temel olarak yaşadığımız korku, sevinç, üzüntü, öfke, güven, kaygı, şaşkınlık gibi duygular kişinin tamamen zihninde ve bilinçaltında var olurlar ve tetikleyici bir durum ile ortaya çıkarlar.

Duygular doğuştan gelmez ve kontrol edilemezler. Her duygu tecrübe edilerek öğrenilir.

Duyguların kontrolü tamamen akıldadır diyemeyiz. Kişi zamanla duygularının farkına vararak onları kodlayıp isimlendirir. Ve duygularımız sağlıklı ve sağlıksız olarak da ayrılır.


Sevgi/Neşe/Mutluluk

Mutluluk önce sevmek ile başlar. Bir insanı sevmek, bir hayvanı, bir olayı, bir durumu; canlı cansız herhangi bir şeyi sevebilmek bizlerin en önemli özelliklerindendir. Sevgi beraberinde mutluluğu ve sevinci de getirir. Neşe ve mutluluk hem bireyin kendisine hem de çevresine iyi hissettiren özel ve sağlıklı bir duygudur.


Güvenmek

Güven duygusu sevgi, dostluk ve öfke gibi diğer duygularla da doğrudan temas halinde olan bir duygudur. Birine güvenmek de birinin güvenine sahip olmak da kişinin kendini daha konforlu bir ortamda ve daha güvende hissetmesini sağlar. Güven duygusu beraberinde başka olumlu duyguları da getiren sağlıklı bir duygudur.


Mücadele

Her insan dünyaya geldiği andan itibaren önce bağımlı daha sonra da bağımsız olarak bir amaç, hedef için mücadele eder. Mücadele gücü herkesin sahip olması gereken bir erdemdir ve hayatta kalmak için de gerekli olan sağlıklı duygulardan biridir.


İrade

İrade de yine sağlıklı duygulardan biridir. İrade; kişinin nefsine hakim olmasında, hedeflerine ulaşmasında olmazsa olmaz bir özelliktir. Mücadelenin hem sebebi hem de sonucu konumunda olan irade; kararlılığın da temelinde bulunan bir duygudur. Sonucunda mutlak başarı ve mutluluğa götürür.


Sağlıklı duygular her zaman olumlu duygular olmayabilir. Duruma ve gerekliliğe göre üzgün hissetmek de sağlıklı bir duygu olabilmektedir.

Bunu şu şekilde de tanımlamak mümkündür: Yaşanması gereken duygular eğer o süreçte bastırılırsa bu defa kesinlikle sağlıksız bir duygu olarak ilerleyen zamanlarda ortaya çıkması olasıdır. Eğer yaşanması gerektiğinde bastırılmayarak akışa uygun şekilde yaşanırsa olumsuz sağlıklı duygular da geçici olacaktır.

Sağlıklı/olumlu duygular, sağlıksız duygulara göre bireyi daha çok akıcı düşünmeye yönlendirir ve doğru eylemin sonucunda ortaya çıkar. Sağlıklı duygular yararlı ve akılcı sonuçlar da doğururlar. Tabi ki sağlıklı duyguların gelişebilmesi ve yaşanması için uygun koşulların sağlanması da gereklidir. Bu koşulların oluşması yaşadığımız çevreye, aile ve arkadaş ortamımıza doğrudan bağlı olmakla birlikte, kendimizi olumlamamız ve duygusal olarak yönlendirmemiz de önemlidir.


DUYGU DURUM BOZUKLUKLARININ TEDAVİSİNDE MORA BACH ÇİÇEKLERİ TERAPİSİ

  Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.


28 Haziran 2019 Cuma

Ülkemizde ve Dünyada Dijital Sağlık

Dijital sağlık hastaların tanı ve tedavisinde, hasta olmayan bireylerin sağlık ve risk durumlarını takip etmede, sağlık sistemi çalışanlarının eğitiminde ve toplum sağlığını denetlemede ve iyileştirilmesinde bilişim ve iletişim teknolojilerinin kullanılması olarak tanımlayabiliriz. Teknolojinin ilerlemesi ve toplumun her kesimi tarafından kolay erişilebilir hale gelmesi sayesinde dijital sağlık hastaların ve sağlık çalışanlarının günlük hayatındaki önemi gün geçtikçe artıyor.

Global Futures Enstitüsü’ne göre 21. yüzyılın yeni sağlık trendleri arasında, medikal kuruluşların önemli bilgileri hastalarıyla doğrudan paylaşacağı ağ sistemlerinin oluşturulması ön plana çıkıyor. Aynı zamanda hastaların bilgilerinin araştırmalar için paylaşılabilir olması da ihtiyaç duyulan kriterler arasında. Ancak bilgi paylaşımının ne kadar etik olacağı konusundaki tartışmalar kolay kolay dineceğe benzemiyor. 

 İnsanlar sağlıkları bozulduğunda çoğu zaman ilk iş olarak bir doktora başvururlar. Fakat çoğu zaman da doktora başvurmakla beraber, daha önce aynı hastalığı geçirmiş olan diğer hastalarla da bilgi alışverişi yapmak ister. İnternet özellikle sosyal medya platformları hastaların bu ihtiyacını olabilecek en pratik bir şekilde gerçekleştirmiş hatta sağlık sektörü içinde bulunan herkese farklı yararlar sağlayabilmişler. 
 İnternetin yaygınlaşması ise sağlık kuruluşlarının fiziksel olarak ulaşamadığı bölgelere en azından bilgi aktarımı yapmalarını kolaylaştırıyor. Cep telefonları ve internet bağlantısı, dünyanın en ücra köşelerinde yardıma ihtiyaç duyanlar için her geçen gün daha fazla bilgi iletmeye devam ediyor. Günümüzün en önemli sağlık trendlerinden biri ise standart prosedürleri yerine getiren robot doktorlar. Bu konudaki uygulamalar ve medikal operasyonlardaki yapay zekâ kullanımı her geçen gün hızla artıyor. Yapay zekânın kullanımı, akıllı ilaçlar ya da ileri izleme teknolojileri ile daha kontrollü tedavileri de mümkün kılıyor.

Hâl böyle olunca bilgi ve iletişim teknolojileri, değişen toplumsal ihtiyaçlara yönelik “dijital dönüşüm” kavramını yaratıyor. Türkiye’deki birçok sektörün gündeminde yer alan dijital dönüşüm, özellikle sağlık sektöründe öne çıkıyor. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler; sağlık hizmet standartlarının yükselmesini ve sağlık sistemindeki verimliliği büyük oranda etkiliyor.

2017 ve 2018 yıllarında dijitalleşmede gösterdikleri gelişmelerle HIMSS (healthcare information and management systems society) EMRAM derecelendirmelerinde sonucunda 6 ve 7 seviyelerine ulaşan hastanelere ödülleri verildi. ABD ve Avrupa’dan gelen HIMSS yetkilileri tarafından yapılan değerlendirme sonucu ülkemiz, 164 hastane ile Avrupa’nın en başarılı ülkesi oldu. Almanya, İspanya ve İtalya’da toplam 16 adet 6. seviye hastane bulunurken, Türkiye 163 adet 6. seviye ve 1 adet 7. seviye hastane ile Avrupa toplamının önüne geçti.

Umarız bu güzel başarıyı hep sürdürürüz. Herkese sağlıklı hafta sonları!