mora terapi ağrı tedavisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mora terapi ağrı tedavisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2022 Pazar

LAKTOZ İNTOLERANSI NEDİR?

 


LAKTOZ İNTOLERANSI NEDİR?

Laktoz; özellikle süt ve süt ürünlerinde bulunan ve sütün temel karbonhidratı olan disakkarit (glikoz ve galaktoz) yani süt şekeridir. Laktoz intoleransı da kişinin laktozu sindirememesi sonucu ortaya çıkan rahatsızlıktır. Laktozun vücutta tolere edilememesi durumu şöyle gerçekleşir: Laktoz ince bağırsaktan geçerken laktaz enzimi sayesinde galaktoz (süt şekeri) ve glikoz olarak iki yapı taşına ayrılır ve laktaz enzimi laktozu parçalayamadığında ise laktoz duyarlılığı ve beraberinde laktoz intoleransı meydana gelebilmektedir. Laktoz parçalanamadan kalın bağırsağa geçerek çeşitli rahatsızlık belirtisi gösterir.

Laktoz yani süt şekeri anne sütünde de bulunur. Yalnızca süt değil çeşitli süt ürünleri de laktoz intoleransına sebebiyet verebilmektedir. Laktoz intoleransı bebeklikten yetişkinliğe kadar her dönemde yaşanabilmektedir. Belirtiler ve intolerans şiddeti farklılık gösterebilmektedir. Laktoz intoleransının başlıca belirtileri şunlardır:

  • Şişkinlik
  • Karın ağrısı ve/veya krampları
  • Gaz
  • Bulantı ve kusma
  • İshal

Bu belirtilerin biri veya daha fazlası yaşanıyorsa doktora başvurulması gerekmektedir. Laktoz intoleransının kesin ve kalıcı bir tedavisi olmamakla birlikte hastalar daima laktoz diyeti yapmak zorundadırlar. İçerisinde laktoz bulunduran gıdalar ise şunlardır:

  • Süt, kefir 
  • Peynir 
  • Yoğurt, ayran
  • Krema 
  • Tereyağı, kaymak
  • Dondurma

Laktoz başlıca süt ve süt ürünlerinde bulunur fakat içerisinde laktoz bulunan başka gıdalar da vardır.

Çikolata, kek, bisküvi, kraker gibi ürünlerde de laktoz bulunabilmektedir. Hazır/işlenmiş gıdaların tüketimine dikkat edilmeli ve paket içeriği kontrol edilmelidir.

Ekmek, gözleme ve benzer unlu mamullerin ve tahılların da laktoz içermesi olasıdır. Bu sebeple tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Laktoz intoleransı olan bir kişinin süt ve süt ürünleri ve başka ürünlerde laktoz olup olmadığını deneyerek tespit etmeye çalışması yanlış bir yöntemdir. Paketli her gıdanın içeriğinin kontrol edilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Bilindiği üzere süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengin besinlerdir. Laktoz intoleransı olan kişiler; laktoz ve süt içermeyen fakat kalsiyum zenginliği olan gıdalar tüketerek, yaşanabilecek kalsiyum eksikliğini önleyebilirler. Laktoz ve süt içermeyen kalsiyum zengini gıdalar şunlardır:

  • Sardalya Balığı
  • Badem, badem sütü
  • Keten tohumu 
  • Ispanak 
  • Marul
  • Çiğ brokoli
  • Çiğ semizotu
  • Çiğ barbunya
  • Portakal 

LAKTOZ İNTOLERANSI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Laktoz intoleransı bulunduğunu anlayan bir kişi doktora başvurmalıdır. Laktoz intoleransı teşhisi önce doktorun muayenesi ve sorularıyla başlar. Laktoz intoleransı genetik de olabildiğinden, doktor ailede başka bir kişide bu durumun olup olmadığını öğrenmek isteyebilmektedir. Daha sonra kişiye laktoz intoleransı testi uygulanmaktadır. 

Laktoz intoleransı testi yapılacak kişi 8 saat hiçbir şey yememiş ve içmemiş olmalıdır. Bu testin amacı laktozun sindirim sistemi tarafından nasıl emildiğini kontrol etmektir ve sonucunda laktoz intoleransı tespit edilebilmektedir. Test yapılacak kişiye laktoz içeren bir sıvı içirilip sonrasında kan testi yapılır, test sonucunda kan şekeri yükselmiyorsa bu sonuç laktoz intoleransına işaret eder.

Bir diğer test ise hidrojen solunum testidir. Bu testin uygulanacağı kişiye  laktoz içeren bir sıvı verilir. Daha sonra nefes yoluyla hidrojen miktarına bakılır. Hidrojen eğer artıyorsa laktoz sindiriminde bir problem olduğu anlaşılır. Bunun sebebi sindirilemeyen laktozun kalın bağırsakta fermente olup kana karışarak, akciğere gaz olarak iletilmesi ve bu yolla dışarı atılmasıdır.

Bebeklerde ve küçük çocuklarda laktoz intoleransı olup olmadığını anlamak için dışkı asit testi uygulanır. Laktozu sindiremeyenlerin dışkısında laktik asit ve glikoz bulunur. Laktoz intoleransının tespiti için bu test uygulanır.

LAKTOZ İNTOLERANSI TEDAVİSİ NASILDIR?

Laktoz intoleransı olan kişilerin herhangi bir rahatsızlık yaşamadan hayatını devam ettirebilmesi için, yediği ve içtiği her şeye dikkat etmesi ve laktoz tüketiminden kaçınması gerekmektedir. Aslında tedavi için en basit ve kalıcı çözüm yolu budur. Fakat kişilerin günlük hayatında yeme içme konusunda sürekli dikkatli davranması gerekliliği onları zamanla yorabilmekle beraber dikkatin de azalmasına sebep olabilir. Kişinin laktoz intoleransına bağlı bir rahatsızlık yaşamaması için yeme içme konusundaki dikkatini ve istikrarını sürdürmesi gerekmektedir. Bazı hastalara bağırsak florasını düzenlemeye yardımcı probiyotik ve prebiyotik verilebilmektedir. İlaç takviyesinde ise dikkate değer bir husus vardır. Bazı ilaçların dolaylı olarak laktoz ile işlendiği bilinmektedir. 

12 Aralık 2018 Çarşamba

BESİN ALERJİSİ VE BESİN İNTOLERANSI


Besin alerjisi ve besin intoleransları toplumumuzda kavramsal açıdan birbirleriyle çok sık karıştırılmaktadır. Herhangi bir besinin tüketiminden sonra sindirim sisteminde meydana gelen şikayetlerin genellikle besin alerjisi nedenli olduğu düşünülmektedir. Oysa bu klinik bulguların birçoğu alerjik reaksiyonlardan ziyade besinlere bağlı intolerans sonucu ortaya çıkmaktadır.

Besin alerjisi ya da intoleransı sonucu gelişen klinik bulgular benzerlik gösterdiği için bu karışıklığın yaşanması normaldir. Ancak her iki durumun gelişim mekanizmaları farklıdır. Bu yüzden doğru tedavi için doğru tanının konulması çok önemlidir.


Besin alerjisi bağışıklık sistemimizin besin proteinlerine karşı verdiği anormal yanıt sonucu meydana gelmektedir. Besinlere karşı oluşan bağışıklık sistemi elemanları, besin alerjisinin gelişmesinde rol oynamaktadır. Besin alerjisinde klinik bulgular besin alımından çok kısa süre sonra ortaya çıkmaktadır. Ciltte kızarıklık, kaşıntı ve ödem plakları (ürtiker), dudaklarda ve göz çevresinde şişlik, karın ağrısı, kusma, nefes darlığı, öksürük, boğazda tıkanıklık hissi, dilde şişme, göğüs ağrısı, çarpıntı ve tansiyon düşüklüğü besin alerjisine bağlı bulgulardır. Tüm vücudu etkileyen anaflaksi ise en ağır besin alerjisi reaksiyonudur. En sık karşılaşılan alerjik besinlere buğday, soya ürünleri, yumurta, süt, çilek, badem ve ceviz örnek olarak verilebilmektedir.

Besin intoleransı, tüketilen bir gıdanın içinde yer alan bir maddeye karşı sindirim sisteminin verdiği tepki olarak tanımlanabilmektedir. Besin intoleransının gelişiminde vücudun bağışıklık sisteminin rolü yoktur. Besin alerji ile aralarındaki en önemli farkı da budur. Besin intoleransının nedeni, enzim eksikliği ya da gıdanın içindeki maddenin vücut tarafından sindirilememesidir. Besindeki bir madde kişinin sindirim sistemi tarafından doğru bir biçimde sindirilemez veya parçalanamaz ise bu durum sindirim sistemini tahriş edebilir ve hasarlara yol açabilir. Örneğin laktoz intoleransı, sütte yer alan laktoz karbonhidratının sindirilmesini sağlayan laktaz enzimi eksikliği sonucu oluşur. 

Vücudun besinlere karşı gösterdiği reaksiyonlarının büyük çoğunluğunu besin intoleransları oluşturmaktadır.  Belirtilerine bulantı, kusma, karın ağrısı, mide de şişkinlik hissi, gaz, karında kramp tarzı ağrılar, yemek borusunda yanma hissi, ishal, baş ağrısı, huzursuzluk ve sinirlilik hali örnek olarak verilebilmektedir. Bu belirtiler besin alerjileri gibi çok kısa sürede açığa çıkmak zorunda değildir. Aynı zamanda besin intoleransında açığa çıkan belirtiler alerjilerdekiler kadar ölümcül değildir. Ancak besin intolenaslarının mutlaka kontrol altında tutulması gerekmektedir.

Besin intoleransı tanısında öncelikle sorumlu besinlerin belirlenmesi gerekmektedir. Sorumlu besinin bulunması sürecinde hastadan geriye dönük besin günlüğü tutması önemlidir. Eliminasyon diyetleri de tanı konusunda yardımcıdır. Sorumlu olabilecek besinler açısından alerjik reaksiyon olasılığı olanlar öncelikle beslenme planından çıkarılmalıdır. Eliminasyon diyetinde problemli besinlerin saptanması için kuşku duyulan besinler tümüyle diyetten çıkarılır ve daha sonra bu besinler teker teker tekrar diyete eklenir. Belirtiler incelenerek hangi besinlerin gıda intoleransına neden olduğu anlaşılabilmektedir.

Mora Terapi yöntemi ile madde frekanslarının vücuda verilerek kişinin ellerindeki birkaç nokta üzerindeki cilt direncinde oluşan ufak oynamalar izlenerek besinlerin test edilmesi mümkündür. Alerjenler ya da gıdaların frekansı vücuda verildiğinde cildin üzerindeki elektriksel aktivite değişir ve bu değişim maddenin vücut için toksik, alerjik veya intolerans olduğu bilgisini vermektedir.

Test cihazda kayıtlı olan gıda intoleransları, ağır metaller, tarım ilaçları, çevresel toksinler ya da gıda katkı maddeleri üzerinden yapılabilmektedir. Aynı zamanda kişinin rahatsızlık duyduğunu düşündüğü maddeler üzerinden de test yapmak mümkündür. Sonrasında çıkan sonuçlar doğrultusunda uygun terapiler seçilerek ilerlenir. Öncelikle genel frekans temizliği ve genel vücut detoksu ile vücut birikmiş tüm kötü etkenlerden arındırılır. Sonrasında verilecek olan eliminasyon diyetleri ile kişinin verdiği reaksiyonlar en aza indirilebilir hatta yok edilebilmektedir. 


28 Aralık 2016 Çarşamba

Tüm ağrılar için tek çözüm: Mora Terapi


İş yaşamı, stres, duruş bozuklukları ve günlük rutinlerin telaşı hem bedensel hem de stresten kaynaklı ağrılara yol açıyor. Her bireyin en az bir kez tecrübe ettiği ağrı, vücudun herhangi bir yerinde organizmayı dış ve iç zararlara karşı uyarmak için süregelen şiddetli acıdır. Ağrı bireye sadece hissedildiği yerde rahatsızlık vermez, solunum ve dolaşım sistemlerinde meydana getirdiği değişikliklerle şiddetli ruhsal tepkilere de neden olur. Bu sebeple basit bir duyu değişikliği olarak ele alınmaması gereken ağrı, kişilerde aynı yoğunlukta ortaya çıksa da bireyin kişilik yapısı, fiziksel gücü ve ağrı deneyimleri göz önünde bulundurularak şikayetler değerlendirilmelidir.
Uzmanlar, vücutta meydana gelen ağrıların nedeninin fiziksel nedenlere bağlı olabileceği gibi duygusal da olabileceğini belirtiyor. Romatizma ve duruş bozukluklarından kaynaklı ağrıları fiziksel ağrılar olarak sınıflandırabileceğimiz gibi fibromiyalji ve migren ağrılarını da duygusal kaynaklı olarak sınıflandırabiliriz.
Vücuttaki tüm ağrılara karşı normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirme amacı taşıyan Mora Terapi, ağrıya bir neden değil sonuç olarak yaklaşır. Vücutta herhangi bir yan etkiye yol açmayan Mora Terapi; seanslarında kişinin ağrı şikayetini bir bütün olarak ele alır ve ağrıya neden olan durumun keşfedilmesi için çalışmalar yapar. Genel olarak ağrı tedavilerinde vücut sistemini düzenleyen bioritim tedavileri ve enerji blokajlarını ortadan kaldıran renk terapileri her zaman diğer Mora Terapi ağrı programları ile birlikte kullanılıyor.
Duruş bozuklukları
Yanlış duruş ve oturuştan kaynaklı ağrılar genellikle sırt, bel, boyun ve omurilik ağrısı olarak karşımıza çıkmakta. Yanlış ve ağır çanta taşıma, beden gücü gerektiren işler fiziksel kaynaklı ağrıların kronikleşmesine yol açıyor. Kişinin deforme olmuş hücreleri ve kasları Mora Terapi seanslarıyla teşhis ediliyor ve uygun seanslarla sağlık ve güçlü haline geri dönüyor.
Fibromiyalji
Sürekli ve gezici ağrılar şeklinde kendini gösteren fibromiyalji ağrılarının öncül nedeni stres… Vücutta kas olan her yerde görülen fibromiyalji ağrıları en çok boyun, omuz, göğüs ve sırt bölgelerinde ortaya çıkıyor. Soğuk havalarda gerilen kaslarla tetiklenen fibromiyalji ağrıları kişilere zor anlar yaşatarak günlük hayatına devam edemeyecek noktaya getirebiliyor.
Mora Terapi fibromiyalji tedavisinde klasik ağrı seanslarına ek olarak Bach Çiçekleri ve Renk Terapileri de kullanılır. Fibromiyalji tedavisinde stres ve duygu durumu bozukluklarında kullanılan Bach Çiçekleri tedavisi tercih ediliyor. Bach Çiçekleri’nin kullanılmasıyla Mora Terapi’nin mottosu olan “Şikayeti değil şikayete neden olan durum ortadan kaldırmak” amacı gerçekleşiyor. Fibromiyalji tedavilerinde tüm vücudun frekans bilgileri filtreleniyor ve sağlıksız frekanslar ayrıldıktan sonra sağlıklı frekansların bilgisi artırılıyor.
Migren
Başın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir ağrı olan migren ise, mide bulantısı, kusma, terleme, yorgunluk gibi şikayetleri de beraberinde getirir. Migren ağrısı sona erse bile kişide ışığa ve sese hassasiyet, yorgunluk ve dikkat kaybı şikayetleri bir süre daha devam eder.
Ağrılar üzerindeki iyileştirici özelliğinin pek çok vakada başarılı şekilde ortaya koyan Mora Terapi’nin migren ağrılarındaki başarısı ise nöral uyarılabilirlik ve nörovasküler sistem üzerinde düzenleyici etkisinden kaynaklıdır.
Romatizmal ağrılar
Nedenleri tam olarak tespit edilememiş olan romatizmal hastalıkların yol açtığı ağrılar ise şiddetli eklem ağrılarına neden olur. Mora Terapi’de en çok kullanılan tedavi yöntemlerinden biri olan ağrı tedavisi hem romatizmal hastalıklar için hem de akut yani hastalık veya hastalıkların belirtisi veya sonucu olan ağrıları ortadan kaldırmak için kullanılıyor.
Vücutta herhangi bir yan etkiye yol açmayan Mora Terapi seanslarından kişinin ağrı şikayeti bir bütün olarak ele alınır ve ağrıya neden olan durumun keşfedilmesi için çalışmalar yapılır. Ağrıya neden olan durumun keşfedilmesi ve uygun tedavinin uygulanmasının ardından vücuttaki iletişim sağlayan hücreler sağlıklı haline geri döner.

10 Nisan 2016 Pazar

Romatizmal ağrılara çözüm: Mora Terapi


Çalışma hayatı, stres, günlük koşturmaca derken bel, boyun, baş ağrıları listenin başlarına yazabiliriz. Bir de bunlar romatizmal hastalıklardan kaynaklı ağrılar eklenince işin içinden çıkılmaz bir durum bizi bekliyor. Romatizma vücudumuzun hareketini sağlayan kas ve iskelet sistemimizde şişlik, ağrı, hareket sınırlamasına yol açarak, iç organlarımızda çeşitli rahatsızlıklara neden oluyor. Rutubetli ve soğuk yerlerde görülme ihtimali artan romatizma sıcak ve nemli hava da kişiye ağrı ve rahatsızlık veriyor. 200’den fazla çeşidi olan romatizma, eklemlerde, kaslarda ve dokularda şişliklere, kızarıklığa, hareket kısıtlanmasına ve deformasyonlara yol açıyor. Romatizmal hastalıkların nedeni tam olarak tespit edilememiş olsa da mikropların neden olduğu romatizmal hastalıklar gut hastalığı ve akut eklem romatizmasıdır. Psikolojik nedenler ve travmalarda romatizmal hastalıkların ortaya çıkmasında etkili oluyor.

Mora Terapi’de en çok kullanılan tedavi yöntemlerinden biri olan ağrı tedavisi hem romatizmal hastalıklar için hem de akut yani hastalık veya hastalıkların belirtisi veya sonucu olan ağrıları ortadan kaldırmak için kullanılıyor. Vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi ağrıya bir neden değil de sonuç olarak yaklaşarak, ağrıya neden olan sorunu ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atıyor. Mora Terapi’de en çok kullanılan tedavi yöntemlerinden biri olan ağrı tedavisi iki yolla gerçekleşiyor. İlk yöntem hastalıklı veya ağrılı bölgedeki patolojik frekansları yok ederek sağlıklı fizyolojik frekansları daha da güçlendirip tekrar ilgili bölgeye vermek. İkinci yöntem ise enflamasyonlu yani iltihaplı bölgedeki lenfatik drenajı artırıp detoksifikasyonu artırmak ve böylece iltihaplı bölgesindeki asidozu azaltıp normal fizyolojik sürece zemin hazırlamak.

Her yaş grubuna uygulanabilen Mora Terapi ağrı tedavisi genellikle ilköğretim çağından itibaren uygulamak tercih ediliyor. Mora Terapi ağrı tedavisinde tedavi boyunca detoks kurallarına uyum önemli. Mora Terapi ağrı tedavisi çoğunlukla Mora Terapi Renk Terapisi ile destekleniyor.



9 Mart 2016 Çarşamba

Vücuttan alınan frekanslarla tedavi: Mora Terapi

Yaptığımız meslek, stres ve daha birçok neden kronik ağrıları günlük rutinlerimizin arasına ekledi. Söz konusu bu ağrılardan kurtulmak için ya ağrıyı sadece baskılayan, sebebini ortadan kaldırmayan ağrı kesici ilaçları içiyoruz ya da çaresizce ağrının esiri oluyoruz. Oysa insan vücudunun işleyişiyle tüm sorunların kaynağı inip onlardan kurtulmak mümkün.
Temeli vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi ağrıya bir neden değil de sonuç olarak yaklaşarak, ağrıya neden olan sorunu ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atıyor. Vücut dışından alınan maddeler ya da elektronik ortamdan gönderilen frekanslarla değil de vücuttan alınan frekanslarla tedavi sürecini tamamlayan Mora Terapi ağrı terapisi, kas iskelet sistemi ağrıları, osteoporoz ağrıları, romatizma ağrıları, sırt, bel ve boyun ağrıları, yaşlılığa bağlı ağrılar, geçirilmiş ameliyatlara bağlı ağrılar ve fibromiyaljiler gibi ağrılarda kullanılıyor.

Tamamlayıcı tıp yöntemi olan Mora Terapi, kanser veya benzeri ağır sağlık sorunlarında bünyenin desteklenmesi ve vücudun kendinin iyileştirme potansiyelinin harekete geçmesini sağlamak amacıyla da kullanılmaktadır. Mora Terapi ağrı tedavisi, vücudun kendi salınımlarını kullanarak, ağrı tedavisinden ruhsal problemlere kadar geniş bir zeminde sağlık sorunlarına çözüm üretmektedir. İnsan vücudundan geçtiği varsayılan dikey çizgilerin yani meridyenlerin aynı doğrultudaki organlar ile bağlantısı olduğu ve bu bağlantılara ulaşarak tedavi etme yöntemi olan meridyen tedavisini de terapiler esnasında kullanan Mora Terapi, vücuttaki enerji dolaşımının hareketlendirilmesi, özellikle problemli alandaki enerjetik blokajların açılabilmesi ya da meridyendeki enerji akışının uyarılabilmesini amaç edinmektedir.