duygu durum bozukluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duygu durum bozukluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2023 Pazartesi

(TSSB) NASIL TEDAVİ EDİLİR?





TSSB yani Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Hayatımız boyunca hepimizin çeşitli zorluk, stres, kaygı, üzüntü ve travmatik olaylar yaşamamız olasıdır.

Aniden gerçekleşen, psikolojik ve fiziksel olarak hazırlıksız olduğumuz her durum ve olay bizde bir çöküşe ve zamanla travmatik bir ruh hali ve semptomlara sebep olabilmektedir.

Aniden gerçekleşen maddi ve manevi kayıplar, yaşanan doğal afetler ve bunların doğurduğu sonuçlar, sözlü ve fiziksel tacizler vb. durumlar kişide travma yaratmaya sebep olabilecek durumlardır.

Travma yaşandıktan sonra kişide çeşitli belirtiler görülmekte ve etkisinden çıkmak güç olabilmektedir.

Travma sonrası en çok yaşanan ve kişinin yaşamını her yönden olumsuz etkileyen bir duygu durumu da strestir.

Travma sonrası gelişen stres bozukluğu belirtileri şunlardır:

• Yaşanılan olay veya durumu sık sık hatırlama ve yeniden yaşama hissi

• Uykusuzluk

• Kabuslar görme

• İrkilme ve korku

• Çarpıntı, titreme

• Travma tekrarlanacak hissiyle diken üstünde olma

• Çevreye ve topluma yabancılaşma

• Hızlı araba sürme

• Çabuk sinirlenme

• Geleceği tasarlayamama/plan yapamama

• Odaklanmada yaşanan zorluk


Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Travma sonrası stres bozukluğu yaşanması için travmatik bir olaya maruz kalınması gerekmektedir. Birebir olarak travma yaşayan ve travmaya ikincil olarak şahit olan herhangi birinin travma sonrası stres bozukluğu yaşaması olasıdır.

Yaşanılan travmatik olay sonrasında kişide çeşitli psikolojik ve ruhsal sorunlar baş gösteriyor ve kişinin hayatını olumsuz etkiliyorsa bu durum travma sonrası stres bozukluğu yaşandığının bir göstergesidir.

Bu ruhsal ve psikolojik bozulmanın ne kadar süre devam ettiği de teşhis için önemli bir noktadır. Travma sonrası sürekli devam eden belirtiler ve anormal ruh hali travma sonrası stres bozukluğu yaşandığının belirtisidir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Travma yaşayan herkeste travma sonrası stres bozukluğu görülmediği gibi çoğunlukta görülmektedir.

Travma sonrası stres bozukluğu tedavi şekli ise daha çok psikoterapik yöntemdir.

TSSB yaşayan kişideki semptom ve uyaranın sıklığına ve şiddetine bağlı olarak uygulanacak tedavi yöntemi de uzman tarafından belirlenecektir.

TSSB tedavisinde hem ilaçlı tedavi hem de psikolojik tedavi etkili olabilmektedir.

Depresif ruh hali ve travma sonrası diğer belirtiler görülmesi sonucunda sakinleştirici, anti-depresan özelliği olan ilaçlar tedavide kullanılmaktadır.

Bir diğer tedavi yöntemi ise psikoterapidir. Travma yaşanan anı ve kişinin hafızasında bıraktığı etkiyi ve izleri mümkün olduğunca konuşarak ve sağlıksız duyguları sağlıklı hale getirmeye çalışarak uygulanan tedavi yöntemidir.


Mora Terapi ile Kaygı ve Strese Çözüm!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir. 

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.



21 Kasım 2022 Pazartesi

TÜKENMİŞLİK SENDROMUNA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?



Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik sendromu son birkaç yılda duymaya aşina olduğumuz bir duygu durumu olarak karşımıza çıkmaktadır. Tükenmişlik sendromu tıbbi bir tanı olarak kabul edilmediği için, bir hastalık olarak tanımlamak da doğru değildir. Tükenmişlik sendromu için daha doğru olan tanım; uzmanlar tarafından kabul edildiği şekliyle, yoğun şekilde yaşanan stres durumudur diyebiliriz. Tükenmişlik sendromu, tedavi edilmediği sürece önemi artacak olan ve kişiye daha da fazla zarar verecek olan psikolojik bir sorundur. Kişinin hayatını doğrudan olumsuz etkileyen ve giderek yaygınlığı artan tükenmişlik sendromu nedir ve nasıl bir duygu durumudur açıklayalım:

Tükenmişlik sendromu; bireyin kendini mutsuz, yalnız, enerjisiz ve yetersiz hissetmesiyle birlikte hayatından keyif alamaması ve mutsuz olması sonucunu doğuran bir duygu durumudur. Ve tükenmişlik sendromu zaman içerisinde kendiliğinden geçemeyen bir duygu durumu olmadığı için, tedavi edilmezse etkileri artarak devam eder. Bu etkiler kişinin sağlığını doğrudan etkileyen depresyon, kalp hastalığı, diyabet gibi ciddi fiziksel ve psikolojik hastalıklardır.

Tükenmişlik sendromunun ortaya çıkmasının baş nedeninin stres, özellikle de iş stresi olduğunu söylemek mümkündür. Bununla birlikte tükenmişlik sendromu işsiz insanlarda, ev hanımlarında, emeklilerde, öğrencilerde kısacası tüm insanlarda görülebilme olasılığı olan bir duygu durum bozukluğudur. İş hayatının yoğun, zor, stresli olması kişiyi mutsuzluğa sürükleyecek önemli bir etkendir. İş hayatında duyulan mutsuzluk kişinin genel hayatına sirayet etmeyebilirken, kişiyi depresyona sürükleyecek tek bir neden bütün hayatını olumsuz etkileyebilmektedir.

Aynı şekilde hayatının çeşitli dönem ve durumlarında stresten kaçınmayan tüm insanlar, stresini yönetemediğinde ve uzman bir destek almadığında tükenmişlik sendromuna yakalanma ihtimaline sahiptirler.

Depresyon yaşayan birinin tükenmişlik sendromu da yaşama ihtimali yüksek olmakla birlikte, depresyon bir tetikleyici durumunda da olabilmektedir.

Tükenmişlik sendromunun daha çok iş hayatında problem yaşayan ve stresli insanlarda baş gösterebileceğini belirtmiştik. İş/çalışma hayatındaki sorunları biraz daha açacak olursak; mesleki deformasyon, iş yoğunluğu, baskı ortamı ve çeşitli müdahalelere maruz kalabilecek pozisyondaki kişilerde tükenmişlik sendromu görülme olasılığı yüksektir.


Tükenmişlik Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

• Tükenmişlik sendromuna yakalanmış bireylerde en çok etkili olan özellik bitkinlik, yorgunluk ve bıkmışlık hissidir.

• Tükenmişlik sendromu yaşayan bireylerin bunalma hissi ile birlikte içine kapanma, kalabalıktan, sosyalleşmekten kaçınma da görülmektedir. Sosyallikten kaçınmakla birlikte, aile üyeleri, arkadaşları ve çevresindeki diğer kişilerle iletişimini koparan bireyler; bu kişilere olan güven duygusunu da kaybetmeye meyilli olabilmektedirler.

• Tükenmişlik sendromuna yakalanan bireylerde sorumluluklarının ve kendisine gelen taleplerin onu daha çok kaçışa sevk etmesi üzerine, bu kişilerde yalnız kalma ve örneğin bir anda tek başına tatile çıkma gibi uzaklaşma çabaları görülmektedir.

• Tükenmişlik sendromuna yakalanan kişilerde, genel olarak mutsuz ve bitkin ruh halinin etkisi ve kaçış yöntemi olarak duygusal yeme, sigara-alkol-madde gibi bağımlılıklara yönelme görülmesi de olasıdır.


Tükenmişlik Sendromuna Yakalanmamak İçin Neler Yapılabilir?

• Öncelikli olarak tükenmişlik sendromu doğrudan strese dayanan bir sorun olduğu için, günlük yaşantımızda stresten olabildiğince uzak kalmak çok faydalı olacaktır. Eğer stres kaçınılmaz ise de bununla ilgili özel bir destek alınması durumunda stresin tükenmişlik sendromuna evrilmesi önlenebilecektir.

• Tükenmişlik sendromu ve daha farklı pek çok psikolojik sorunun başta gelen sebebi strestir. Strese sebep olabilecek birçok durum ve olayla günlük hayatımızda hepimiz karşılaşabilmekteyiz. Olabildiğince bu ortam ve durumlardan kaçınmak ile birlikte, kendimizi ve bizi mutlu eden şeyleri daha iyi tanıyarak hayatımızın içine adapte edebilirsek stresi yönetme ve stres ile başa çıkabilme adına da önemli bir adım atılacaktır.

• Vücudumuzda bir dengenin olması ve fiziksel-ruhsal-zihinsel anlamda sağlıklı olmamız yaşantımıza pek çok olumlu şey katmakla birlikte bizi daha mutu edecektir. Bu doğrultuda da sağlığımızı korumak için elimizden geleni yapmakla sorumluyuz. İlk olarak sağlıklı beslenme sonrasında düzenli bir uyku, bağımlılıklardan uzak bir yaşam, egzersiz ve sportif aktiviteler yapmak bizi önce fiziksel anlamda ve bununla bağlantılı olarak ruhsal ve zihinsel anlamda sorunlardan uzaklaştıracaktır.

Duygu-Durum Bozukluklarında Mora Bach Çiçekleri Terapisi

Kişinin tedaviye isteğinin oluşması ve durumunu kabullenmesi önemli bir adımdır. Bunun için de çevrenin bireyi doğru yönlendirmesi önem taşır. Bireyin duygularının ve endişelerinin var olduğunu doğrulamak önemlidir. Tükenmişlik sendromunun etkilerini hisseden ve bununla ilgili dertlerini anlatan bireye durumun farkındalığından uzak ve olumlayıcı ve sadece güven veren cümleler kullanmak, kişinin durumunu hafife almak doğru olmayacaktır. Bu durum tükenmişlik sendromu yaşayan kişide umutsuzluk ve değersizlik hissi yaratabilmektedir. Bunun yerine kişinin durumunu doğrulayıcı sözcüklerle destek vermek daha doğru olacaktır. Sonuç olarak da tükenmişlik sendromu yaşayan kişi, durumu kavrayarak doğru adımlar atacaktır.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, stres, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.


10 Ekim 2022 Pazartesi

SAĞLIKLI DUYGULAR NELERDİR?



 Hayatımız boyunca çeşitli şekillerde gelişen, var olan ve eylemlerimize, düşüncelerimize göre şekillenerek değişen duygularımız vardır.

Temel olarak yaşadığımız korku, sevinç, üzüntü, öfke, güven, kaygı, şaşkınlık gibi duygular kişinin tamamen zihninde ve bilinçaltında var olurlar ve tetikleyici bir durum ile ortaya çıkarlar.

Duygular doğuştan gelmez ve kontrol edilemezler. Her duygu tecrübe edilerek öğrenilir.

Duyguların kontrolü tamamen akıldadır diyemeyiz. Kişi zamanla duygularının farkına vararak onları kodlayıp isimlendirir. Ve duygularımız sağlıklı ve sağlıksız olarak da ayrılır.


Sevgi/Neşe/Mutluluk

Mutluluk önce sevmek ile başlar. Bir insanı sevmek, bir hayvanı, bir olayı, bir durumu; canlı cansız herhangi bir şeyi sevebilmek bizlerin en önemli özelliklerindendir. Sevgi beraberinde mutluluğu ve sevinci de getirir. Neşe ve mutluluk hem bireyin kendisine hem de çevresine iyi hissettiren özel ve sağlıklı bir duygudur.


Güvenmek

Güven duygusu sevgi, dostluk ve öfke gibi diğer duygularla da doğrudan temas halinde olan bir duygudur. Birine güvenmek de birinin güvenine sahip olmak da kişinin kendini daha konforlu bir ortamda ve daha güvende hissetmesini sağlar. Güven duygusu beraberinde başka olumlu duyguları da getiren sağlıklı bir duygudur.


Mücadele

Her insan dünyaya geldiği andan itibaren önce bağımlı daha sonra da bağımsız olarak bir amaç, hedef için mücadele eder. Mücadele gücü herkesin sahip olması gereken bir erdemdir ve hayatta kalmak için de gerekli olan sağlıklı duygulardan biridir.


İrade

İrade de yine sağlıklı duygulardan biridir. İrade; kişinin nefsine hakim olmasında, hedeflerine ulaşmasında olmazsa olmaz bir özelliktir. Mücadelenin hem sebebi hem de sonucu konumunda olan irade; kararlılığın da temelinde bulunan bir duygudur. Sonucunda mutlak başarı ve mutluluğa götürür.


Sağlıklı duygular her zaman olumlu duygular olmayabilir. Duruma ve gerekliliğe göre üzgün hissetmek de sağlıklı bir duygu olabilmektedir.

Bunu şu şekilde de tanımlamak mümkündür: Yaşanması gereken duygular eğer o süreçte bastırılırsa bu defa kesinlikle sağlıksız bir duygu olarak ilerleyen zamanlarda ortaya çıkması olasıdır. Eğer yaşanması gerektiğinde bastırılmayarak akışa uygun şekilde yaşanırsa olumsuz sağlıklı duygular da geçici olacaktır.

Sağlıklı/olumlu duygular, sağlıksız duygulara göre bireyi daha çok akıcı düşünmeye yönlendirir ve doğru eylemin sonucunda ortaya çıkar. Sağlıklı duygular yararlı ve akılcı sonuçlar da doğururlar. Tabi ki sağlıklı duyguların gelişebilmesi ve yaşanması için uygun koşulların sağlanması da gereklidir. Bu koşulların oluşması yaşadığımız çevreye, aile ve arkadaş ortamımıza doğrudan bağlı olmakla birlikte, kendimizi olumlamamız ve duygusal olarak yönlendirmemiz de önemlidir.


DUYGU DURUM BOZUKLUKLARININ TEDAVİSİNDE MORA BACH ÇİÇEKLERİ TERAPİSİ

  Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.


25 Temmuz 2022 Pazartesi

BAĞIRSAK SORUNLARINIZIN NEDENİ DUYGULARINIZ OLABİLİR...



Bağırsaklarımız vücut sağlığımız için oldukça önemli olan ve beynimizle daima etkileşimde kalan, batı tıbbında Alman bilim insanı Prof. Horst Ferdinand Herget tarafından ikinci beyin olarak tanımlanan organımızdır.

Vücuttaki sistemlerde beyin; bağırsak ve mide üzerinde doğrudan etkilidir. Yaşadığımız duygular midemizi ve sindirim sistemimizi etkilediği gibi, mide ve bağırsağımız da beyne sinyaller yollayabilmekte ve duygu durumlarını etkileyebilmektedir. Halk arasında da söylenen ‘Midemde kelebekler uçuyor!’ gibi sözler mide bağırsak beyin bağlantısının ispatı durumundadır.

Genellikle depresyon, stres, kaygı gibi duygu durum bozukluklarının sebebi bağırsakta meydana gelen bir sorun veya işleyiş bozukluğu olabilmektedir.

Duygusal beyin olarak adlandırılan bağırsaklarımız ile beyin arasında nasıl bir bağlantı olduğundan bahsedelim:

Bağırsak duvarında omurilikten daha fazla sinir hücresi vardır. Ve sindirim sisteminde 100 milyondan fazla nöron bulunur.

Bağırsaklardan beyne giden sinir yoğunluğunun beyinden bağırsağa giden yoğunluktan daha fazla olduğu bilinmektedir.

Duygusal bağlantı yönünden ise kalın bağırsaktaki bakterilerin vagus siniri yoluyla duygusal ve zihinsel olarak etki ettiği ve kontrol sağlayabildiği bilinmektedir.

İlk defa ikinci beyin adlandırmasını yapan Prof. Herget; aynı zamanda bağırsakların sindirim sistemi görevinin dışında başka işlevleri olduğunu belirterek, duyguların karında oluştuğunu da söylemiştir. Herget bağırsak rahatsızlıklarının pek çoğunun psikosomatik hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiğini de savunmuştur.

Herkesin mutlaka deneyimlemiş olduğu bir durum olan duygu bağırsak etkileşimine örnekler vererek daha kolay anlaşılmasını sağlayabiliriz.

• Aşık olmak ve beraberinde gelen heyecan ile özellikle karın bölgesinde hissedilen kelebek uçuşu hissini deneyimlediğinizi hatırlamış olmalısınız.

• Stresli geçen bir gün sonrasında veya seyahat edilen bir günün ardından sindirim sisteminde gerçekleşen önemli bir sorun olan kabızlığın yaşanması da muhtemeldir.

• Sinirsel problemler ve depresyon gibi problemler sebebiyle kullanılan anti-depresan özellikteki ilaçların da mide bulantısı bağırsak rahatsızlıklarına yol açtığı bilinmektedir.

• Stresli durumlarda da yine karın bölgesinde kramplar hissedilmesi de duygu bağırsak ilişkisi yoluyla gerçekleştiği bilinir. Örneğin sınav stresi, iş görüşmesi stresi, heyecan ve stresli bekleyişler...

Bağırsaklar beyinle en çok etkileşim içinde olan organ olmakla beraber aynı zamanda vücudumuzda en bağımsız hareket eden organlardır.

Bağırsakların beyinden daha fazla serotonin hormonu ürettiği de bilinmektedir. Serotonin hormonu; vücudumuzda ruh halinden bağırsak hareketlerine kadar pek çok şeye etki eden ve eksikliğinde kişiye depresif, yorgun ve mutsuz bir ruh hali bırakan bir nörotransmitterdir.

Serotonin hormonu uykuyu ve iştahı düzenlediği gibi hafızayı güçlendirme etkisi de olan bir hormondur ve vücudumuz için oldukça gereklidir.

Gıdalardan doğrudan alınamayan serotonin hormonunun yaklaşık %90’ı bağırsaklarda sentezlenmektedir. Bu sebeple bağırsaklarda meydana gelen herhangi bir problem serotonin hormonu eksikliğine neden olabilmektedir.

Ruh halimizi etkileyen bağırsaklarımızın sağlığını korumak daha sağlıklı ve mutlu yaşamamızın anahtarıdır.


     MORA TERAPİ İLE BAĞIRSAK SAĞLIĞI

Mora Terapi yöntemi ile yapılan bağırsak terapilerinde, şimdiye kadar bağırsağı tehdit etmiş olan besinlerin frekansları vücuttan silinerek bu besinlere karşı isteksizlik oluşturulur. Bu besinler olmaksızın verilen diyeti böylelikle kişiler rahatlıkla uygulayabilirler. Mora frekans tedavileri ile bağırsaklarda çeşitli sebeplerle meydana gelmiş olan hasar onarımı başlatılır ve birikmiş olan toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmaları sağlanır. Üç aylık karbonhidrattan kısıtlı ve basit şeker içermeyen bir beslenme protokolüyle sağlıklı beslenme davranışı oluşturulur. Aynı zamanda bu beslenme planı kefir, yoğurt gibi probiyotik besinler yönünden zengindir ve bu şekilde bağırsaklardaki flora desteklenmiş olur. Bağırsak florasının tam olarak onarılması için dışarıdan probiyotik takviyesi de önerilmektedir.


13 Aralık 2016 Salı

Ruh, beden ve zihin dengesi ile hastalıklara yenilmeyin


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, “Sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali” olarak tanımlar. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi sağlık; beden, zihin ve ruh dengesidir. Bireylerin sadece fiziksel durumlarına bakılarak sağlıklı demek bütünlüklü ve doğru bir açıklama olmayacaktır. Nasıl ki bedensel olarak yaşanan sağlık sorunları ruh ve zihin sağlığını etkiliyorsa, ruh ve zihin sağlığındaki sorunlar da bedensel hastalıklara yol açmaktadır. Yaşayan bir organizmanın denge durumu olan sağlık bütünlüklü değerlendirilemediği sürece tedavi amaçlı yapılan işlemler çözüm olmayacaktır.

Stres, huzursuzluk, mutsuzluk, karamsarlık, güven ve özgüven sorunu, nefret, öfke ve korku gibi çoğaltabileceğimiz olumsuz duygu durumları vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getirmektedir. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü sağlığın bütünlük yapısını net bir şekilde ortaya koyduğu gibi sağlıklı insan mutlu, neşeli ve barışçıldır. Bu ruh hali zihin ve beden sağlığını da etkilemektedir.
Bütünsel tıbbın Türkiye’de önde gelen uygulayıcılarından Mora Terapi güvencesiyle sunulan Bach Çiçekleri Terapisi, ruh halini dengeleyerek olumsuz düşüncelerin yol açtığı organik rahatsızlıkların iyileşmesini sağlıyor. Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada duygu durumu bozuklukları için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür.  Tıpkı Dünya Sağlı Örgütü’nün tanımı gibi sağlığı bir bütün olarak ele alan Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi; korku, stres, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, mutsuzluk, çaresizlik, öfke ve nefret gibi duygu ve düşünceleri zihinden uzaklaştırıyor.
Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerini vücuttan uzaklaştırarak, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluğa kapı aralıyor. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.

 

 

29 Kasım 2016 Salı

Mora Terapi ile gücünüzü elinize alın


Mutlu, başarılı ve huzurlu bir hayat kişinin hayatını yönetebilmesinden geçer. Hayatına dair kararlarını kendi alabilen ve uygulayan insanların, kendi başına karar vermekte zorlanan insanlara göre daha mutlu olduğu çeşitli sosyal araştırma sonuçlarına yansımıştır. Kişinin hayatını yönetebilmesinde en önemli etken güçlü ve zayıf yanlarının farkında olmasıdır. Güçlü yanlarını öne çıkaran ve zayıf yanlarını geliştirmek adına kendini motive eden bireylere başarı ve mutluluk hiç de uzak değildir.

Hayatta karşısına çıkan her sorunu dürüstçe ve tutarlı bir biçimde değerlendiren insanlar, sorunlardan korkan ve kaçan insanlara göre daha başarılıdır. Bir gül bahçesi olmayan hayatlarımızı yaşanabilir ve yönetebilir kılmanın yolu da güçlü yönlerin farkında olmaktan geçer. Güçlü yönlerinin farkında olan, bu yönleri geliştirmek adına gayret gösteren kişiler çevresine pozitif enerji de yaymaktadır. Güçlü yönlerinin farkında olan insanlar zayıf yönleriyle de barışıktır ve zayıf yönlerini yönetebilmek, geliştirmek için çalışır. Zihnin çevresel etkenler ya da bilinçaltı etkisiyle yarattığı sanal korkulara karşı güçlü yönlerini öne plana çıkaran bireyler, gerçeklik ile bağı olmayan bu korkuların hayatlarını ele geçirmesine izin vermez.

Türkiye’de tamamlayıcı/bütünleyici tıbbın önde gelen firması olan Mora Terapi, fiziksel sağlık sorunlarına ürettiği çözümlerin yanı sıra duygu durumu bozukluğu, kaygı bozukluğu, stres ve depresyon için de kişilere sağlıklı ve kesin çözümler sunuyor.Mora Terapi kişinin kendini tanıması, güçlü yönlerini ön plana çıkarması, duygu durumundaki karmaşıklığa son vermesi için doğadan gelen sağlık olarak tarif edilen Bach Çiçekleri Terapisi seanslarını uygulamaktadır.

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçek özlerinin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı çalışmalar sonucu geliştirilen Bach Çiçekleri Terapisi’nde 38 farklı duygu durumu için 38 farklı kürden yararlanılır. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreleyerek elektromanyetik titreşimlerini dengeler. Mora Terapi vücudun normal işleyişi dışında olan stres, kaygı bozukluğu, duygu durumu bozukluğu, psikolojik olarak kendini yetersiz hissetme gibi vücuttaki sinyalleri çiçek özleriyle iyileştirir.Vücuttaki sinyallerin yeniden sağlık haline dönmesini sağlayan Bach Çiçekleri Terapisi tamamen doğal çiçek özlerinden oluştuğu için herhangi bir ilaçla tepkimeye girmez ve yan etkiye yol açmaz.

Duygu durumu bozukluğu olan güvensizlik, güçlü yönlerinin farkında olamama için Bach Çiçekleri Terapisini tercih edebilirsiz. Başaracağına inanmayan ve güvensiz hissedenler Gentian (Yılanotu) küründen; kararsızlık hali, sık ve ani ruh hali değişiklikleri yaşayanlar Scleranthus küründen;tatminsizlik, kararsızlık, hayatta doğru yolun ne olduğuna dair belirsizlik hissedenler ise Wild Oat (Yaban Yulafı)Bach Çiçekleri küründen faydalanabilir.


25 Mayıs 2016 Çarşamba

Mora Terapi'nin çeşitli sağlık sorunlarında etkisi

Temel amacı vücuttaki normal olmayan işleyişi biorezonans yöntemiyle normal ve sağlıklı haline döndürmek olan Mora Terapi, vücudun kendi doğal frekanslarını kullanarak çeşitli sağlık sorunlarına herhangi bir yan etkiye yol açmadan çözüm sunuyor. Sigara ve alkol bağımlılığında çölyak hastalığına, bağırsak florası temizliğinden duygu durumu bozukluğuna kadar uzanan geniş yelpazede Mora Terapi sorunlara çözüm yolu sunuyor.