mora terapi ile astım tedavisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mora terapi ile astım tedavisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2014 Salı

Kış Mevsiminde Kullandığımız Eşyalara Dikkat!

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Allerji-İmmünoloji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emel Kurt, toplumda en sık alerjiye neden olan alerjenlerin, ev tozu akarları olduğunu kaydetti.

ANİ ÖKSÜRÜK HAPŞIRIK NÖBETLERİ ASTIMA KADAR GİDEBİLİR

Akarların ev içi eşyalarının tozu ve insan hücre döküntüleriyle beslenen gözle görülmeyen böcekçikler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kurt, şöyle konuştu:

"Kış mevsiminde yoğunlukla kullanılan yorgan, yünlü ve tüylü kazak, atkı, hırka gibi eşyalarda bulunan, nemli ve havasız ortamları seven akarlar, alerjisi olan kişilerde şikayetlerin artmasına neden olabilir. Aniden başlayan öksürük, hapşırık nöbetleri ve bu nöbetlerin ortam değiştirince geçmesi, antibiyotik alındığında dahi geçmeyen burun akıntısı hatta astıma sebep olabilecek belirtileri vardır."

"YATAK ODALARI HAVALANDIRILMALI"

Prof. Dr. Kurt, ev içinde bulunan bir diğer alerji sebebinin de "küf mantarları" olduğuna dikkati çekti. Küf mantarlarının banyo, mutfak gibi ıslak zemin içeren yerlerde bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Kurt, şöyle devam etti:

"Nem artışına bağlı olarak bu alerjenlerin görülme riski kışın artar. Bütün bu alerjilerin kış aylarında güneşin azalması, evlerin fazla havalandırılmaması gibi nedenlerle ev içinde artarak, alerjik kişilerin şikayetlerinde artışa neden olabilir. Kış aylarında evlerin özellikle yatak odalarının havalandırılması ihmal edilmemeli, alerjisi olan kişiler için gerekirse halılar kaldırılmalı, 60 derece yıkanabilir kilimler tercih edilmelidir. Yine kıyafetler, yorgan ve battaniyeler belirli sürelerle 60 derecede yıkanmalıdır. Şikayetleri devam eden kişiler, alerji uzmanlarının desteği ve uygun önerileriyle sorunlarının önemli bir kısmından kurtulabilirler."

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/27751787.asp

5 Kasım 2014 Çarşamba

Astım Hastaları İçin En Riskli Mevsim

Astım hastaları için en riskli mevsim sonbahar. Çünkü bu mevsimde sıkça görülen grip ve soğuk algınlığı kimi hastalarda astım ataklarını tetiklerken, kimilerinde ise tablonun kötüleşmesine yol açıyor.

Astım, tüm dünyada 300 milyonun üzerinde kişide görüldüğü tahmin edilen önemli bir sağlık sorunu. Ülkemizde de yaklaşık her 100 erişkinden 5-7'sini, her 100 çocuktan da 13-15'ini etkisi altına alıyor. Astım, doğru tedavi ile kontrol altına alınabiliyor. Ancak kontrol altına alınamadığında yol açtığı nefes darlığı, sık ve inatçı öksürük, hışırtılı solunum gibi yakınmalarla günlük aktiviteleri ciddi olarak kısıtlayabilecek kadar ağır seyredebiliyor. Astım hastalarının bu mevsimde üst solunum yolları enfeksiyona karşı çok dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü grip, hatta basit bir soğuk algınlığı bile kimi astım hastalarında atakları tetiklerken, kimilerinde ise atakların daha da kötüleşmesine yol açabiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Bahri Temüray, üst solunum yolu enfeksiyonlarının özellikle genç ve ileri yaşlardaki astım hastalarında tehdit oluşturduğuna dikkat çekerek, “Çünkü bu grup hastalar gerek mevsimin getirdiği gece gündüz ısı farkına, gerekse alerjenlere sonbaharda daha çok hassas ve savunmasız oluyorlar“ diyor.

SONBAHAR, ASTIM HASTALARI İÇİN EN RİSKLİ MEVSİM
Astım ataklarının görülme sıklığı sonbahar mevsiminde artıyor. Hatta, bu mevsim astım hastaları için en riskli mevsimi oluşturuyor. Bunun nedeni ise sonbaharda hemen herkesi etkisi altına alan soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklar ile astım atakları arasında bir ilişki olması. Astım solunum yollarının kronik bir iltihap sonrası aşırı derece duyarlı olması ve bazı faktörler nedeniyle zaman zaman daralmasıyla seyreden bir solunum hastalığı. Grip, hatta basit bir soğuk algınlığı gibi hastalıklar hava yollarında enflamasyon oluşturarak astım ataklarını tetikliyor. Çok hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile astım hastalarında nefes darlığı, solunum zorluğu, sık ve inatçı öksürük, hırıltı,hışırtılı solunum gibi ciddi problemlere yol açabiliyor. Üstelik, bu hastalıkların neden olduğu öksürük ve nefes darlığı gibi astım semptomları haftalarca sürebiliyor. Bu yüzden astım hastalarının üst solunum yollarının sık görüldüğü sonbahar mevsiminde kendilerini korumaları ve düzenli olarak doktor kontrolünden geçmeleri büyük önem taşıyor.

EV ALERJENLERİ DE SONBAHARDA ARTIYOR!
Sonbahar, özellikle ev içinde bulunan akarlar nedeniyle astım hastaları açısından oldukça zor geçiyor. Çünkü değişen nem ve ısı gibi iklimsel koşullarından etkilendikleri için ev tozu ve küf mantarı gibi alerjenlerin yoğunluğu sonbahar mevsiminde artıyor. Bu parazit niteliğindeki böcekler halı, kilim, yorgan, yastık, tüylü eşyalar ve oyuncaklarda yaşıyor. Yaşadıkları ortama bıraktıkları dışkıları da; bunların üzerinde yürüme, silkme ve benzeri hareketlerle çevredeki havaya karışıyor. Buradan buruna, burundan da kolayca solunum yollarına ulaşarak sıklıkla alerjik astıma yol açıyor. Hem alerjenlerin yoğunluğunun artması, hem soğuyan hava yüzünden ev ortamında daha fazla bulunulması nedeniyle alerjik astımlılarda hapşırık, burun akıntısı, geçmeyen öksürük, nefes darlığı, hırıltı gibi yakınmalar artabiliyor. Hatta sadece bu dönemde hastalık ortaya çıkıp daha sonra tamamen normale dönebiliyor.



ASTIM ATAKLARINDAN KORUNMAK İÇİN…
• Eğer grip veya nezle olmuşsanız, bir an önce doktora başvurarak tedavi olun.
• Çevrenizde üst solunum yollarına yakalanmış bir hasta varsa, kendinizi korumaya özen gösterin. Bunun için de öncelikle kalabalık ortamlardan uzak durun. Kapalı ortamlarda kısa süre kalın eğer bu mümkün değilse havalandırmanın yeterli olup olmadığını kontrol edin.
• Bolca su için. Ellerinizi sık sık yıkayın ve dengeli beslenin.
• Sigara içiyorsanız, bu zararlı alışkanlığınızdan mutlaka vazgeçin. Ayrıca sigara içilen ortamdan da kaçının.
• Hava kirliliğinin yoğun olduğu ortamlarda bulunmamaya dikkat edin.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25548160/