obez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
obez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2014 Salı

BU HATALAR SİZİ MENOPOZA SÜRÜKLEYEBİLİR

Hiç kuşkusuz, erken menopoz tüm kadınların kabusu ve ülkemizde her 100 kadından 3’ünü zamansız yakalıyor. Menopoza girme yaşını belirleyen en temel etkenlerden biri, kadının annesinin veya teyze gibi yakın aile bireylerinden birinin menopoza girme yaşı. Ayrıca hipotiroidi veya kanser gibi çeşitli hastalıklar ile çevre kirliliğinin artması gibi etkenler erken menopoza yol açan diğer önemli faktörleri oluşturuyor. Bu riskleri değiştirmek maalesef mümkün değil. Ancak bir de yaşam alışkanlıklarında yapılan bazı hatalar var ki bunlar da kadınların hiç beklemedikleri bir anda, erken menopozla tanışmalarına yol açıyor.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Uyan, erken menopozla sonuçlanabilen 4 hatalı alışkanlığı anlattı:

BU HATALAR SİZİ MENOPOZA SÜRÜKLEYEBİLİR

1. Sigara içmek: Sigara içen ve içmeyen kadınlar üzerinde yapılmış olan çalışmalar, sigara kullanan kadınların diğerlerine oranla daha erken menopoza girdiğini gösteriyor. 2 bin 500 kadını, 8 yıl takip eden bir çalışmaya göre; sigara içen kadınlar, menopoza 2 yıl erken giriyor

2. Hatalı beslenmek: Vücuttaki yağ kitlesi belli bir kilonun altına inerse adet sekteye uğrayıp, kesiliyor. Zayıf olmak ve hızlı kilo vermek adetten kesilme sebebi. Yağlanma miktarı belli bir noktaya gelince kadın yeniden adet görme başlayabiliyor. Yağ kitle indeksi yüzde 12’nin altına inince hipotalamik amenore, yani adet görmeme meydana geliyor.  Bu kadınların 3te 1’i de erken menopoza giriyor.

3. Stresli bir yaşam sürmek: Stres tek başına erken menopoz nedeni olmasa da, diğer etkenlerle bir araya gelerek erken menopozu tetikleyen önemli bir etken olarak görülüyor.

4. Hareketsiz bir yaşam sürmek: Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme sonucu ortaya çıkan obezitenin erken ergenliğe yol açtığı biliniyor. Erken ergenliğe giren bu kız çocukları erken menopoz sorunuyla da karşılaşıyor.

Diğer nedenler neler?

• Aile öyküsü
• Ameliyatla yumurtalıkların alınması
• Otoimmun hastalıklar
• Kanser tedavileri
• Kromozom bozuklukları

ERKEN MENOPOZA KARŞI ÖNLEM ALIN

Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Uyan menopozu geciktirmek için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı.

• Haftada en az 3 gün spor yapın.
• Vücut kitle indeksinizi hesaplayın. Ne çok zayıf, ne de kilolu olun.
• Sigara  kullanmayın ve pasif içicilikten uzak durun.
• Kalsiyumdan zengin beslenin. Günde 200 ml süt, yoğurt veya dondurma yiyin.
• Balık, ceviz, taze fındık, kabak çekirdeği, brokoli, lahana, karnabahar, domates, biber, havuç, mürdüm eriği, nar, üzüm, çilek karpuz, işlenmemiş tahıl ve ürünleri gibi yüksek antioksidan besinler tüketin. Ayrıca yeşil çay ve taze greyfurt suyu gibi oksijen radikali emme kapasitesi yüksek olan içecekler tüketin.
• Antioksidan ilaçlar alın. Örneğin Koenzim-Q 10, L-arginin veya Royal jelly takviyesi yapabilirsiniz.
• Güneşlenerek D vitamini aktivasyonuna yardımcı olun.
• Zararlı kimyasal maddelerden uzak durun.

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/27551517.asp



27 Ekim 2014 Pazartesi

"Zayıflamaya ve sağlığını geri almaya karar vermek lazım."


Lerna Baytar Demirci tam psikolojisi çöktüğü bir anda bir senedir başının etini yiyen arkadaşı Karin'in tavsiyesini dinledi. Dört ayda dünyası, yeme alışkanlıkları ve psikolojisi değişti. Meşhur neşesi yerine geldi. Kendine güveni sonsuz bu güzel ve genç hanımı bunca mutlu eden olaylar zinciri bakalım nasıl gelişti:
Zayıflamaya ve sağlığını geri almaya karar vermek lazım. Sen  nasıl karar verdin Lerna? Kolay bir karar mıydı?
Doğumlardan dolayı çok kilo alıp bir türlü verememiştim. Hep vermek istiyordum. Kararlıydım, çeşitli diyetisyenlere gidiyor her Pazartesi rejime başlıyor hafta sonuna ulaşamadan bırakıyordum. Sinirli oluyordum. Her bıraktığım rejim listesiyle moralim biraz daha bozuluyor asla kurtulamıyacağımı düşünüyordum.

Mora Terapi ile zayıflamayı denemek nereden aklına geldi?
Sevgili Karin Arslanyan Abrahamoğlu Özel Uzmanlar Tıp & Estetik Merkezinde halkla ilişkiler ve muhasebedeydi. Tam bir sene çırpınmamı görerek bana Mora Terapi'yi denememi söylüyordu. Aslında bir yerde başımın etini yedi. Buraya geldiğimde artık psikolojim bütünüyle çökmüştü. İnancımı yitirmiştim. Ha bir eksik rejim anısı, ha bir fazla Karin'i kırmayıp geldim.


İlk Mora Terapi ile tanıştığında inandın mı?
Buraya geldiğimde tedirgindim. Bir Perşembe günüydü, diyetlerime hep Pazartesi başlardım ve bırakırdım. Bu sefer Perşembe olması da bir enerji verdi bana.  Mora Terapist Servet Çetin ile tanıştım. Konu hakkında muhteşem bir brifing dinledim. Tedirginliğim geçti ve kilo verdikçe kendime güvenim arttı.

Karşımda gözlerinin içi gülen son derece alımlı incecik bir genç hanım duruyor peki kaç kilo verdiniz, ne kadar zamanda ve kaç ay oldu?
Ben listemi harfi harfine takip ettim. Tedavimin sonucunda 22 kilo verdim. Mucize gibi değil mi? Tam iki uzun senedir kilo almadım çünkü zararlı yiyecekleri yeme ihtiyacı hissetmiyorum. Onlar Mora Terapi ile hayatımdan çıkıp gittiler.

Daha önce ki gibi sinirli oldunuz mu kaç senelik kilolarınızı verirken?
Hiç zorlanmadım, hiç sinirlenmedim, moralim bozulmadı. Hiç olmadığım kadar pozitiftim. Öğünlerimi atlamadan yedim. Hiç bir şeyi canım istemedi. Mora Terapi bir mucize.

Eşiniz ve dostlarınız nasıl karşıladı bu başarınızı?
Eşim ben mutlu olduğum için çok mutlu oldu. İşin ilginci bu mucizeye ancak Mora Terapiye getirdiğim arkadaşlarım inanıyor. Bu mucizeye 10-15 kadar arkadaşımı ortak ettim. Onları da Özel Uzmanlar Tıp ve Estetik Merkezi'ne getirip Mora Terapistim Servet Çetin hanıma teslim ettim. Özellikle bana hiç inanmayan bir arkadaşım vardı. Onu da getirdim şimdi kendisine inanmayanlara kızıyor. Beni sonuna kadar anlamış oldu.
  Lerna Baytar Demirci ve eşi
Obezite günümüzün en büyük sorunu ne söylemek istersiniz?
Bence Devlet Mora Terapi için obezite hastalarına destek vermeli. Yapılmayıp bir kenara fırlatılan bir birinin aynı rejim listelerini yazan diyetisyenler bu konuda pek yeterli olamıyor. Ben an be an yaşadım ve gördüm. Bu mucizeyi yaşadığım için çok şanslıyım. Teşekkürler Karin, teşekkürler Servet Çetin, teşekkürler Özel Uzmanlar. İyi ki hayatımda varsınız.
Mora Terapist Servet Çetin, Lerna Baytar Demirci, Hürriyet Turnalı
Servet Çetin Mora Terapi ile ilgili bilgi veriyor
http://hport.com.tr/saglik/lerna-baytar-demircinin-inanilmaz-mucizesi-lernanin-mucizesine-katilmak-ister-misiniz

13 Ekim 2014 Pazartesi

Fazla Kilo Kemik Erimesini Artırabilir!

Vücutta pek çok sistemi olumsuz etkileyen obezite, kemiklerde de önemli hasarlara neden olabiliyor. Aşırı kilolu insanların kemiklerinde yağ hücreleri oluşuyor ve bu durum kemikleri daha kırılgan hale getiriyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Arda Çınar, obezite ve kemik sağlığı ilişkisi hakkında bilgi verdi.
Şişman insanlarda kemik kırığı riski artıyor
Obezite ve osteoporoz (kemik erimesi) günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite, genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının istenilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Osteoporoz ise kemik kütlesinde azalma ve kemik dokunun mikro-mimarisinde bozulma sonucu kemik kırılganlığının ve kırık riskinin artması ile karakterize sistemik bir iskelet hastalığıdır. Birkaç sene öncesine kadar obezitenin kemik mineral yoğunluğu üzerinde olumlu bir etki oluşturduğu kabul edilse de, yapılan son araştırmalarla bunun doğru olmadığı görülmektedir.
Kemiklerin içine yağ gizleniyor
Obezitenin iskelet yapısı üzerindeki olumsuz etkisi kemik oluşumundan sorumlu olan kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücreleri geçmesi ve kemiğin gücünü kaybetmesi olarak özetlenebilir. Aşırı kilolu ve osteoporozu olan kişilerde kemik iliği yağ oranı normalin çok üzerinde çıkması bu durumla açıklanmaktadır. Bu durum kalça kemiği ve omurga kemiklerinde yapılan radyolojik taramalarda kemik yoğunluk değerlerinin düşmesi ile sonuçlanmaktadır.  Bu da kemikte güç kaybına,  kırık oluşma riskinin artmasına yol açmaktadır.
Kadınlarda daha fazla görülüyor
Menopozdan sonra görülebilen postmenopozal kemik erimesinde, obezitenin kemik mineral yoğunluğuna etkisi araştırılmaktadır. Ancak günümüzde yapılan bilimsel çalışmalarda aşırı kilolu kişilerde yüksek oranda yaşa göre kemik yoğunluğu azalması olduğu görülmektedir. Ayrıca hareketsiz yaşam şekli bulunan kadınlarda kemik mineral yoğunluğu kayıpları için risk taşımaktadır. Özellikle aşırı kilolu olanlarda fiziksel aktivenin azlığı kemikler üzerinde büyüme hormon düzeyinde azalışa neden olarak kemik mineral yoğunluğunun devamını engellemektedir. Bununla birlikte obezite, oluşan yeni kemiklerin dokusunda daha fazla yağ hücrelerinin bulunmasına ve daha kırılgan bir yapıya sahip olmasına neden olmaktadır. Bu şaşırtıcı sonuç için çesitli mekanizmalar suçlanmaktaysa da sonuç olarak kemiğin osteoklastik ( kemiği eriten) aktivitenin artışı  oluşan yağ dokusunun kemik iliğinde daha fazla yer aldığı hipotezini ortaya koymuştur.
Tedavi için öncelikle obezite kontrol altına alınmalıdır
Dünya Sağlık Örgütü tarafından osteoporoz için altın standart olarak kabul edilen yöntem DEXA (kemik ölçümü) ve kırık varlığı/yokluğunun birlikte değerlendirilmesidir. DEXA ile kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçülür. Bu sayede osteoporozun tanısal kriterleri sağlanır. Obezite tanısı, kabaca vücut kitle indeksi denilen ve kişinin kilosu ile boyunun ölçümü ile yapılan değerlendirme sonrası konulmaktadır. Tedavide öncelikle obezitenin kontrolü gerekmektedir.  Sonrasında da kemik ölçümü değerleri tedavi sınırının altında ise ilaç tedavisi uygulanır.  40 yaş üzeri sırt kaslarını değerlendirme ve sırt kaslarını güçlendirici egzersizler, dik duruş egzersizleri ve bel kemiği ile ilgili destek kullanımı yararlı olabilmektedir.
http://www.sagliktayenilikler.com/fazla-kilolar-kemik-erimesine-neden/