mora terapi bach çiçekleri terapisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mora terapi bach çiçekleri terapisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2024 Perşembe

Niasin (Nikotinik Asit) Nedir?

 



Niasin, B vitamini ailesine ait olan ve vücut için hayati öneme sahip olan bir bileşiktir. Genellikle "nikotinik asit" olarak da adlandırılır ve B3 vitamini olarak bilinir.

Bu yazıda, niasinin nedir, nasıl etki eder ve sağlık üzerindeki faydaları nelerdir gibi sorulara detaylı cevaplar bulacaksınız.


Niasin Nedir?

  • Niasin, doğal olarak bazı gıdalarda bulunan ve vücut için gereklilik arz eden bir B vitamini türüdür.
  • Genellikle yiyeceklerdeki proteinlerin metabolizması ve enerji üretimi için gereklidir.

Niasinin Faydaları Nelerdir?

  • Kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Kalp sağlığını destekler ve kalp-damar hastalıklarını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Diyabet yönetimine katkıda bulunabilir.
  • Cilt sağlığını iyileştirebilir ve cilt bozukluklarını tedavi edebilir.
  • Sinir sistemi sağlığını korur ve beyin fonksiyonlarını destekler.

Niasin Hangi Yiyeceklerde Bulunur?

  • Et, balık, tavuk gibi hayvansal ürünler.
  • Fındık, tohumlar ve baklagiller gibi bitkisel kaynaklar.
  • Tam tahıllar, süt ve süt ürünleri gibi gıdalar.

Niasin Eksikliği Durumunda Ne Olur?

  • Niasin eksikliği, pellagra gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
  • Pellagra, ciltte döküntüler, ishal, sindirim sorunları ve sinir sistemi problemleri gibi belirtilerle karakterize bir hastalıktır.

Niasin Takviyesi ve Yan Etkileri

  • Niasin takviyeleri, genellikle kolesterolü düşürmek amacıyla kullanılır.
  • Yüksek dozda niasin takviyeleri bazı yan etkilere neden olabilir, bu yan etkiler arasında cilt kızarıklığı, mide bulantısı ve karaciğer hasarı bulunabilir.


Niasin Hakkında Sık Sorulan Sorular:

Soru: Niasin hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır? Cevap: Niasin, kolesterol düşürmek, kalp sağlığını korumak, diyabet yönetimi ve cilt bozuklukları gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilir.

Soru: Hangi gıdalarda niasin bulunur? Cevap: Et, balık, fındık, tohumlar, tam tahıllar ve süt ürünleri gibi birçok gıdada niasin bulunur.

Soru: Niasin takviyeleri hangi durumlarda kullanılmalıdır? Cevap: Niasin takviyeleri genellikle yüksek kolesterolü düşürmek için kullanılır, ancak herhangi bir takviye kullanmadan önce bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.

Sonuç: Niasin, vücut için hayati öneme sahip olan bir B vitamini türüdür ve birçok sağlık faydası sağlar. Ancak, herhangi bir takviye kullanmadan önce bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir. Dengeli bir beslenme alışkanlığı ve sağlıklı yaşam tarzı, vücudun ihtiyacı olan niasin miktarını karşılamak için genellikle yeterlidir.


Bu yazı sizlere bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Yazılar sağlık tavsiyesi değildir. Sağlığınız için en doğru bilgiyi uzman bir hekimden bilgi almanızı tavsiye ederiz.

15 Aralık 2023 Cuma

Dengeli Beslenmek İçin 5 Altın Kural

 


Dengeli Beslenmek İçin 5 Altın Kural

Sağlıklı bir yaşam sürmek ve vücudumuza iyi bakmak için, beslenme alışkanlıklarımıza özen göstermek elzemdir. Dengeli beslenmek, enerji seviyelerimizi artırmanın yanı sıra, kilo kontrolü ve genel sağlığı iyileştirmenin de anahtarıdır.


İşte, sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenmenin 5 altın kuralı:


1. Çeşitlilik Esastır:

Beslenme alışkanlıklarınızda çeşitliliği sağlamak, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini karşılamak için önemlidir. Meyve, sebze, protein kaynakları, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar içeren bir diyet, vücudunuzun dengeli ve besleyici bir şekilde çalışmasını destekler.

Örnek: Kahvaltıda yulaf ezmesi, yoğurt, çeşitli meyveler ve bir avuç badem içeren bir kahvaltı tabağı.

2. Porsiyon Kontrolü Yapın:

Sağlıklı beslenmede porsiyon kontrolü, fazla kalori alımını önlemek ve kilo kontrolünü sağlamak için önemlidir. Küçük porsiyonlar, hem mide sağlığınızı korur hem de vücudunuza gereksinim duyduğu enerjiyi sağlar.

Örnek: Ana yemekte protein kaynağı, tam tahıllar ve sebzeleri içeren dengeli bir tabak.

3. Rafine Şeker ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçının:

Rafine şeker içeren ve işlenmiş gıdalar genellikle düşük besin değerine sahiptir. Bunun yerine, doğal şeker kaynaklarından ve tam gıdalardan elde edilen enerjiyi tercih edin.

Örnek: Tatlı ihtiyacınızı meyve veya kuru yemişlerle karşılamak.

4. Sıvı Alımına Dikkat Edin:

Su içmek, vücut fonksiyonlarını düzenlemenin ve toksinlerden arınmanın önemli bir yoludur. Çay, bitki çayları veya taze sıkılmış meyve suları gibi sağlıklı içecekleri tercih edin.

Örnek: Gün boyunca düzenli aralıklarla su içmek, öğünlerinize günlük bir adet taze sıkılmış meyve suyu eklemek.

5. Yavaşça Yemek Yiyin ve Bilinçli Olun:

Yemeklerinizi yavaşça yemek, doyduğunuzda vücudunuza zaman tanır ve aşırı yeme riskini azaltır. Ayrıca, bilinçli yeme alışkanlıkları edinmek, vücudunuzun gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu anlamanıza yardımcı olur.

Örnek: Her lokmayı iyice çiğnemek ve yemek sırasında telefon veya televizyon izlemekten kaçınmak.

Bonus: Mora Terapi ile Sağlıklı Beslenmeye Destek:

Mora Terapi, vücuttaki enerji akışını dengeleyerek ve stresi azaltarak sağlıklı beslenme alışkanlıklarını destekleyebilir. Bu terapi, kişinin içsel dengeyi bulmasına yardımcı olarak, sağlıklı kilo verme süreçlerine de katkıda bulunabilir.

Sağlıklı beslenmek, bir günlük görev değil, bir yaşam tarzıdır. Bu altın kuralları takip ederek, dengeli bir diyetle birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek mümkündür.


Sağlık ve İyi Yaşam İçin En Doğru Bilgileri Alın: Uzmana Başvurun!

Unutmayın, her bireyin sağlık durumu farklıdır ve doğru bilgiye ulaşmak için en güvenilir kaynaklardan biri uzman görüşleridir. Yazılarımızdaki bilgiler genel bilgilendirmeler olup, kişisel sağlık durumunuza uygun en doğru tavsiyeleri almak adına mutlaka bir uzmana başvurmanızı öneririz. Sağlıklı ve bilinçli bir yaşam için profesyonel rehberlik her zaman en güvenilir yoldur. Unutmayın, sizin sağlığınız her şeyden önemlidir.


29 Ocak 2023 Pazar

ÖZ BAKIM FORMLARI NELERDİR?

 


Öz bakım nedir?

Öz bakımı kısaca şu şekilde tanımlayabiliriz: Öz bakım; fizyolojik, psikolojik ve zihinsel olarak sağlığımıza dikkat etmek, bütünsel sağlığımızı korumak amacıyla yaptığımız tüm aktivitelerdir. Önemli bir nokta da, bu aktivitelerin farkındalık ile yapılmasıdır. Bu farkındalık insanda bebeklik döneminden sonra erken çocuklukta oluşmaya başlar. Çocuklarda öz bakım formları/becerileri tamamen, içinde bulundukları hayata adapte olmaya yönelik davranışlardır. Belli yaşlara gelen çocukların edinmiş olması gereken beceriler şu şekildedir:

36-48 Ay arası çocukların edinmesi gereken öz bakım becerileri:

1. Kendi kendine yemek yiyebilmek

2. Düğmesiz ve bağsız giysileri yardımsız çıkarabilmek

3. Yardımla giyinebilmek

4. Giysinin önünü arkasını ayırt edebilmek

5. Dişlerini yardımla fırçalayabilmek

6. Saçlarını yardımla tarayabilmek

7. Tuvalet ihtiyacını yardımla karşılayabilmek

8. Kendine ait eşyaları toplayabilmek.

48 - 60 Ay arası çocukların edinmesi gereken öz bakım becerileri:

1. Saçlarını tarayabilmek

2. Giysilerini yardımsız giyip çıkarabilmek

3. Giysilerini asabilmek

4. Ayakkabılarını yardımla bağlayabilmek

5. Elini yüzünü yardımsız yıkayabilmek

6. Dişlerini fırçalayabilmek

7. Sofra kurallarına uymak

8. Yemekle ilgili araç gereçleri uygun kullanmak

60-72 Ay arası çocukların edinmesi gereken öz bakım becerileri:

1. Dişlerini fırçalayabilmek

2. Vücudunu yıkamak

3. Tuvalet gereksinimini tek başına karşılamak

4. Hava şartlarına uygun kıyafetler seçebilmek

5. Ayakkabılarını bağlayabilmek

6. Yemek araç-gereçlerini bir yetişkin gibi kullanabilmek

7. Tehlike yaratacak durumları fark etmek

Belli bir yaşa kadar öğrenme yoluyla, belli bir yaştan sonra da düşünüp seçerek yaptığı öz bakımın öncelikli olarak amacı sağlıklı olmaktır. Bununla beraber bütünsel sağlık çerçevesinde değerlendirilebilen öz bakım, ikincil olarak da yaşam kalitesini arttırmak için üzerine çalışılması gereken bir durumdur.

Yaşam kalitesini arttırmak eylemini biraz daha açacak olursak; fiziki sağlık ile birlikte kişinin yaşamının hareket doğrultusunda aktifliği de artmaktadır. Fiziki sağlık, zihinsel ve ruhsal sağlıkla birlikte bir bütünü oluşturur. Ve bu bütünlük oluşurken de her biri birbirini tamamlar. Fiziki sağlığını korumaya, desteklemeye çalışan bir kişi; zihinsel ve ruhsal sağlığına da sağlıklı bir zemin hazırlamış olur. Birbirini tamamlayıcı bu durumlar kişinin öz bakıma verdiği önemle değerini katlayabilmektedir. Hem fiziki hem ruhsal hem de zihinsel sağlığımız için uygulamamız gereken öz bakım formları (biçimleri) nelerdir, şu şekilde açıklanabilir.

Öz bakım formları nelerdir?

Öz bakım formlarını/biçimlerini üç ayrı dalda incelememiz mümkündür. Fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlığımız için öz bakım.

Fiziksel Sağlığımız İçin Öz Bakım:

Fiziksel sağlığımızın iyi olması demek zihinsel ve ruhsal sağlığımız için de sağlam bir zemin demektir. Fiziken iyi durumda olursak ve bedensel sağlığımız için öz bakım yaparsak; zihinsel ve ruhsal sağlığımızın yanında bütünsel sağlığımızı korumuş oluruz. Fiziksel sağlığımız için yapacağımız öz bakım formları şunlardır:

● Hareket etmek, egzersiz yapmak, sık sık yürümek

● Uyku düzeni oluşturmak

● Sağlıklı beslenmek

● Bağımlılıklardan kurtulmak

Zihinsel Sağlığımız İçin Öz Bakım:

Ruh-beden-zihin dengesi ve sağlığı bütünsel sağlığın anahtarıdır. Zihinsel sağlığımız ve zihinsel rahatlığımız bizi ruhsal olarak da sağlıklı hale getiren önemli etkenlerden biridir. Davranış, düşünüş, duygular vb. şeylerin sağlıklı olabilmesi için zihinsel sağlığımıza da olumlu etkisi olacak faaliyetler yapmalıyız. Zihinsel sağlığımız için yapmamız gereken öz bakım formları şunlardır:

● Zihninizi rahatlatmak ve sağlığınızı arttırmak için meditasyon yapmak

● Uyku düzeninizi korumaya özen göstermek

● Bağımlılıklardan kurtulmak

● Radyasyon etkisinden belirli sürelerde uzaklaşmak ve kitap okumak, bulmaca çözmek gibi alışkanlıklar edinmek

● Sağlıklı beslenmeye özen göstermek

Ruh Sağlığınız İçin Öz Bakım:

Zihinsel olarak sağlıklı olan bir bireyin ruh sağlığı da bir o kadar iyidir demek mümkün. Ruh sağlığı da sağlıklı zihnin bir getirisi ve bir parçasıdır. Ruhumuzu beslemek ve ruh sağlığımız için öz bakım formlarını uygulamak, en az fiziki ve zihinsel öz bakım formlarını uygulamak kadar önemlidir. Ruh sağlığımız için uygulamamız gereken öz bakım formları şunlardır:

● Duygusal olarak öncelikle kendimize sevgi ve saygı göstermek ve kendimize yetebildiğimizi fark etmek

● Sahip olduğumuz her şeye karşı saygı ve şükran duymak

● Hayatın iyi yönlerini görmeyi bilmek ama aynı zamanda da yanlışlar ve hatalarla da yüzleşebilmek

● Gerek duyulduğu takdirde veya ihtiyaç olmasa da istendiğinde psikolojik destek almak

SAĞLIKLI BİR RUH VE ZİHİN İÇİN MORA BACH ÇİÇEKLERİ TERAPİSİ!

Bach Çiçekleri Terapisi bir tür homeopatik tedavidir ve çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Böylelikle kişide olumlu ve pozitif duygular gelişir ve stres, korku, kaygı gibi negatif duygular bağlamında gerçekleşen eylemlerinde de azalma ve yok olma görülür.


15 Ocak 2023 Pazar

GÜÇLÜ PSİKOLOJİYE SAHİP İNSANLAR HANGİ ÖZELLİKLERE SAHİPTİR?

 


Psikoloji; insan zihnini, ruhunu ve düşüncelerini inceleyen bilim dalıdır. Psikoloji diğer bir adıyla da ruh bilimidir. Psikoloji insan davranışlarını bilimsel olarak inceler ve bu davranışların açıklamasını yapar. Psikolojinin alanı oldukça geniştir fakat en temelde duygu ve düşünceler özelinde çalışır.

İnsan psikolojisi; insanların davranış, düşünce ve hareketlerinin altında yatan sebeplere dayanır. Hepimiz yaşamımız boyunca sonu gelmeyen bir gelişme ve değişme süreci yaşarız. Bu süreç bizim karakterimizin temelini ve psikolojimizin gücünü oluşturur. Bununla birlikte de davranış ve düşüncelerimiz, onları etkileyen faktörler sürekli bir değişkenlik gösterir. 

Ruh sağlığımız, fiziksel sağlığımız kadar önemlidir. Hayatımızı mutlu ve sağlıklı sürdürmenin altın kuralı bütünsel sağlıktır. Bütünsel sağlığın, ruh sağlığı olmadan mümkün olmadığı da açıktır. Güçlü bir psikoloji, güçlü karakterle eş konumundadır. Güçlü bir psikolojiye sahip olmak, insana sağlıklı bir ruhtan ziyade sağlıklı bir yaşam sağlamaktadır. Sağlam ve güçlü bir psikoloji insanın önce kendisine yetebilmesi, kendini tatmin edebilmesi; sonra da çevresine yetebilmesi, faydalı olabilmesi  ön koşullardan biridir.

Psikolojimizin güçlü olmasının koşulları nelerdir?

• Güçlü bir psikolojinin temelinde hiç kuşkusuz duygu kontrol vardır. Düşünebilen, hissedebilen, duyguları olan canlılar olan bizler; hayatta her durumu ve olayı yaşama potansiyeline de sahibizdir. Bu potansiyel, kendimizi yaşanılacak her şeye hazırlıklı halde olmaya da sevk etmemizin gerekçesidir. Yaşamış olduğumuz, yaşıyor olduğumuz ve yaşayabilecek olduğumuz her durum karşısında duygularımızı kontrol etmeyi ve mantıklı kalabilmeyi başarmamız güçlü bir psikolojiye sahip olmamızın altın kuralıdır.

• Kişinin güçlü bir psikolojiye sahip olması, onun her şeyden ve herkesten önce kendini düşünmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Fazla fedakarlık etmek ve bu durumun farkındalığı ile birlikte rahatsızlık duymak; kişinin, başkalarının hayatını kendisininkinden daha çok düşündüğünü gösterdiğinden bu duygu kontrol altına alınmalı ve mümkün olduğu derecede azaltılmalıdır. 

• Duygu kontrolünün ne kadar önemli olduğundan bahsettik. Bu duygulardan öfke, nefret, kızgınlık gibi duyguların sizin düşüncelerinize etki etmesine ne kadar izin verdiğiniz noktası, psikolojiniz açısından önemlidir. Kişilere karşı beslediğiniz bu sağlıksız duygulardan kurtulmanız ve karşınızdakini affedip, durumu veya olayı unutmanız en sağlıklı çözüm olacaktır.


Ruhsal olarak güçlü olan, güçlü psikolojiye sahip olan insanların belirgin özellikleri şunlardır:

• Empati kurma yönleri kuvvetlidir. Kendilerini başkasının yerine koymakta zorluk çekmezler. Bu sayede olaylara karşı çeşitli bakış açılarına sahip olurlar; bardağın hem dolu tarafını hem de boş tarafını görebilirler.


• Bireysel olarak insan ilişkileri güçlüdür. Farklı görüş ve düşüncelere açık oldukları için iletişim kurmaları da kolaydır. Güçlü psikolojiye sahip olan insanlar, duygularını kontrol etmekte de başarılıdırlar ve farklı insanlar neticesinde farklı görüşlere karşı nötr kalabilirler.


• Çoğunlukla kendinden emin ve dürüsttürler. Yalan söylemekten kaçınırlar. Psikolojisi güçlü olan kişilerin öncelikle özgüvenleri gelişmiştir. Kendine her daim güvenirler fakat bu güven; eksikleri görmekten çekinen ve korkan bir özelliği doğurmaz. Kendine güvenen, güçlü psikolojiye sahip insanlar çevresindeki insanlarda da güven veren bir etki bırakırlar. Bunun da temel etkeni yalan söylemeyen dürüst insanlar olmalarıdır.


• Psikolojisi güçlü olan insanların meraklı yanları da belirgindir. Yeni şeyler araştırmayı ve öğrenmeyi de severler. Farklı görüşlere, ortamlara, yeniliklere açık olmak güçlü psikolojiye sahip insanların özelliklerinden belirgin olanıdır.


• Hayatlarında belli bir amaca yönelik eylemleri vardır. Planlıdırlar ve bu plana göre hareket ederler. Zaman kaybetmeyi sevmezler. Güçlü psikolojiye sahip insanların bütünsel sağlık yönünden de iyi durumda olması yüksek olasılıktadır. Bu özellikleri onların hem fiziksel sağlıklarını hem de ruhsal sağlıklarını beslemeye her zaman özen göstermeleri sonucunu doğurmaktadır.


• Başarılı olmak için çıktıkları yolda başarısız olmaktan korkmazlar ve durumu her yönüyle değerlendirip hatasını düzeltmeye çalışırlar. Güçlü psikolojiye sahip olan bu insanlar kendilerini her daim her olasılığa hazırlamaya önem verirler. Bu durum onların başarılarını katlamaya yardımcıdır. Çünkü başarısız olmaktan korkmadıkları için, kaybedecek bir şeyi olmayan bir zihinle daha rahat ve profesyonel tavırlar sergilerler.


• Her zaman kendilerine pozitif olumlama yaparlar ve kendilerini severler. Psikolojisi güçlü insanların en belirgin özelliklerinden biri de pozitiflik, öz sevgi ve öz saygıdır. Daha önce de güçlü psikolojiye sahip kişilerin öncelikle bireyci bir düşünce yapısına sahip olduğunu, her şeyden ve herkesten önce kendini düşündüğünü ve kendi sağlığını, mutluluğunu gözettiğini belirtmiştik. Bu sevgi durumu onları mutlu ederken aynı zamanda özgüvenini de beslemektedir. Bu özellik yalnızca kişiye değil, çevresine de olumlu etkiler bırakmaktadır. 


MORA TERAPİ İLE SAĞLIKLI DUYGULAR VE GÜÇLÜ PSİKOLOJİ!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.


21 Kasım 2022 Pazartesi

TÜKENMİŞLİK SENDROMUNA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?



Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik sendromu son birkaç yılda duymaya aşina olduğumuz bir duygu durumu olarak karşımıza çıkmaktadır. Tükenmişlik sendromu tıbbi bir tanı olarak kabul edilmediği için, bir hastalık olarak tanımlamak da doğru değildir. Tükenmişlik sendromu için daha doğru olan tanım; uzmanlar tarafından kabul edildiği şekliyle, yoğun şekilde yaşanan stres durumudur diyebiliriz. Tükenmişlik sendromu, tedavi edilmediği sürece önemi artacak olan ve kişiye daha da fazla zarar verecek olan psikolojik bir sorundur. Kişinin hayatını doğrudan olumsuz etkileyen ve giderek yaygınlığı artan tükenmişlik sendromu nedir ve nasıl bir duygu durumudur açıklayalım:

Tükenmişlik sendromu; bireyin kendini mutsuz, yalnız, enerjisiz ve yetersiz hissetmesiyle birlikte hayatından keyif alamaması ve mutsuz olması sonucunu doğuran bir duygu durumudur. Ve tükenmişlik sendromu zaman içerisinde kendiliğinden geçemeyen bir duygu durumu olmadığı için, tedavi edilmezse etkileri artarak devam eder. Bu etkiler kişinin sağlığını doğrudan etkileyen depresyon, kalp hastalığı, diyabet gibi ciddi fiziksel ve psikolojik hastalıklardır.

Tükenmişlik sendromunun ortaya çıkmasının baş nedeninin stres, özellikle de iş stresi olduğunu söylemek mümkündür. Bununla birlikte tükenmişlik sendromu işsiz insanlarda, ev hanımlarında, emeklilerde, öğrencilerde kısacası tüm insanlarda görülebilme olasılığı olan bir duygu durum bozukluğudur. İş hayatının yoğun, zor, stresli olması kişiyi mutsuzluğa sürükleyecek önemli bir etkendir. İş hayatında duyulan mutsuzluk kişinin genel hayatına sirayet etmeyebilirken, kişiyi depresyona sürükleyecek tek bir neden bütün hayatını olumsuz etkileyebilmektedir.

Aynı şekilde hayatının çeşitli dönem ve durumlarında stresten kaçınmayan tüm insanlar, stresini yönetemediğinde ve uzman bir destek almadığında tükenmişlik sendromuna yakalanma ihtimaline sahiptirler.

Depresyon yaşayan birinin tükenmişlik sendromu da yaşama ihtimali yüksek olmakla birlikte, depresyon bir tetikleyici durumunda da olabilmektedir.

Tükenmişlik sendromunun daha çok iş hayatında problem yaşayan ve stresli insanlarda baş gösterebileceğini belirtmiştik. İş/çalışma hayatındaki sorunları biraz daha açacak olursak; mesleki deformasyon, iş yoğunluğu, baskı ortamı ve çeşitli müdahalelere maruz kalabilecek pozisyondaki kişilerde tükenmişlik sendromu görülme olasılığı yüksektir.


Tükenmişlik Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

• Tükenmişlik sendromuna yakalanmış bireylerde en çok etkili olan özellik bitkinlik, yorgunluk ve bıkmışlık hissidir.

• Tükenmişlik sendromu yaşayan bireylerin bunalma hissi ile birlikte içine kapanma, kalabalıktan, sosyalleşmekten kaçınma da görülmektedir. Sosyallikten kaçınmakla birlikte, aile üyeleri, arkadaşları ve çevresindeki diğer kişilerle iletişimini koparan bireyler; bu kişilere olan güven duygusunu da kaybetmeye meyilli olabilmektedirler.

• Tükenmişlik sendromuna yakalanan bireylerde sorumluluklarının ve kendisine gelen taleplerin onu daha çok kaçışa sevk etmesi üzerine, bu kişilerde yalnız kalma ve örneğin bir anda tek başına tatile çıkma gibi uzaklaşma çabaları görülmektedir.

• Tükenmişlik sendromuna yakalanan kişilerde, genel olarak mutsuz ve bitkin ruh halinin etkisi ve kaçış yöntemi olarak duygusal yeme, sigara-alkol-madde gibi bağımlılıklara yönelme görülmesi de olasıdır.


Tükenmişlik Sendromuna Yakalanmamak İçin Neler Yapılabilir?

• Öncelikli olarak tükenmişlik sendromu doğrudan strese dayanan bir sorun olduğu için, günlük yaşantımızda stresten olabildiğince uzak kalmak çok faydalı olacaktır. Eğer stres kaçınılmaz ise de bununla ilgili özel bir destek alınması durumunda stresin tükenmişlik sendromuna evrilmesi önlenebilecektir.

• Tükenmişlik sendromu ve daha farklı pek çok psikolojik sorunun başta gelen sebebi strestir. Strese sebep olabilecek birçok durum ve olayla günlük hayatımızda hepimiz karşılaşabilmekteyiz. Olabildiğince bu ortam ve durumlardan kaçınmak ile birlikte, kendimizi ve bizi mutlu eden şeyleri daha iyi tanıyarak hayatımızın içine adapte edebilirsek stresi yönetme ve stres ile başa çıkabilme adına da önemli bir adım atılacaktır.

• Vücudumuzda bir dengenin olması ve fiziksel-ruhsal-zihinsel anlamda sağlıklı olmamız yaşantımıza pek çok olumlu şey katmakla birlikte bizi daha mutu edecektir. Bu doğrultuda da sağlığımızı korumak için elimizden geleni yapmakla sorumluyuz. İlk olarak sağlıklı beslenme sonrasında düzenli bir uyku, bağımlılıklardan uzak bir yaşam, egzersiz ve sportif aktiviteler yapmak bizi önce fiziksel anlamda ve bununla bağlantılı olarak ruhsal ve zihinsel anlamda sorunlardan uzaklaştıracaktır.

Duygu-Durum Bozukluklarında Mora Bach Çiçekleri Terapisi

Kişinin tedaviye isteğinin oluşması ve durumunu kabullenmesi önemli bir adımdır. Bunun için de çevrenin bireyi doğru yönlendirmesi önem taşır. Bireyin duygularının ve endişelerinin var olduğunu doğrulamak önemlidir. Tükenmişlik sendromunun etkilerini hisseden ve bununla ilgili dertlerini anlatan bireye durumun farkındalığından uzak ve olumlayıcı ve sadece güven veren cümleler kullanmak, kişinin durumunu hafife almak doğru olmayacaktır. Bu durum tükenmişlik sendromu yaşayan kişide umutsuzluk ve değersizlik hissi yaratabilmektedir. Bunun yerine kişinin durumunu doğrulayıcı sözcüklerle destek vermek daha doğru olacaktır. Sonuç olarak da tükenmişlik sendromu yaşayan kişi, durumu kavrayarak doğru adımlar atacaktır.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, stres, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.


27 Nisan 2020 Pazartesi

KİŞİSEL ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ DEĞERLİDİR HAYATI DİLEDİĞİNİZCE VE MUTLU YAŞAYIN

Yaşamın tamamı hareket, büyüme ve değişim içerir. Peki sizin için uygun olan ne? Aslında hepimiz özgürüz. Seçim yapabilir ve geleceğimizi ona göre şekillendirebiliriz. Gerçekten istediğimiz hayatı yaratma yetisine sahibiz.

“Biz, birer robot değiliz. Memeli türünden gelmekle birlikte artık tam olarak bir hayvan bile diyemeyiz insanlığa. Aslında bilincini kullanan canlılar olarak sonsuz bir olasılıklar denizinde yüzüyoruz. Yeryüzünde bize yaraşır, sevdiğimiz hayatı yaratma şansımız her zaman var.



Kölelik dönemi biteli çok oldu.

Kimseyi kendimize köle etmeyi nasıl sevmiyorsak (ki sevmeyelim sakın, bu kadar egosantrik olmayalım) bize de kölelik dayatılmadığından emin olmalıyız.
Peki bize kölelik nasıl dayatılabilir? Başkalarının gündemine boyun eğmekle. Hayatınızdaki insanları düşününün. İstediklerini yaptırmak için size sıklıkla ahlaki veya duygusal yollardan yaptıkları baskıları. Pek tabidir ki yakınlarımıza ve sevdiklerimize karşı sevgi dolu ve anlayışlı olmak çok önemlidir. Ancak her şeyden önemlisi kendimizle ilgili konularda kontrolün bizde olması aslında bizi mutlu eder.  

Farkına vardığınız zaman çok net olarak anlayacaksınız ki asıl sorun başkaları değil, kendinizi koşullara, diğer insanlara teslim etme konusunda ikna edişiniz ve kendinize olan güvensizliğiniz.

Daha da sinsi ve görünmeyen olan; yetiştiğimiz kültürün baskın kuralları, inançları, değerleri ve bizi yönlendirdikleri gizli koşullandırmalardır. Politika, din, eğitim, ırk, göç, yaşam tarzı gibi önemli normları düşünün. Liste sonsuza kadar uzayabilir. Hiç düşünmeden yaşarsanız ve kendi istek, beklentilerinizin farkında olmazsanız, temel yaşam biçimini sorgulamayacak şekilde normalleştirip içinde yaşadığınız toplumla tamamen özdeşleşebilirsiniz.
Oysa çok daha iyi bir yol mümkün; Kişisel özgürlüğü seçmek. Kişisel olarak özgür olmayı her zaman her durumda seçebiliriz. Bunu yapmak için önünüze gelen her seçimi sorgulayarak işe başlamak en iyisi. Gerçekten istediğim bu mu? Beni mutlu edecek olan, sağlığımı, mutluluğumu, yaşam konforumu arttıracak olan seçim bu mu?

Kesinlikle kişisel özgürlüğümüzü yaşamaya değer! Neden mi? Çünkü kendi yaşamımızı kendimiz kontrol edebilir, kendimize bize uygun hedefler belirleyebilir, hedeflere ulaşmak için hangi yoldan gideceğimize karar verebilir ve yaptığımız ve olduğumuz her şeyi kendi istediğimiz kalitede yapabiliriz. Kişisel özgürlüğümüz hayatta kendimize verebileceğimiz en büyük hediyedir. Sorumluluk almamızı, hayatı olumlu anlamda değiştirebilmemizi sağlar.

Olumlu yaşam tarzı değişiklikleri ancak kişisel olarak özgür olduğunuz zaman yapabileceğiniz şeylerdir. Çünkü gerçekte sorumluluk almanızı gerektirir. Özgür olmadığınız zamanlarda sorumluluk da almadığınızdan yapılabilecekleri yapamazsınız. Kendi hayatınızla ilgili konularda kontrollü, yaratıcı ve sorumlu olmanızı, olumlu yaşam değişiklikleri yapmanızı sağlayan şey kişisel özgürlüğünüzdür.

Kendi geleceğini kendin yarat
Unutmayın, geleceğimiz değişmez bir sabit değildir. Kendi özgür seçimlerimizle istediğimiz gibi şekillendirebiliriz. Enfes kararlar vererek kendimiz için en doğru seçimleri yapabiliriz.

Doğru seçimler için doğru soruları sormak olmazsa olmaz. Hedef belirlemek ve strateji oluşturmak için doğru soruları sormakla işe başlamak gerekiyor. Mesela;
Bazı şeyler olmasını gerektiğini düşünüp öylesine sorgulamadan kabul ettiğiniz şeyler mi?
Hayatta sizin için önemli olan ana değerler neler?
Hedeflere ulaşmak için çözüm yolları neler olabilir? 
Ne hakkında meraklı ve tutkulusunuz?
Neleri çok severek yapıyorsunuz?
Nasıl yaşadığınızda kendinizi mutlu hissediyorsunuz?

Bu ve benzeri detay sorularla birlikte en derinde sizin için önemli olan şeylerin farkına varıp hayatınızı istediğiniz yönde değiştirme konusunda adımlar atmaya başlayabilirsiniz.

Kişisel özgürlüğümüz en değerli varlığımızdır. Bizi mutluluğa taşıyan en önemli değerlerin başında gelir. Hepimizin istediği, hak ettiği ve ihtiyacı olan şeydir. Unutmayalım, geleceğimiz bizim elimizde, biz şekillendiriyoruz. O zaman sorumluluk alalım ve olumlu değişimler yapalım.

Her zaman ruh, zihin, beden bütünlüğünde olduğunuz mutlu, sağlıklı, özgür bir yaşam diliyoruz.


6 Ekim 2016 Perşembe

Mora Terapi ile korkunun hayatınızı kuşatmasına engel olun

Kişilerin kendi bütünselliğinde çok geniş alanlara yayılan korkular aslında zihne yerleşmiş otomatik programların sonucudur. Genel geçer anlamda korkuyu bir belirsizlik karşısında tehdit algısıyla tetiklenen, rahatsız edici ve olumsuz bir his olarak tanımlayabiliriz. Günlük yaşamda sık yaşanlar korkular olarak; yükseklik korkusu, hayvan korkusu, kapalı alan korkusu ve karanlık korkusunu sıralayabiliriz.Korkuların ardında kimi zaman yaşanmış kötü tecrübeler yer alırken, tecrübe edilmemiş, çevresel etkenlerden öğrenilmiş korkular da, korku yaşayan kişini hayatını sekteye uğratabilir.

Kişi kendisi için tehlikeli gördüğü durumu hayatına kronik olarak yayar. Bu genelleme kişinin tüm hayatına etki eder, kişi kendisine yabancılaşır ve depresif bir noktaya doğru ilerler.İnsanlar,  korkularını cesur adımlar ve pozitif düşüncelerle hayatlarından uzaklaştırabilir. Unutulmamalıdır ki tüm insanlığın ortak bir korkusu yoktur ve korkular sonradan kazanılmıştır.

Doğal ve yan etkiye yol açmayan tedavi

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi başta korku ve kaygı bozuklukları olmak üzere 38 farklı duygu durumu için 38 farklı çiçek kürü kullanır.

Avrupa’da 100 yıldır kullanılan ve çiçek özlerinden oluşan Bach Çiçekleri Terapisi’nde, uygulanan kürler defalarca süren işlemlerle ulaşılan bitki özüyle yapıldığından herhangi bir ilaçla etkileşime girip yan etkiye yol açmaz. Homeopatik (benzeri benzer ile tedavi etme yöntemi) ilaç tedavisi olan Bach Çiçekleri Terapisi, çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansların Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur. Bach Çiçekleri Terapisi, otomatik korkuların vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyaller filtreleyerek vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.Korkuya maruz kalan bireylerde bozulan elektromanyetik sinyallerin vücuttan atılmasıyla kişide rahatlama, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluk dikkat çekiyor.  Bach Çiçekleri Terapi ile ruhsal durum dengelendiğinden oluşan pozitif düşünce, bedensel rahatsızlıklarda da iyileşme görülmesinisağlar, kişinin motivasyonunu artırır. Pozitif düşüncelere sahip bireyler ruh, beden ve zihin üçleminde sağlıklı bir yaşam sürerler.

38 farklı Bach Çiçekleri Terapi kürlerinden; dehşet, büyük korku, panik atak ve histeri hali için Rock Rose (Kaya Gülü) kürünü; endişe, sebepsiz korkular ve açıklanamayan huzursuzluk hissi için Aspen (Tirek Kavak) kürünü tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı günler…





28 Temmuz 2016 Perşembe

Strese karşı acil yardım kürü: Bach Çiçekleri

Tartışmasız stres, modern yaşamın en önemli hastalıklarından biri. Aslında hormon salgılama durumu olan stres, vücudun dengesine bozarak uyumlu çalışmasına engel oluyor. Vücudun normalden daha fazla enerjiye ihtiyaç duymasını sağlayan stres, canlılarının hayatının ya da güvenliğinin tehdit altında olduğunu hissettiği anlarda salgıladığı bir hormonlardan ibaret.

İş tresi, sınav stresi, trafik ve günlük kaygılar gibi nedenlerle gibi sonsuza kadar devam ettirebileceğimiz liste, insanın kendisini devamlı olarak tehdit altında ve güvensiz hissetmesine sebep oluyor. Bu sebeple vücudumuzu sürekli kriz durumundaymış gibi çalıştırdığımız için uzun vadede bu durum bedenimize ve ruhumuza ciddi zararlar veriyor. Sindirim sisteminden, kalp damar hastalıklarına, kas problemlerinden cilt hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa neden olan stresten kurtulmanın doğal ve etkili yolu olarak Mora Terapi yardımınıza yetişiyor.

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada psikolojik sorunlar için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür. 38 farklı çiçek kürünün tanımlanmış 38 duygu durumu için kullanılan Bach Çiçekleri Terapisi; korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, gibi duygu ve düşünceleri gidermek için de kullanılıyor.

Dehşet, büyük korku, panik atak ve histeri hali için Rock Rose (Kaya Gülü) kürü. Endişe, sebepsiz korkular ve açıklanamayan huzursuzluk hissi için Aspen (Tirek Kavak) kürü. Umutsuz, çaresiz ve kötümserlik için Gorse (Karaçalı) kürü. İsteksizlik ve motivasyonsuzluk hali için Hornbeam (Gürgen) kürü. Zihinsel ve fiziksel yorgunluk, bitkin tükenmişlik hali için ise Olive (Zeytin) kürü olan Mora Bach Çiçekleri Terapisi stres ve benzeri duygu durumları için İlk Yardım Kürünü hastalarına sunuyor. Sıklıkla kullanılan Bach Çiçekleri kombinasyonu olan İlk Yardım Kürü, Bach Çiçekleri tedavisinde kullanılan 38 kürden 5’ini içeriyor. Dr. Bach tarafından bir çeşit acil durum karışımı olarak bir araya getirilen İlk Yardım Kürü, çok yönlü kriz kürü olarak da biliniyor.

Klasik tıp ile yarış halinde olmayan, aksine klasik tıbbın yöntemlerini kabul eden Bach Çiçekleri Terapisi İlk Yardım kürü; panik, şok, korku ve panik atak durumları gibi tüm acil durumlar için kullanılabilir. Avrupa’da hem sıvı hem krem şeklinde sunulan İlk Yardım Kürü, oral yolla (sıvı) alınabileceği gibi böcek ısırıkları, burkulma veya ezilme durumlarında haricen vücuda sürülmesi şeklinde de uygulanabiliyor.