vitamin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vitamin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2023 Pazartesi

AVOKADO’NUN FAYDALARI NELERDİR?



Avokado, içeriğinde sağlıklı yağlar, lifler, vitaminler ve mineraller bulunan besleyici bir meyvedir. Bazı faydaları şunlardır:

Bir tropikal iklim besini olan avokado; ülkemizde de tüketim yaygınlığı kazanmaya başlamıştır.

Avokadonun pek çok faydası vardır. Gerek besleyiciliğiyle gerekse içindeki sayısız vitamin ve mineral ile sağlık için herkesin tüketmesi gereken bir besindir. Güçlü bir lif kaynağı olan avokado az miktarda şeker içermektedir. Ortalama bir avokado yaklaşık 250 kaloridir ve bu kalorinin %75’inden fazlası iyi yağlardan gelir. Lifli yapısı sayesinde doyuruculuğu yüksek olan ve uzun süre tok tutan avokado, yemeklerde de sağlıklı bir yağ çeşidi olarak kullanılabilmektedir.

Avokado, bir sağlıklı yağ ve lif kaynağı olarak bilinir. Avokadonun içeriğinde Magnezyum, B6, C vitamini, E vitamini ve folat dahil olmak üzere birçok vitamin ve mineral bulunmaktadır. Folat anne karnındaki bebeğin gelişimi ve annenin sağlığı için oldukça önemli olan, besinlerde bulunan B9 vitamininin bir türevidir. Bu vitaminler bağışıklık sistemi sağlığı için oldukça gereklidirler. Verisel olarak ise yarım avokadonun, vücudun günlük potasyum ihtiyacının %10'unu karşıladığı bilinmektedir. Yine aynı şekilde, iltihap bastırma ve oksidatif hasara karşı koruma görevi olan B6 ihtiyacının da günlük olarak %15'ini karşılamaktadır. Vücutta B6 yetersizliği, bağışıklık fonksiyonunu olumsuz etkileyebilmekte ve hastalıklara yatkınlığı arttırabilmektedir.


         AVOKADONUN İÇERİĞİ VE FAYDALARI

• Sağlıklı Yağlar: Avokado, hem içeriği hem de çekirdeğiyle doymamış yağlar bakımından zengin bir meyve olarak bilinir. Bu yağlar kalp sağlığı başta olmak üzere pek çok şeye iyi gelmektedir. Saç ve cilt de bu yağların olumlu etkisinin görüldüğü yerlerdir.

• Yüksek Lif İçeriği: Sindirim sisteminin sağlığı ve düzenlenmesindeki önemli yardımcılardan biri liflerdir. Lif bakımından olfukça zengin olduğu bilinen avokado da kabızlığı önlemeye, bağırsakların iyi çalışmasını sağlamaya ve kolon kanserine karşı korumaya yardımcı olmaktadır.

• Cilt Sağlığı: Çeşitli vitaminlerin ve özellikle de antioksidan özelliğe sahip olan besinlerin cilt ve saçlar için ne kadar önemli olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Avokado da yüksek antioksidan içeriği ve vitaminler bakımından zenginliği ile cildin ve saçların sağlıklı kalmasına yardımcı olmaktadır.

• Göz Sağlığı: Avokadonun zengin bir E vitamini kaynağı olduğundan bahsetmiştik. Bunun yamı sıra göz sağlığı için oldukça önemli olduğu bilinen zeaksantin ve lutein gibi besin maddelerinin de içeren avokado; göz sağlığını da desteklemektedir.

• Kilo Kontrolü: Kalori içeriği bakımından diğer meyve ve sebzelerden daha üstün olan avokado, lif ve sağlıklı yağlar zengini olduğundan tokluk hissi verir, iştahı düzenler ve farklı gıdalarla tüketildiğinde doyurucu bir öğün olabilmektedir. Bu şekilde kilo kontrolüne de yardımcı olabilmektedir.

• Beyin Sağlığı: Çeşitli yağlar içerdiğinden ve zengin bir sağlıklı yağ kaynağı olduğundan bahsettiğimiz avokado, Omega-3 yağ asitleri de içermektedir. Ve bu yağ asitleri beyin sağlığına yardımcı olmaktadır.

• Kalp Sağlığı: Yüksek oranda yağ içeren bir besin olan avokadonun içeriğindeki bu yağ oranının %60 kadarı doymamış yağlardır. Ve araştıramalar bu yağların kalp hastalıklarına karşı koruma sağladığını ve kalp sağlığını desteklediğini göstermektedir.

• Kan Basıncı Kontrolü: Avokado; potasyum, folat ve lif zengini bir besindir. Ve içeriğindeki tüm bu besin değerleri, özellikle de yüksek potasyum sayesinde kalp-damar sağlığının desteklenmesine yardımcı olur ve kan basıncı düzenleyiciliği ve kontrolü de sağlar.


AVOKADO NASIL TÜKETİLİR?

Yeşil kabuğa ve iri bir çekirdeğe sahip olan avokadonun yenilebilmesi için belli bir olgunluğa erişmiş olması gerekir. Ortadan ikiye bölünerek kolayca çekirdeği çıkarıldıktan sonra çeşitli tariflerle tüketilebilen avokado pişirilmeyen bir besindir ve genelde salata çeşitleri yapılarak tüketilir.

Yumuşak, kremsi kıvamlı olmasından ve sağlık için pek çok faydası bulunmasından ötürü bebeklere rahatlıkla yedirilmektedir.

Vegan ve vejetaryenler de avokadoyu kırmızı et alternatifi olarak tüketebilmektedirler.

Her gıdada olduğu gibi avokado tüketiminde de aşırıya kaçmak sağlıklı olmayacaktır. Bu nedenle bebek ve çocuklar başta olmak üzere her yaştan bireyler için öncelikle bir hekime danışmak gerekmektedir.


25 Mart 2021 Perşembe

Yüksek Antioksidan İçerikli Yiyecekler Nelerdir?

 YÜKSEK ANTİOKSİDAN İÇERİKLİ YİYECEKLER NELERDİR?


Antioksidanlar vücudumuzda üretildikleri gibi, kimi gıdalarda da bulunur. Potansiyel olarak zararlı serbest radikal moleküllerinin neden olduğu hasarlardan vücudumuzu korumaya yardımcı olurlar. Serbest radikaller vücudumuzda fazlaca biriktiğinde DNA ve hücrelerimize zarar veren, oksidatif stres olarak bilinen bir duruma neden olur.


Oksidatif stresin kronik olarak sürmesi ise tüm kronik hastalıkların oluşma riskini arttırır.


Dolayısıyla antioksidan bakımından zengin gıdalarla beslenmek kandaki antioksidan seviyesini arttırmak ve oksidatif stresle savaşmak için birebirDİR.

Yiyeceklerin içerisindeki antioksidan içeriği FRAP tekniği ile ölçülebiliyor. Bu test, gıdalardaki antioksidan içeriğini ve belirli bir serbest radikali ne kadar iyi nötralize edebildiklerini ölçer. 


İşte ölçülmüş ve antioksidan değerleri açısından yüksek ANTİOKSİDAN değerlerİ bulunmuş gıdalardan bazıları;


Bitter Çikolata;

Çikolata sevenler aslında çok şanslı. Ancak bitter çikolata normal sütlü çikolatadan daha fazla kakao, daha fazla antioksidan ve mineral içerir. Hatta bilinen yiyecekler içerisinde en yüksek antioksidan içeriğine sahiptir diyebiliriz.


Dahası kakao ve bitter çikolatadaki antioksidanlar vücutta enflamasyonun ve kalp hastalıkları risklerinin azalması ile de ilişkilendirilmiştir. Düşük kan basıncı ile kakao ve bitter çikolatadan zengin ürünler tüketmek arasında da olumlu bir korelasyon bulunduğunu ispatlayan pek çok çalışmalar mevcuttur. Bir başka çalışmada, bitter çikolatanın kan antioksidan seviyelerini yükselterek iyi HDL kolestrolü desteklediğini, kötü LDL kolestrolün oksitlenmesini önleyerek kalp hastalıkları riskini azaltabileceğini buldu.

Özet olarak diyebiliriz ki; Bitter çikolata, en yüksek antioksidan kaynaklarının başında gelir.


Pekan Cevizi:

Pekan Cevizi Meksika ve Güney Amerika’ya özgü bir kuruyemiş türüdür. Sağlıklı yağlar ve zengin mineraller kaynağıdır. Ayrıca cidden yüksek miktarlarda antioksidan kaynağıdırlar. 

Pekan cevizleri kandaki antioksidan seviyelerinin yükselmesine yardımcı olurlar. Örneğin bir araştırma, günlük kalorilerinin %20’sini pekan cevizi tüketerek elde eden kişilerin antioksidan seviyelerinde önemli ölçüde artışlar buldu. Hatta başka bir çalışmada pekan cevizi tükettikten sonraki 2-8 saat içerisinde okside kan LDL seviyelerinde %26-33 düşüş yaşandığı bulundu. 


Pekan cevizlerinin tek dezavantajı, çok kalorili olmalarıdır. Bu yüzden aşırı tüketimden mutlaka kaçınılmalıdır.


Çilek;

Çilek en popüler, en sevilen meyvelerden bir tanesidir. Harika bir tadı var, C vitamini deposu ve zengin bir antioksidan kaynağıdır. Üstelik çilek ona kırmızı rengini veren antosiyanin denen antioksidanlara sahiptir ki karaciğer ve kalp detoksu için birebirdirler. Kötü kolestrolün düşürülmesi konusunda mükemmellerdir.


Enginar;

Enginar yapraklarının eski toplumlarda sarılık gibi karaciğer rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanıldığı bilinir. Enginar aynı zamanda harika bir diyet lifi, mineral ve antioksidan kaynağıdır.

Klorojenik asit olarak bilinen antioksidan açısından özellikle zengindir. Araştırmalar, klorojenik asidin antioksidan ve antienflamatuar faydalarının bazı kanser, tip2 diyabet ve kalp hastalıkları risklerini azaltabileceğini göstermektedir. 

Enginar haşlandığında antioksidan içeriği 8 kat, buharda pişirildiğinde 15 kat artmaktadır. Ancak enginarı kızartmak antioksidan içeriğini azaltabilir. Pişirme, hazırlama şekli özellikle önemlidir.


Kırmızı Lahana;

Kırmızı lahana etkileyici bir besin profiline sahiptir. C, K ve A vitaminleri bakımından çok zengindir ve yüksek antioksidan içeriği vardır. Normal lahanaya göre 4 kattan fazla antioksidan içeriğine sahiptir. Bunun bir nedeni de kırmızı lahananın antisiyoninler içermesidir.

C vitamini içeriği de çok yüksektir ve biliyorsunuz ki C vitamini vücutta başlı başına bir antioksidan görevi görür. Bağışıklığı güçlü tutmak ve cildi sıkılaştırmak C vitaminin yardımcı olduğu rollerin başında gelir.


Aynı enginar gibi, kırmızı lahanayı hazırlama biçimi de antioksidan içeriğini etkileyebilir. Buharda pişirmek hiç uygun olmaz, antioksidan içeriği %35’lere varan oranda azalabilir. Kaynatmak veya karıştırarak kızartmaksa içeriği arttırır.


Fasulye;

Fasulye en sağlıklı baklagillerdendir. Lif bakımından da inanılmaz zengindir. Aynı zamanda iyi bir bitkisel antioksidan kaynağıdır. 

Barbunya gibi kimi fasulye çeşitleri kaempferol adı verilen belirli bir tip antioksidanı içerirler. Bu antioksidanın vücutta iltihaplanmayı durdurucu, kanser hücrelerinin büyümesini önleyici etkileyici faydaları vardır.


Pancar;

Pancar, bilimsel adı Beta vulgaris olan bir sebzenin kökleridir. Tadı hafif olmakla birlikte harika bir lif, potasyum, demir, folat ve antioksidan kaynağıdır.

Betalainler adı verilen bir antioksidan grubu açısından özellikle zengindirler. Betalainler, kolon ve sindirim sisteminde daha düşük kanser riski ile ilişkilendirilmişlerdir. 

Vücuttaki iltihabı durdurmaya yardımcı olabildiklerine dair araştırmalar vardır.

Örneğin, bir araştırma, pancar özünden yapılan betalain kapsüllerinin alınmasının osteoartrit ağrısı ve iltihaplanmayı önemli ölçüde azalttığını bulmuştur. 


Ispanak;

Ispanak besleyici değeri en yüksek sebzelerden biridir. Vitamin, mineral ve antioksidan yüküdür ve kalorisi çok düşüktür.  

Ayrıca gözleri UV ve diğer zararlı dalga boylarındaki ışıklardan koruyan lutein ve zeaksantin kaynağıdır. Lutein ve zeaksantin birer antioksidandır ve serbest radikallerin zamanla neden olabileceği göz hasarıyla mücadeleye çok yardımcı olurlar.


Özet olarak antioksidanlar vücudumuzun doğal ürettiği bileşiklerdir ancak gıdalardan da alınabilirler. Bunlar vücudumuzu oksidatif stresle biriken serbest radikallere karşı korurlar. Ne yazık ki oksidatif stres kronik hastalıkların vücutta oluşma riskini tetiklerler. 


Neyse ki antioksidan gıdalarla beslenerek bu riski en minimuma indirme şansımız her zaman var. Bu şansı kullandığınız, doğru beslendiğiniz, sağlık dolu günler diliyoruz. 


Kaynakça:

 Nutr 2010 Jan 22;9:3. doi: 10.1186/1475-2891-9-3. The total antioxidant content of more than 3100 foods, beverages, spices, herbs and supplements used worldwide

Monica H Carlsen 1, Bente L Halvorsen, Kari Holte, Siv K Bøhn, Steinar Dragland, Laura Sampson, Carol Willey, Haruki Senoo, Yuko Umezono, Chiho Sanada, Ingrid Barikmo, Nega Berhe, Walter C Willett, Katherine M Phillips, David R Jacobs Jr, Rune Blomhoff


www.nutritionaldata.self.com

2004 Oct;59(5):479-84. doi: 10.2143/AC.59.5.2005219.Oxidized LDL and coronary heart disease Paul Holvoet 1

www.healthline.com Ryan Raman MS;  March 2018


23 Ocak 2019 Çarşamba

RENK RENK BESLEN, DAHA SAĞLIKLI YAŞA


Sebze meyve tüketimi hem vitamin ve mineral alımı açısından hem de lif deposu olmaları açısından oldukça önemlidir. Aynı zamanda, sebze ve meyvelere renklerini veren maddelerin sağlığa faydası oldukça fazladır.
Renkli meyve sebzeler dendiğinde akla ilk gelen renkler kırmızı, turuncu, beyaz, mor, yeşil ve sarıdır. 

Besinlere renklerini veren, tek başlarına besleyici özellik taşımayan ancak sağlığı koruyan ve yaşama zindelik katan maddeler "fitokimyasallar" olarak adlandırılmaktadır. Çeşitli renklerdeki besinler tercih edildiği zaman farklı vitamin, mineral ve fitokimyasallar bir arada alınmış olmaktadır. Bu yüzden sağlıklı beslenmede renkli tercihler yapmak oldukça önem taşımaktadır.


Kırmızı ve mor besinler: Antioksidan kapasitesi yüksek olan kırmızı-mor meyve ve sebzeler, bağışıklık sistemimizi korumada oldukça etkilidir. Hastalıklara karşı vücudumuzu korumakta ve kırmızı kan hücrelerini olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca, kalp-damar sağlığı için de oldukça etkilidir. Domates, kırmızı kapya biber, çilek, kiraz, böğürtlen, frambuaz, yaban mersini, nar gibi besinler örnek olarak verilebilmektedir. Tüm bu etkilerin yanı sıra özellikle mor renkli patlıcan, siyah üzüm, mor lahana, incir ve mürdüm eriği gibi besinler kansere karşı koruyucu ve yaşlanma karşıtı etkileri ile bilinmektedir.


Sarı ve turuncu besinler: Genellikle yüksek C vitamini ve yüksek lif içerikli besinlerdir. Toksinleri vücudumuzdan uzaklaştırarak vücut direncimizi arttırmaktadırlar. Yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsak sağlığımıza da olumlu etkilemektedirler. Besinlere turuncu rengi veren bileşik olan beta-karotenin kanser, damar sertliği ve katarakt gibi hastalıkları önlediği yönünde araştırmalar bulunmaktadır. Ayrıca güçlü bir antioksidan olduğundan hücreleri erken yaşlanmadan da korumaktadır. Muz, limon, ananas, sarı biber, kayısı, kavun, havuç, mango, balkabağı, portakal, mandalina bu besinlere örnek olarak verilebilmektedir.

Yeşil besinler: Yeşil besinler oldukça zengin bir sınıftır. Lif, vitamin ve mineral içeriği oldukça yüksek gruplardan biridir. Kansere karşı koruyucu ve K vitamini açısından da zengindir. Özellikle karaciğer sağlığında ve toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasında önemli rol oynamaktadırlar. Mutlaka her öğünde bulunması tavsiye edilmektedir. Brokoli, maydanoz, marul, roka, taze nane, dereotu, ıspanak, enginar, yeşil biber, yeşil erik, yeşil elma, kivi, taze fasulye, kabak gibi besinler örnek olarak verilebilmektedir.

Beyaz besinler: Sarımsak, soğan, karnabahar, turp, kereviz, pırasa gibi besinlerin içinde bulunduğu bu grup, enfeksiyonlardan korunmada ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde oldukça önemlidir. Aynı zamanda anti-inflamatuar ve kansere karşı koruyucu etkileri ile de dikkat çekmektedirler.

Siyah besinler: Özellikle anti-kanserojen etkisi ile bilinen bu besinlerin ayrı ayrı kan şekerini dengeleme, tokluk hissi verme, bağırsak hareketlerini düzenleme, demir emilimini arttırma, tansiyonu dengeleme gibi önemli etkileri bulunmaktadır. Koyu renge sahip meyveler kalp sağlığı ve idrar yolları sağlığında da olumlu etki yaratmaktadır. Siyah üzüm gibi kabuk ve çekirdeği ile birlikte yenilen meyveler, vücut hücrelerinin yenilenmesinde oldukça etkilidir. Keçiboynuzu, kuru üzüm örnek olarak verilebilmektedir.

Her besinden alınabilecek vitamin, mineral ve bileşenler farklı olduğundan öğünlerde farklı renkli sebze ve meyvelere yer vermek çok önemlidir. Mora Terapi ile yapılan kilo terapilerinde kişilerin olumsuz beslenme davranışlarından uzaklaşarak doğru besin tercihleri yapabilmeleri ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olabilmeleri desteklenmektedir.