kaygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2023 Pazartesi

(TSSB) NASIL TEDAVİ EDİLİR?





TSSB yani Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Hayatımız boyunca hepimizin çeşitli zorluk, stres, kaygı, üzüntü ve travmatik olaylar yaşamamız olasıdır.

Aniden gerçekleşen, psikolojik ve fiziksel olarak hazırlıksız olduğumuz her durum ve olay bizde bir çöküşe ve zamanla travmatik bir ruh hali ve semptomlara sebep olabilmektedir.

Aniden gerçekleşen maddi ve manevi kayıplar, yaşanan doğal afetler ve bunların doğurduğu sonuçlar, sözlü ve fiziksel tacizler vb. durumlar kişide travma yaratmaya sebep olabilecek durumlardır.

Travma yaşandıktan sonra kişide çeşitli belirtiler görülmekte ve etkisinden çıkmak güç olabilmektedir.

Travma sonrası en çok yaşanan ve kişinin yaşamını her yönden olumsuz etkileyen bir duygu durumu da strestir.

Travma sonrası gelişen stres bozukluğu belirtileri şunlardır:

• Yaşanılan olay veya durumu sık sık hatırlama ve yeniden yaşama hissi

• Uykusuzluk

• Kabuslar görme

• İrkilme ve korku

• Çarpıntı, titreme

• Travma tekrarlanacak hissiyle diken üstünde olma

• Çevreye ve topluma yabancılaşma

• Hızlı araba sürme

• Çabuk sinirlenme

• Geleceği tasarlayamama/plan yapamama

• Odaklanmada yaşanan zorluk


Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Travma sonrası stres bozukluğu yaşanması için travmatik bir olaya maruz kalınması gerekmektedir. Birebir olarak travma yaşayan ve travmaya ikincil olarak şahit olan herhangi birinin travma sonrası stres bozukluğu yaşaması olasıdır.

Yaşanılan travmatik olay sonrasında kişide çeşitli psikolojik ve ruhsal sorunlar baş gösteriyor ve kişinin hayatını olumsuz etkiliyorsa bu durum travma sonrası stres bozukluğu yaşandığının bir göstergesidir.

Bu ruhsal ve psikolojik bozulmanın ne kadar süre devam ettiği de teşhis için önemli bir noktadır. Travma sonrası sürekli devam eden belirtiler ve anormal ruh hali travma sonrası stres bozukluğu yaşandığının belirtisidir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Travma yaşayan herkeste travma sonrası stres bozukluğu görülmediği gibi çoğunlukta görülmektedir.

Travma sonrası stres bozukluğu tedavi şekli ise daha çok psikoterapik yöntemdir.

TSSB yaşayan kişideki semptom ve uyaranın sıklığına ve şiddetine bağlı olarak uygulanacak tedavi yöntemi de uzman tarafından belirlenecektir.

TSSB tedavisinde hem ilaçlı tedavi hem de psikolojik tedavi etkili olabilmektedir.

Depresif ruh hali ve travma sonrası diğer belirtiler görülmesi sonucunda sakinleştirici, anti-depresan özelliği olan ilaçlar tedavide kullanılmaktadır.

Bir diğer tedavi yöntemi ise psikoterapidir. Travma yaşanan anı ve kişinin hafızasında bıraktığı etkiyi ve izleri mümkün olduğunca konuşarak ve sağlıksız duyguları sağlıklı hale getirmeye çalışarak uygulanan tedavi yöntemidir.


Mora Terapi ile Kaygı ve Strese Çözüm!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir. 

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.



26 Kasım 2019 Salı

EGZERSİZ YAPMAK BEYNİNİZİ NASIL ETKİLER?


Dikkatinizin gelişmesine Yardımcı olur:

20 dakikayı geçkin yüksek tempolu bir yürüyüş veya koşu sonrası beyin aktiviteleri fotoğrafınız çekilseydi gördüklerinize inanamazdınız. Beyninizin tüm bölümleri canlanmış ve çalışır vaziyette olduğunu görecektiniz. Fazla serbest bir gezi yürüyüşü veya gezme amaçlı yapılan bisiklete binme aynı etkiyi vermez ama sıkı bir şekilde yaptığınız her yarım saate yakın egzersiz beyninizin tüm bölümlerinin canlanmasını sağlar.

Hafızanızın güçlü kalmasına yardımcı olur:

Yürüyüş, özellikle tempolu yürüyüş, aerobik veya bahçecilik gibi hafif egzersizler beyninizin hipokampüsünün ( ki hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümüdür) büyümesine yardımcı olabilir. Ayrıca yaş ilerledikçe hipokampüsün küçülmesini de yavaşlatarak hafıza kaybı gibi sorunlara da engel olur. Bu konuda yapılan kimi çalışmalar çok ilginç. Eğer yaptığınız aktiviteyi severseniz hipokampüsün daha çok büyüyeceğini söylüyorlar. Bu demektir ki yapmaktan çok hoşlanacağınız bir egzersiz bulun ve onu yapmaya devam edin.

Depresyon ve kaygının azalmasına yardımcı olur:

Aerobik vb egzersizler, depresyon ve anksiyete konusunda o kadar olumlu sonuçlar doğuruyor ki, doktorunuz bile size bunu önerebilir. Bunun nedeninin, egzersizin beyin hücrelerindeki hasar ve bozulmaları yavaşlatması olarak düşünülüyor. Tam şekilde sonuç alabilmek için düzenli ve sürekli egzersiz yapmak önemli.

Zihninizi daha esnek olarak kullanmanıza yardımcı olur:

Yeni şeyler öğrenirken ve deneyimlerken beyninizin değişebilme ve esneyebilme yeteneğine “nöroplastisite” denir. Genç beyinler bu konuda yaşlılara oranla çok daha iyidir. Kişiden kişiye çok değişkenlik gösterebilen bir durumdur ve aynı yaştakiler bile farklı kapasitelere sahip olabilir. Bilim insanları her türlü egzersizin daha esnek ve kolay öğrenebilen beyinler konusunda çok yardımcı olduğu konusunda hemfikirler.






Demansı önlemek konusunda yardımcı olur:

Egzersiz yapmayanların yapanlara göre demans, alzaymır hastalıklarına yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bu sonuç aslında egzersizin obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve depresyon gibi hastalıkların önüne geçmesi nedeniyle diye yorumlanabilir. Aslında doğru bir yaklaşım; bu hastalıklardan korunarak demans ve alzaymır hastalıklarına da yakalanma riski azalmış oluyor. Ancak bunun yanı sıra egzersizin beynin beyaz ve gri maddelerini fazlalaştırdığını ve dolayısıyla bu konuda direkt bir etkisinin de olduğunu söylemeliyiz.

Kan akışına yardımcı olur:

Egzersiz kanın beyninize ulaşmasına yardımcı olur. Bunun nedeni kalbinizi ve kanı beyninize taşıyan büyük damarlardan, beyninizdeki küçük mikro kanallara kadar egzersizin tüm kan damarlarınızı güçlendirmesidir.
Güçlü kan damarları ve oluşturdukları kan akışı demansla ilgili plakların birikimlerini önlerler. Bilim insanları ayrıca güçlü kan akışının beyni güçlendirerek mental zayıflamanın önüne geçtiğini de vurguluyorlar.

Bilişsel yeteneklerinizi geliştirir:

Araştırmalar, egzersizin bilgileri yorumlama, değerlendirme, düzenleme ve dolayısıyla ona uygun şekilde davranma yeteneğini geliştirdiğini de gösteriyor. Uzun vadede egzersiz beyindeki beyaz madde yapısını değiştirerek beyin hücrelerinin bağlanmalarına yardımcı oluyor.

Kaliteli bir uyku uyumanıza yardımcı olur:

Egzersiz ruh halinizi dengede tutmaya, yatağa daha az stresle girmeye, sağlıklı bir uyku, uyanıklık döngüsünde yaşamanıza yardımcı olur. Daha fazla egzersiz yapan insanlar daha çok rem uykusu  (beyninizi ve vücudunuzu canlandırmaya yardımcı olan derin uyku) alma eğilimindedirler.

Peki ne kadar süre egzersiz yapmak fark yaratır?

Standart öneriler haftanın belirli günlerinde 30 dakikalık ılımlı bir egzersizle başlamanın uygun olacağı yönünde. Kimileri haftalık 150 dk minimum diyor, kimileri her seferinde yapılan egzersizin min 45-60 dk olmasının gerekliliğinden bahsediyor. Günlük min 45 dak, haftanın 3-4 günü yapılan bir egzersiz programıyla başlamak en uygun olanı gibi görünmekte.



Aktif, sağlıklı, mutlu günler dileklerimizle,





6 Ekim 2016 Perşembe

Mora Terapi ile korkunun hayatınızı kuşatmasına engel olun

Kişilerin kendi bütünselliğinde çok geniş alanlara yayılan korkular aslında zihne yerleşmiş otomatik programların sonucudur. Genel geçer anlamda korkuyu bir belirsizlik karşısında tehdit algısıyla tetiklenen, rahatsız edici ve olumsuz bir his olarak tanımlayabiliriz. Günlük yaşamda sık yaşanlar korkular olarak; yükseklik korkusu, hayvan korkusu, kapalı alan korkusu ve karanlık korkusunu sıralayabiliriz.Korkuların ardında kimi zaman yaşanmış kötü tecrübeler yer alırken, tecrübe edilmemiş, çevresel etkenlerden öğrenilmiş korkular da, korku yaşayan kişini hayatını sekteye uğratabilir.

Kişi kendisi için tehlikeli gördüğü durumu hayatına kronik olarak yayar. Bu genelleme kişinin tüm hayatına etki eder, kişi kendisine yabancılaşır ve depresif bir noktaya doğru ilerler.İnsanlar,  korkularını cesur adımlar ve pozitif düşüncelerle hayatlarından uzaklaştırabilir. Unutulmamalıdır ki tüm insanlığın ortak bir korkusu yoktur ve korkular sonradan kazanılmıştır.

Doğal ve yan etkiye yol açmayan tedavi

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi başta korku ve kaygı bozuklukları olmak üzere 38 farklı duygu durumu için 38 farklı çiçek kürü kullanır.

Avrupa’da 100 yıldır kullanılan ve çiçek özlerinden oluşan Bach Çiçekleri Terapisi’nde, uygulanan kürler defalarca süren işlemlerle ulaşılan bitki özüyle yapıldığından herhangi bir ilaçla etkileşime girip yan etkiye yol açmaz. Homeopatik (benzeri benzer ile tedavi etme yöntemi) ilaç tedavisi olan Bach Çiçekleri Terapisi, çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansların Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur. Bach Çiçekleri Terapisi, otomatik korkuların vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyaller filtreleyerek vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.Korkuya maruz kalan bireylerde bozulan elektromanyetik sinyallerin vücuttan atılmasıyla kişide rahatlama, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluk dikkat çekiyor.  Bach Çiçekleri Terapi ile ruhsal durum dengelendiğinden oluşan pozitif düşünce, bedensel rahatsızlıklarda da iyileşme görülmesinisağlar, kişinin motivasyonunu artırır. Pozitif düşüncelere sahip bireyler ruh, beden ve zihin üçleminde sağlıklı bir yaşam sürerler.

38 farklı Bach Çiçekleri Terapi kürlerinden; dehşet, büyük korku, panik atak ve histeri hali için Rock Rose (Kaya Gülü) kürünü; endişe, sebepsiz korkular ve açıklanamayan huzursuzluk hissi için Aspen (Tirek Kavak) kürünü tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı günler…