ruhbedenzihin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ruhbedenzihin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2023 Pazar

ÖZ BAKIM FORMLARI NELERDİR?

 


Öz bakım nedir?

Öz bakımı kısaca şu şekilde tanımlayabiliriz: Öz bakım; fizyolojik, psikolojik ve zihinsel olarak sağlığımıza dikkat etmek, bütünsel sağlığımızı korumak amacıyla yaptığımız tüm aktivitelerdir. Önemli bir nokta da, bu aktivitelerin farkındalık ile yapılmasıdır. Bu farkındalık insanda bebeklik döneminden sonra erken çocuklukta oluşmaya başlar. Çocuklarda öz bakım formları/becerileri tamamen, içinde bulundukları hayata adapte olmaya yönelik davranışlardır. Belli yaşlara gelen çocukların edinmiş olması gereken beceriler şu şekildedir:

36-48 Ay arası çocukların edinmesi gereken öz bakım becerileri:

1. Kendi kendine yemek yiyebilmek

2. Düğmesiz ve bağsız giysileri yardımsız çıkarabilmek

3. Yardımla giyinebilmek

4. Giysinin önünü arkasını ayırt edebilmek

5. Dişlerini yardımla fırçalayabilmek

6. Saçlarını yardımla tarayabilmek

7. Tuvalet ihtiyacını yardımla karşılayabilmek

8. Kendine ait eşyaları toplayabilmek.

48 - 60 Ay arası çocukların edinmesi gereken öz bakım becerileri:

1. Saçlarını tarayabilmek

2. Giysilerini yardımsız giyip çıkarabilmek

3. Giysilerini asabilmek

4. Ayakkabılarını yardımla bağlayabilmek

5. Elini yüzünü yardımsız yıkayabilmek

6. Dişlerini fırçalayabilmek

7. Sofra kurallarına uymak

8. Yemekle ilgili araç gereçleri uygun kullanmak

60-72 Ay arası çocukların edinmesi gereken öz bakım becerileri:

1. Dişlerini fırçalayabilmek

2. Vücudunu yıkamak

3. Tuvalet gereksinimini tek başına karşılamak

4. Hava şartlarına uygun kıyafetler seçebilmek

5. Ayakkabılarını bağlayabilmek

6. Yemek araç-gereçlerini bir yetişkin gibi kullanabilmek

7. Tehlike yaratacak durumları fark etmek

Belli bir yaşa kadar öğrenme yoluyla, belli bir yaştan sonra da düşünüp seçerek yaptığı öz bakımın öncelikli olarak amacı sağlıklı olmaktır. Bununla beraber bütünsel sağlık çerçevesinde değerlendirilebilen öz bakım, ikincil olarak da yaşam kalitesini arttırmak için üzerine çalışılması gereken bir durumdur.

Yaşam kalitesini arttırmak eylemini biraz daha açacak olursak; fiziki sağlık ile birlikte kişinin yaşamının hareket doğrultusunda aktifliği de artmaktadır. Fiziki sağlık, zihinsel ve ruhsal sağlıkla birlikte bir bütünü oluşturur. Ve bu bütünlük oluşurken de her biri birbirini tamamlar. Fiziki sağlığını korumaya, desteklemeye çalışan bir kişi; zihinsel ve ruhsal sağlığına da sağlıklı bir zemin hazırlamış olur. Birbirini tamamlayıcı bu durumlar kişinin öz bakıma verdiği önemle değerini katlayabilmektedir. Hem fiziki hem ruhsal hem de zihinsel sağlığımız için uygulamamız gereken öz bakım formları (biçimleri) nelerdir, şu şekilde açıklanabilir.

Öz bakım formları nelerdir?

Öz bakım formlarını/biçimlerini üç ayrı dalda incelememiz mümkündür. Fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlığımız için öz bakım.

Fiziksel Sağlığımız İçin Öz Bakım:

Fiziksel sağlığımızın iyi olması demek zihinsel ve ruhsal sağlığımız için de sağlam bir zemin demektir. Fiziken iyi durumda olursak ve bedensel sağlığımız için öz bakım yaparsak; zihinsel ve ruhsal sağlığımızın yanında bütünsel sağlığımızı korumuş oluruz. Fiziksel sağlığımız için yapacağımız öz bakım formları şunlardır:

● Hareket etmek, egzersiz yapmak, sık sık yürümek

● Uyku düzeni oluşturmak

● Sağlıklı beslenmek

● Bağımlılıklardan kurtulmak

Zihinsel Sağlığımız İçin Öz Bakım:

Ruh-beden-zihin dengesi ve sağlığı bütünsel sağlığın anahtarıdır. Zihinsel sağlığımız ve zihinsel rahatlığımız bizi ruhsal olarak da sağlıklı hale getiren önemli etkenlerden biridir. Davranış, düşünüş, duygular vb. şeylerin sağlıklı olabilmesi için zihinsel sağlığımıza da olumlu etkisi olacak faaliyetler yapmalıyız. Zihinsel sağlığımız için yapmamız gereken öz bakım formları şunlardır:

● Zihninizi rahatlatmak ve sağlığınızı arttırmak için meditasyon yapmak

● Uyku düzeninizi korumaya özen göstermek

● Bağımlılıklardan kurtulmak

● Radyasyon etkisinden belirli sürelerde uzaklaşmak ve kitap okumak, bulmaca çözmek gibi alışkanlıklar edinmek

● Sağlıklı beslenmeye özen göstermek

Ruh Sağlığınız İçin Öz Bakım:

Zihinsel olarak sağlıklı olan bir bireyin ruh sağlığı da bir o kadar iyidir demek mümkün. Ruh sağlığı da sağlıklı zihnin bir getirisi ve bir parçasıdır. Ruhumuzu beslemek ve ruh sağlığımız için öz bakım formlarını uygulamak, en az fiziki ve zihinsel öz bakım formlarını uygulamak kadar önemlidir. Ruh sağlığımız için uygulamamız gereken öz bakım formları şunlardır:

● Duygusal olarak öncelikle kendimize sevgi ve saygı göstermek ve kendimize yetebildiğimizi fark etmek

● Sahip olduğumuz her şeye karşı saygı ve şükran duymak

● Hayatın iyi yönlerini görmeyi bilmek ama aynı zamanda da yanlışlar ve hatalarla da yüzleşebilmek

● Gerek duyulduğu takdirde veya ihtiyaç olmasa da istendiğinde psikolojik destek almak

SAĞLIKLI BİR RUH VE ZİHİN İÇİN MORA BACH ÇİÇEKLERİ TERAPİSİ!

Bach Çiçekleri Terapisi bir tür homeopatik tedavidir ve çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Böylelikle kişide olumlu ve pozitif duygular gelişir ve stres, korku, kaygı gibi negatif duygular bağlamında gerçekleşen eylemlerinde de azalma ve yok olma görülür.


15 Ocak 2023 Pazar

GÜÇLÜ PSİKOLOJİYE SAHİP İNSANLAR HANGİ ÖZELLİKLERE SAHİPTİR?

 


Psikoloji; insan zihnini, ruhunu ve düşüncelerini inceleyen bilim dalıdır. Psikoloji diğer bir adıyla da ruh bilimidir. Psikoloji insan davranışlarını bilimsel olarak inceler ve bu davranışların açıklamasını yapar. Psikolojinin alanı oldukça geniştir fakat en temelde duygu ve düşünceler özelinde çalışır.

İnsan psikolojisi; insanların davranış, düşünce ve hareketlerinin altında yatan sebeplere dayanır. Hepimiz yaşamımız boyunca sonu gelmeyen bir gelişme ve değişme süreci yaşarız. Bu süreç bizim karakterimizin temelini ve psikolojimizin gücünü oluşturur. Bununla birlikte de davranış ve düşüncelerimiz, onları etkileyen faktörler sürekli bir değişkenlik gösterir. 

Ruh sağlığımız, fiziksel sağlığımız kadar önemlidir. Hayatımızı mutlu ve sağlıklı sürdürmenin altın kuralı bütünsel sağlıktır. Bütünsel sağlığın, ruh sağlığı olmadan mümkün olmadığı da açıktır. Güçlü bir psikoloji, güçlü karakterle eş konumundadır. Güçlü bir psikolojiye sahip olmak, insana sağlıklı bir ruhtan ziyade sağlıklı bir yaşam sağlamaktadır. Sağlam ve güçlü bir psikoloji insanın önce kendisine yetebilmesi, kendini tatmin edebilmesi; sonra da çevresine yetebilmesi, faydalı olabilmesi  ön koşullardan biridir.

Psikolojimizin güçlü olmasının koşulları nelerdir?

• Güçlü bir psikolojinin temelinde hiç kuşkusuz duygu kontrol vardır. Düşünebilen, hissedebilen, duyguları olan canlılar olan bizler; hayatta her durumu ve olayı yaşama potansiyeline de sahibizdir. Bu potansiyel, kendimizi yaşanılacak her şeye hazırlıklı halde olmaya da sevk etmemizin gerekçesidir. Yaşamış olduğumuz, yaşıyor olduğumuz ve yaşayabilecek olduğumuz her durum karşısında duygularımızı kontrol etmeyi ve mantıklı kalabilmeyi başarmamız güçlü bir psikolojiye sahip olmamızın altın kuralıdır.

• Kişinin güçlü bir psikolojiye sahip olması, onun her şeyden ve herkesten önce kendini düşünmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Fazla fedakarlık etmek ve bu durumun farkındalığı ile birlikte rahatsızlık duymak; kişinin, başkalarının hayatını kendisininkinden daha çok düşündüğünü gösterdiğinden bu duygu kontrol altına alınmalı ve mümkün olduğu derecede azaltılmalıdır. 

• Duygu kontrolünün ne kadar önemli olduğundan bahsettik. Bu duygulardan öfke, nefret, kızgınlık gibi duyguların sizin düşüncelerinize etki etmesine ne kadar izin verdiğiniz noktası, psikolojiniz açısından önemlidir. Kişilere karşı beslediğiniz bu sağlıksız duygulardan kurtulmanız ve karşınızdakini affedip, durumu veya olayı unutmanız en sağlıklı çözüm olacaktır.


Ruhsal olarak güçlü olan, güçlü psikolojiye sahip olan insanların belirgin özellikleri şunlardır:

• Empati kurma yönleri kuvvetlidir. Kendilerini başkasının yerine koymakta zorluk çekmezler. Bu sayede olaylara karşı çeşitli bakış açılarına sahip olurlar; bardağın hem dolu tarafını hem de boş tarafını görebilirler.


• Bireysel olarak insan ilişkileri güçlüdür. Farklı görüş ve düşüncelere açık oldukları için iletişim kurmaları da kolaydır. Güçlü psikolojiye sahip olan insanlar, duygularını kontrol etmekte de başarılıdırlar ve farklı insanlar neticesinde farklı görüşlere karşı nötr kalabilirler.


• Çoğunlukla kendinden emin ve dürüsttürler. Yalan söylemekten kaçınırlar. Psikolojisi güçlü olan kişilerin öncelikle özgüvenleri gelişmiştir. Kendine her daim güvenirler fakat bu güven; eksikleri görmekten çekinen ve korkan bir özelliği doğurmaz. Kendine güvenen, güçlü psikolojiye sahip insanlar çevresindeki insanlarda da güven veren bir etki bırakırlar. Bunun da temel etkeni yalan söylemeyen dürüst insanlar olmalarıdır.


• Psikolojisi güçlü olan insanların meraklı yanları da belirgindir. Yeni şeyler araştırmayı ve öğrenmeyi de severler. Farklı görüşlere, ortamlara, yeniliklere açık olmak güçlü psikolojiye sahip insanların özelliklerinden belirgin olanıdır.


• Hayatlarında belli bir amaca yönelik eylemleri vardır. Planlıdırlar ve bu plana göre hareket ederler. Zaman kaybetmeyi sevmezler. Güçlü psikolojiye sahip insanların bütünsel sağlık yönünden de iyi durumda olması yüksek olasılıktadır. Bu özellikleri onların hem fiziksel sağlıklarını hem de ruhsal sağlıklarını beslemeye her zaman özen göstermeleri sonucunu doğurmaktadır.


• Başarılı olmak için çıktıkları yolda başarısız olmaktan korkmazlar ve durumu her yönüyle değerlendirip hatasını düzeltmeye çalışırlar. Güçlü psikolojiye sahip olan bu insanlar kendilerini her daim her olasılığa hazırlamaya önem verirler. Bu durum onların başarılarını katlamaya yardımcıdır. Çünkü başarısız olmaktan korkmadıkları için, kaybedecek bir şeyi olmayan bir zihinle daha rahat ve profesyonel tavırlar sergilerler.


• Her zaman kendilerine pozitif olumlama yaparlar ve kendilerini severler. Psikolojisi güçlü insanların en belirgin özelliklerinden biri de pozitiflik, öz sevgi ve öz saygıdır. Daha önce de güçlü psikolojiye sahip kişilerin öncelikle bireyci bir düşünce yapısına sahip olduğunu, her şeyden ve herkesten önce kendini düşündüğünü ve kendi sağlığını, mutluluğunu gözettiğini belirtmiştik. Bu sevgi durumu onları mutlu ederken aynı zamanda özgüvenini de beslemektedir. Bu özellik yalnızca kişiye değil, çevresine de olumlu etkiler bırakmaktadır. 


MORA TERAPİ İLE SAĞLIKLI DUYGULAR VE GÜÇLÜ PSİKOLOJİ!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Ayrıca Mora Terapi seanslarında kişiden olumsuz düşüncelerin uzaklaştırılmasının yanı sıra sağlıklı beslenmeye de yöneltme yapılır. Bu sayede kişi ruhen ve bedenen sağlığına kavuşur ve bütünsel olarak bir denge sağlanmış olur.


6 Haziran 2022 Pazartesi

HER GÜN YÜRÜMEK SAĞLIĞINIZIN YOLUNU UZATIR...

 


Günümüz şartlarında oldukça hareketsiz yaşayan ve sağlıksız beslenen bir toplum haline gelmiş durumdayız.

Günlük koşuşturmadan ve vakit darlığından, hazır gıdalara yönelme, hareket halindeyken de yenebilecek tarzda aperatif ve hiç de sağlıklı olmayan besinleri tüketme oranı oldukça fazlalaşmıştır. Bundan dolayı özellikle daha genç olan kesimde çeşitli hormonal bozukluklar, obezite, diyabet, gıda bağımlılığı, kronik hastalıklar ve bunların bir getirisi olarak duygu durum bozuklukları ve daha pek çok farklı sağlık sorunu görülmektedir.

Hazır gıdalara meyil kadar hareketsizliğe yönelme; hareket etmek, yürümek yerine ulaşım için hep vasıta kullanma da oldukça yaygındır.

Fiziksel olarak aktivite yapmasak da fırsat buldukça, vaktimiz oldukça her gün yürümek, sağlımız için oldukça önemlidir.

Herhangi bir maliyeti olmayan, risksiz, güvenli ve oldukça etkili olan yürüyüş; her yaştan kişinin ihtiyaç duyduğu bir aktivitedir.

Sağlığımız için çok gerekli bir aktivite olan yürüyüşün faydaları herkesçe bilinmemekle beraber, araştırmalar sonucu düzenli olarak her gün yürüyüş yapan kişilerin hastalıklara ve çeşitli hastalıkların sebep olabileceği ölümlere yakalanma riskinin düzenli yürüyüş yapmayan kişilerden %33 daha az olduğu bilinmektedir.

İmkanı elveren herkesin günde en az 30 dakika tempolu olacak şekilde açık havada her gün yürümesi sağlık açısından ideal olanıdır.


  HER GÜN YÜRÜMENİN FAYDALARI NELERDİR?

• Her gün yürümek insan sağlığına fiziksel olarak fayda sağlamakla beraber ruhsal sağlığa da oldukça iyi gelmektedir.

• Düzenli olarak her gün yürümek, kan basıncı dengesini düzenleyerek kalp rahatsızlıklarının yaşanma riskini azaltır. Düzenli yürüyüş yapan kadınların kalp krizi geçirme riskinin azaldığı da bilinmektedir.

• Akciğerlerdeki oksijen oranını arttıran yürüyüş, akciğer sağlığını destekler ve solunum yollarını da iyileştirir.

• Yürüyüş esnasında pek çok kas grubu çalışmaktadır. Her gün yürümek iskeleti ve omurgayı da güçlendirir. Ayrıca

düzenli yürüyüş ile postürün ve duruşun düzelmesi de desteklenmiş olur.

• Düzenli olarak her gün yürümek, kemikleri güçlendirir ve kırık riskini azaltır.

• Kan basıncı gibi kan şekerini de düzenleyen yürüyüş diyabet hastaları için de çok iyi bir alternatif olmakla beraber kan şekerini dengelemede koşudan daha etkili olduğu da kanıtlanmıştır.

• Solunum ve iskelet sistemi gibi sindirim sistemine de olumlu etkileri olan yürüyüş, kabızlık probleminin çözülmesine de yardımcı olmaktadır.

• Yürüyüş pek çok kas grubunu çalıştırdığından, düzenli hale geldiğinde yağ yakımına ve kilo kaybına da yardımcı olabilmektedir.

• Her gün yürümek, hareketsizlikten veya hep aynı pozisyonda oturmaktan kaynaklanan eklem ağrılarından kurtulmak için de etkili bir yöntemdir.

Yürüyüşün fiziki sağlık boyutunun yanında ruhsal iyileşme de sağladığından bahsetmiştik.

Açık havada en az 30 dakika her gün yürümek; beyinde endorfin ve serotonin hormonunun salgılanmasını sağlar. Bu salgılar ile de kendinizi daha zinde, mutlu ve enerjik hissetmeniz de mümkün olabilmektedir. Her gün yürümek doğrudan ruh sağlığına da etki etmektedir. Düzenli yürüyüşün beyin sağlığına olumlu etkisi ile depresyon, anksiyete gibi duygu durum bozukluklarının olumsuz etkilerinin ortadan kalkması desteklenmiş olmaktadır. Bu tür zihinsel ve ruhsal problemlerin tedavisinde doktorlarca da önerilen yürüyüş; gündelik zaman dilimi içinde kısa bir vakit ayrımı ile herkesin düzenli şekilde hayatının bir parçası haline getirebileceği oldukça sağlıklı ve rahatlatıcı bir aktivite olmakla beraber; ulaşım gerekliliğinde vasıta kullanımı yerine tercih edildiğinde doğamızı korumak adına da güzel ve önemli bir adım olacaktır.

SAĞLIKLI GÜNLER....


9 Mayıs 2022 Pazartesi

MEDİTASYON ÇEŞİTLERİ NELERDİR?



   MEDİTASYON NEDİR VE NASIL YAPILIR?

 Meditasyon Latince ´derin düşünme´ anlamına gelen bir kelimedir ve kişinin zihinsel rahatlama ve arınma amacıyla yaptığı bir eylemdir.

Meditasyon; kişinin iç huzurunu yakalamasının yanında zihinsel sağlıkla beraber ruh ve beden sağlığını da olumlu etkilemektedir. İç huzura erişilmeyle birlikte çevre ile ilişkide yaşanan sorunlar da çözümlenebilmektedir.

Meditasyonun kişiye pek çok faydası olmakla beraber bazı hastalıkların tedavisine de yardımcı olduğu bilinmektedir.

Meditasyonun faydalarından ise şöyle bahsedebiliriz:

• Meditasyon hafızayı güçlendirir ve dinlendirir.

• Stres yönetimini sağlar ve stresi azaltır.

• Depresyon ve anksiyeteye iyi gelir.

• Odaklanma yeteneğini arttırır.

• Yorgunluğu giderir.

• Sosyal ilişkileri güçlendirir.

Zamanınıza ve durumunuza göre yapabileceğiniz farklı meditasyon çeşitleri vardır. 

MEDİTASYON ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

 ZEN MEDİTASYONU

Ruhu besleyen ve dinginleştiren, kişiye rahatlama sunan bir meditasyon türü olan zen meditasyonu için gereken en önemli şey temiz ve kişinin kendini rahat hissettiği bir ortamdır. Zen meditasyonu esnasında zihinden kötü ve karmaşık düşünceler uzaklaştırmak amaçlanır ve tamamen buna odaklanılır. Bu odaklanmayı desteklemek için derin nefesler almak önemlidir. Meditasyon esnasında gözler açık ya da kapalı olabilir.


 FARKINDALIK MEDİTASYONU

Farkındalık meditasyonunda ruh-beden-zihin dengesinin sağlanması önemlidir. Tüm meditasyon çeşitlerinde olduğu gibi uygun ve rahat hissedilen enerji olarak olumlu olan bir ortam olması önemlidir. Kötü enerjiyi kovmak için tütsü yakmak faydalı olacaktır. Rahat bir pozisyonda oturularak, herhangi bir yere veya nesneye odaklanmamaya çalışılarak, gözler açık haldeyken farkındalık meditasyonu uygulanabilir.


 TRANSANDANTAL MEDİTASYON 

Diğer türlerden farklı olarak transandantal meditasyonda temel amaç derin düşünmedir. Bu düşünme ile birlikte vücudumuzun bize verdiği sinyaller olan hastalıkların temel nedeni çözümlenebilmektedir. Zihinsel rahatlama ve farkındalığın yanında fiziksel bir rahatlama da sunan transandantal meditasyonda rahat bir ortamın yanında odaklanılacak bir ses yada kelime de gereklidir. Gözler kapalıyken zihindeki her türlü olumsuz düşünceyi uzaklaştırmak adına seçilen kelime veya ses tekrar edilir. Bu şekilde zihinsel bir arınma gerçekleşmiş olur.


 ŞEFKAT MEDİTASYONU

Zihinsel bir farkındalığın yaşandığı şefkat meditasyonunda amaç kişinin kendini her yönüyle sevmesi ve kabullenmesidir. Şefkat meditasyonunda bilinçaltındaki kötü düşünceler uzaklaştırılır ve tamamen sevgiye yoğunlaşılır. Bu meditasyon için kişinin kendini sevmesi, eğer zorlanıyorsa meditasyon yoluyla da sevmeye çalışması gerekir. Meditasyonun amacı şefkat hissini uyandırmak ve acıma duygusunu yok edip empati yapabilmek olduğundan bu doğrultuda meditasyon esnasında sırasıyla kendinizi, sevdiğiniz ve saygı duyduğunuz birisini, derinden sevdiğiniz birisini, nötr hisleriniz olan birisini ve düşmanlık hissettiğiniz birisini düşünmeye odaklanmalısınız. Ve öncelikle kendinizden başlayarak düşündüğünüz her kişi için içinizdeki şefkat hissini uyandırmaya çalışmalısınız. Şefkat meditasyonu sayesinde zihinsel rahatlama ve kişisel saygı ve sevginin artmasıyla beraber bakış açısı ve sosyal ilişkilerde de olumlu değişimler gözlenecektir.


 SPİRİTÜEL MEDİTASYON

Diğer meditasyon türlerinde olduğu gibi spiritüel meditasyonda da kişinin kendini iyi tanıması ve sevmesi, kendini ve hayatı kabullenmesi gerekir. Spiritüel meditasyonda, rahat bir pozisyondayken kişinin kendine iyi gelen bir düşünceye odaklanması, tüm düşüncelerini kabullenmesi gerekir. Nefes egzersizleri ile de desteklenen bu meditasyon da kişinin içindeki şefkati, sevgiyi, merhameti açığa çıkarmaya yardımcı olacaktır.


7 Mart 2022 Pazartesi

YÜRÜMEK İÇİN 8 NEDEN



  YÜRÜMEK HASTALIK RİSKİNİ AZALTIR

 Yürümek basit bir eylem gibi görünür fakat vücudumuza pek çok faydası vardır. Sağlığımızı korumak için hareket etmek birincil ihtiyaçlarımızdandır. Yalnızca kilo vermek için değil, kan basıncını düzenlemek için, diyabet ve kalp-damar hastalıklarından korunmak, kolesterol ve tansiyonun düzenlenmesi ve vücuttaki yağ oranının düşmesi için yürümek gerekmektedir. Yürüyüşün düzenli olarak yapılması ve alışkanlık haline gelmesi de önemlidir.


  YÜRÜMEK ENERJİ VERİR 

Güne yürüyüşle başlamak, öncelikle enerjik olmamızı sağlar. Biraz daha erken kalkıp açık havada yapılan yürüyüş ,fiziksel aktivitelere olanak tanımakla beraber duygusal sağlığı da destekler. Sabah yürüyüşleri kişinin öz saygısının da artmasına etki eder. Ayrıca sabah güneş yukarıdayken yapılan yürüyüşler D vitamini alımını sağlar.


  YÜRÜMEK MENTAL SAĞLIĞI İYİLEŞTİRİR

Yürüyüş yapmanın mental sağlık üzerindeki olumlu etkileri bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Kişinin kendi sağlığını düşünerek ve kendi kendini dinleyerek açık havada oksijen alarak yaptığı yürüyüşlerin anksiyete ataklarının semptomlarını azalttığı ve depresyon riskini de ortadan kaldırdığı bilinir. Ayrıca düşünme ve anlamayı da geliştirir.


  YÜRÜMEK KASLARI GÜÇLENDİRİR 

İskelet sistemi ve kaslar için şüphesiz ki egzersiz ve yürüyüş en önemli şeylerdendir. Her gün yürüyüş yapmak bacak kaslarını ve kalçayı güçlendirir. Ve bu bölgelerde güçlenmenin yanında şekillenme de görülür. Bel bölgesi de yürüme ile aktif olur ve bel ağrılarında azalma görülür.



  YÜRÜMEK KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR

Hareket etmek kilo vermek için önemli bir adımdır. Düzenli yürüyüş yaparak yağ yakmak ve kilo alımı önlenebilir. Yürüyüş ile bacak, kalça ve bel bölgesindeki yağlardan kurtulmak mümkündür. 


  YÜRÜMEK YORGUNLUĞA VE UYKUSUZLUĞA ÇÖZÜM OLABİLİR 

Uykusuzluk veya uykuya dalma sorunu olan kişiler için yürümek çözüm yolu olabilmektedir. Sabah saatlerinde yapılan yürüyüşler enerji vermekle birlikte tüm günü fiziksel ve ruhsal olarak etkiler. Yürümek stresi de azaltır. Ve gece uykuya dalmayı kolaylaştırır. Ayrıca uyku kalitesi de artar.


  YÜRÜMEK ZİHİNSEL RAHATLAMA SAĞLAR

Açık havada yapılan yürüyüşler fiziksel rahatlamanın yanında zihinsel rahatlama da sağlar. Kişinin kendine ayırdığı bir vakitte yaptığı yürüyüş olumsuz düşüncelerden kurtulmakla birlikte kişinin kendini daha iyi hissetmesini ve olumlu bakmasını sağlar. 


  YÜRÜMEK KANSER RİSKİNİ AZALTIR 

Düzenli yapılan yürüyüşün meme ve kolon kanserini önlemeye yardımcı olduğu gibi kanser hastalığının tedavisinde de iyileşmeye yardımcı olur.


  YÜRÜMEK YARATICILIĞI ARTTIRIR 

Yürümek zihni olumsuz düşüncelerden arındırdığı ve zihni boşalttığı için yeni fikir ve planların gelişmesini sağlar. Oksijenin zihni açtığı bilinen bir gerçektir. Böylelikle yürümek yaratıcılık gücünü arttırır. 





 

26 Aralık 2018 Çarşamba

MÜZİK TERAPİSİ NEDİR? NELER İÇİN KULLANILABİLİR?


Müzik, günlük yaşantımızın her alanında önemli rol oynamaktadır. Sakinleştirici veya uyarıcı, neşe veya üzüntü verici olabilmektedir. Anılarımızı canlandırabilir; duygularımızı ifade etmemize yardımcı olabileceği gibi değişik duyguların ortaya çıkmasına da neden olabilir.

Müzik terapi, insanların sağlık durumunda düzelme sağlamak amacıyla terapötik bir ortam sağlayarak melodi, ritim, seyir ve ton gibi müzikal bileşenlerinin kullanılması ile uygulanmaktadır.  Müzik terapide her tür enstrüman ve insan sesi kullanılabilmektedir.

Dünya Müzik Terapisi Federasyonu (WFMT) müzik terapiyi; ‘Müzik terapisi, bir müzik terapistinin bir danışan veya grupla, onların fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal ve kognitif ihtiyaçlarına karşılık verebilmek adına iletişim, diyalog, öğrenim, mobilizasyon, ifade, organizasyon ve bunlarla ilişkili diğer terapötik amaçları gerçekleştirebilmek ve kolaylaştırmak amacıyla planlı bir süreçte müzik ve/veya müzikal unsurları (ses, ritim, melodi ve armoni) kullanmasıdır’ şeklinde tanımlamaktadır.


İnsan yaşamında etkili ve güçlü bir iletişim aracı olan müzik, yalnızca ruhsal yapının kötü olduğu durumlarda değil, iyi olduğu durumlarda da insanı etkilemektedir. Müzik kendine özgü dili, yapısı ve anlatım öğeleriyle insanın duygu ve düşüncelerine seslendiği söylenebilmektedir. Bu bağlamda eski medeniyetlerde de psikolojik sorunların giderilmesinde müziğin terapik etkilerinden yararlanılmıştır. Tarihin ilk dönemlerinde şamanlarla başlayan müziğin terapötik kullanımı Antik ve Orta çağ’ da Batı medeniyetinde de etkisini göstermiştir. İslam medeniyetinde sufilerin ilgi gösterdiği müziğin iyileştirici gücü Osmanlı ve Selçuklu döneminde de devam etmiştir. 1960’lı yıllarda müzik ile tedavi uzmanlarının arttırılmasına ve kapsayıcı bir eğitim almalarına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Böylelikle müzik terapi sistematik olarak uygulanan bir disiplin haline gelerek günümüze kadar gelmiştir.


Müzik, merkezi sinir sistemi ve beyin kabuğunda yer alan düşünme, öğrenme, konuşma, beden kontrolü ile ilgili merkezleri uyarmaktadır ve bu alandaki gelişmeleri desteklemektedir. Müzik depresyon geçiren gençlerde beyni rahatlatıcı ve hormonel düzensizlikleri hafifletici rol oynayabilmektedir. Müziğin hormonlar üzerindeki etkisi, müziğin tarz ve şekline bağlı olarak stres hormonlarını artırabilir veya azaltabilmektedir.

Vücudumuzun motor işlevleri müzikal ritimlerle antrene olur. Örneğin, bir müzik parçası dinlerken yürümeye çalıştığınızda adımlarınızın hızı, o müzik parçasının ritmine uyumlu hale gelmektedir. Kaslarımız dışında da nefes alışımız, kalbimizin atışı dinlediğimiz müzikle değişebilmektedir. Diğer bir deyişle müzik, fizyolojik işlevlerimizi etkileme ve değiştirme potansiyeline sahiptir.

Günümüzde müzik terapinin kullanım alanı oldukça geniştir. Nöroloji, kardiyoloji, onkoloji, psikiyatri gibi klinik alanlarda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Nörolojik hastalıklarda hastalığın ilerlemesini takip etmek için bu yöntem kullanılabilmektedir. Kanser hastalarında dikkatin müziğe odaklanması, hastanın hastalığını düşünmeyeceği bir zaman dilimi oluşturacağından gevşeme ve anksiyetenin giderilmesinde önemlidir. Çocuklarda nöromotor gelişimin desteklenmesinde de bu etkilerden yararlanılabilmektedir. Ayrıca müzik terapi, alkol ve madde bağımlılığının tedavisinde de önemli bir yere sahiptir. Yapılan bilimsel araştırmalarda klasik türk müziği ile klasik batı müziğinin hastalıklar üzerinde iyileştirici bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır.

Mora Nova modüllerinden olan, 5-Element Müzik modülü tanı ve tedaviye Geleneksel Çin Tıbbına göre müziğin eşlik etmesini mümkün kılmaktadır. Huzursuzluğu, üzgünlüğü gideren, kişinin dinginleşmesini, sakinleşmesini, tazelenmesini, canlanmasını, iyileşmesini, rahatlamasını sağlayabilecek melodileri içermektedir. Depresyon tedavilerinde ve iştahsız danışanlarda da  destek olarak kullanılabilecek seçenekleri de bulunmaktadır. Kendi başına terapi olmasının yanında, uygulanan farklı terapilere destek amaçlı da kullanılabilmektedir.