spor yapmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor yapmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2022 Pazartesi

SPOR YAPARKEN NEDEN FARKLI BESLENMELİYİZ?




 Sağlıklı ve dengeli beslenme hepimizin yaşamı için çok önemli olan bir konudur. Bunun yanında hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyi hissetmek için spor yapmak da hayatımızın önemli bir parçası olmalıdır.

Sağlıklı beslenme; hem fiziksel hem de psikolojik sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Sağlıklı gıdalar sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Ve spor yapan/yapmayan herkesin beslenmesine önem vermesi gerekir.

Spor yapan kişiler, spor yapmayan kişilerden daha çok enerji harcadığı ve düzenli olarak antrenman yaptıkları için beslenmeleri de spor yapmayan kişilerden farklı olmalıdır.

Spor yapan kişilerin hangi sporu yaptığı farketmeksizin, yaptığı spordan daha çok fayda sağlayabilmesi, daha dayanıklı ve enerjik olabilmesi ve en önemlisi sağlığını koruyabilmesi için doğru ve dengeli beslenmesi gerekmektedir.

Sporcu beslenmesin temel farkı; sağlığı ve kiloyu korumakla beraber, yapılan sporun etkisini arttırması ve en yüksek verimi almayı sağlamasıdır.

Spor yapan kişilerin beslenme şeklinde dikkat etmesi gereken önemli noktalar vardır. Örneğin; tuz, şeker, yağ tüketimini vücuda zarar vermeyecek kadar azaltmak, karbonhidrat ve protein tüketimine ağırlık vermek ve bol su içmeye özen göstermek herkes için en sağlıklı olanıdır.

Spor ve egzersiz yapan kişiler ve genel olarak sağlıklı ve düzenli yaşamak isteyen herkes için sağlıklı beslenmenin önemi büyüktür. Spor yapılmadan önce enerji verecek ve tok tutacak gıdaları tüketmek; spor esnasında güç ve enerji kaybetmemeye, yapılan antrenmandan yüksek verim almaya ve böylece spor süresini uzatmaya katkı sağlar. Dengeli ve sağlıklı beslenmek; spor yapan kişilerin konsantrasyonunu arttırmada da etkilidir.


 Vücudumuz için en önemli enerji kaynağı karbonhidratlardır. Spor yaparken enerji ihtiyacı artmaktadır. Bu sebeple spor yaparken karbonhidrat ağırlıklı beslenilmesi önemlidir. Vücuda yeterli kadar karbonhidrat alınmadığında proteinler enerji tüketimi için kullanılır. Yetersiz karbonhidrat sonucu spordan alınan verim düşmektedir. Bu sebeple spor yaparken enerji ihtiyacını karşılayacak kadar, dengeli şekilde karbonhidrat tüketimi gereklidir. Karbonhidrat miktarı kişinin yaşına, kilosuna ve yaptığı spora göre değişkenlik gösterir.

 Spor yapan kişilerin mutlaka tüketmesi gereken bir diğer besin grubu da proteinlerdir. Vücudumuzda doku iyileştirme, inşa etme, güçlendirme ve metabolizmayı düzenleme gibi pek çok önemli görevleri olan proteinler, fiziksel gelişimimiz için oldukça önemlidir. Spor yapan kişiler de kas kütlesini korumak ve onarmak amacıyla protein tüketimine ağırlık verir. Aynı zamanda protein; spor esnasında efor harcanırken oksijen kullanımını destekler.

Spor yaparken beslenme şekline ve tüketilen gıdalara dikkat etmek; yapılan sporun fiziksel etkisini arttıracağı gibi düzenli spor ile beslenme birleştiğinde ruhsal olarak da olumlu etkileri beraberinde getirecektir.

Spor yaparken, bahsettiğimiz gibi yeteri kadar karbonhidrat ve yağ tüketmek, sebze-meyve tüketimini arttırmak kısaca sağlıksız gıdalardan uzak durmak ve sağlıklı beslenmeye çalışmak önemlidir.

Bunun yanında yine sağlığa zararı oldukça fazla olan sigara ve alkol tüketimi herkese zarar verdiği gibi spor yapan kişilerin de hayatında olmaması gereken zararlı maddelerdir.


3 Ocak 2019 Perşembe

KIŞ AYLARI SPOR YAPMAK İÇİN ENGEL DEĞİL


Teknolojik gelişmeler her ne kadar hayatımızı kolaylaştırsa da hareketlerimizi de bir o kadar kısıtlamaktadır. Merdiven yerine asansör kullanıyoruz, evimizin önündeki durakta otobüsten inmeye özen gösteriyoruz, yakın mesafelerdeki iş yerlerine bile araba ile gidiyoruz, yürüyen merdiven bulunan yerlerde normal merdiven kullanmıyoruz. Hatta internet üzerinden alışveriş yapıyor, market siparişlerimizi bile telefonla veriyoruz. Bu küçük gibi görünen değişimler aslında günlük aktivitemizi değerlendirdiğimizde oldukça önemli faktörlerdir.



Düzenli egzersiz zihinsel, duygusal ve bedensel açıdan oldukça önemlidir. Bütünsel olarak sağlıklı olabilmek için egzersizin hayatımızda mutlaka yeri olması gerekmektedir. 

Düzenli fiziksel aktivite bedensel açıdan bakıldığında, kas kuvveti, miktarımızın arttırılmasını, eklem hareketliliğinin ve esnekliğinin arttırılmasını, vücut dayanıklılığın arttırılmasını, dengenin kolay sağlanabilmesini, reflekslerin gelişmesini, vücut duruşunun düzeltilmesini ve kemik mineral yoğunluğunun korunmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda düzenli egzersiz ile kalp ritmi ve kan basıncı düzene girmekte, solunum kapasitesi artmakta, yüksek kan kolesterol ve trigliserit düzeyleri düşmekte, kan şekeri kontrolü sağlanmakta, metabolizma hızlanmakta ve vücut depo yağlarından enerji sağlamaya başlamaktadır.
Aynı zamanda, fiziksel aktivite sırasında stres hormonlarının üretiminin yavaşlaması, zihinsel olarak rahatlamayı, günün yorgunluğunu ve stresini geride bırakmayı, kişinin özgüvenli olmasını ve sosyal ilişkilerinde daha başarılı olmasını desteklemektedir.

Kış aylarında egzersiz genellikle geri planda kalabilmektedir. Ancak soğuk mevsimin getirdiği ağırlık, ruh hali düşüklüğü ve bedendeki yağ depolanması, hareket etmedikçe kısır döngüye girebilmektedir. Kış mevsiminde yapılan düzenli egzersizler, mutluluk hormonu seratoninin salgılanmasını artırmakta, iş veya okul stresini azaltabilmektedir. En önemlisi de düzenli egzersiz bağışıklık sistemini ve metabolizmayı kuvvetlendireceğinden kış hastalıklarından korunmada oldukça etkilidir.   

Kışın açık havada yapılan yürüyüş gibi orta derecede aktivitelerde, bahar-yaz aylarına kıyasla daha çok enerji harcanmaktadır. Araştırmalara göre; soğuk havada bedenimiz metabolik hızını artırmakta, bu da daha fazla kalori yakımını sağlamaktadır.  Vücut, kış aylarında spora daha iyi cevap verebilmektedir.
Ruhsal ve zihinsel açıdan bakıldığında ise; soğuk havada beden daha çok çalışmak zorunda kalacağından, endorfin üretimini de artırmaktadır. Bu durum da daha mutlu bir ruh halini desteklemektedir. Özellikle mevsime bağlı duygusal dalgalanmalar yaşayan kişilerin kış aylarında egzersiz yapması, bu durumun ortadan kaldırılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Kış aylarında vücut ısısını korumak göz ardı edilmemelidir. Hızlı tempolu yürüyüşler, koşu, bisiklet, buz pateni ve kayak ile orta ve yüksek derecede egzersizler sonucunda önemli miktarda ısı açığa çıktığından vücudun soğuktan etkilenme oranı da düşmektedir. Bunun aksine yavaş tempolu yürüyüş yaparken açığa çıkan ısı miktarı az olacağından vücut ısısını korumak zorlaşabilmektedir. Soğuk havaya çıkılmadan önce, kapalı ortamda, en az 5 dakika ısınma hareketi yapılmalıdır. Dışarıya çıktıktan sonra sporun ağırlık derecesi kademeli olarak arttırılmalıdır. İlk 10 dakikada hafif tempoda ve 5 dakikada bir, 30 saniye dinlenecek şekilde planlama yapılmalıdır. Spora ara verdiğinizi an vücut ısısı hızlıca düşmeye başlayacağı için soğuma süreci kapalı ortamda gerçekleştirilmelidir.

Kış sporları açık havada yapılabileceği gibi hava şartları nedeniyle spor salonlarında ya da evde de yapılabilmektedir. Evde yapılabilecek sporlar kilo almamak, hacim kazanmak, sıkılaşmak, vücut geliştirmek, kardiyo egzersizleri olarak yapılabilmektedir. Herhangi bir alet kullanmadan da vücudun kendi ağırlığıyla evde de etkili spor yapabilmek mümkündür. Pilates ve yoga evde uygulanabilecek egzersizlere verilebilecek güzel örneklerdir.

Mora Terapi yöntemiyle yapılan kilo ve bağımlılık terapilerinde, danışanların fiziksel aktivite durumları mutlaka sorgulanmaktadır. Genel olarak hareketsiz bir yaşam sürdüğü düşünülen kişilere günlük, düzenli olarak fiziksel aktivite yapmalarının öneminden bahsedilmektedir. Spor bütünsel sağlık için vazgeçilmezdir.  

12 Temmuz 2018 Perşembe

SAĞLIKLI VE GÜZEL YAŞAMIN 10 YOLU


Sağlıklı ve güzel bir yaşamın yollarını merak ediyorsanız; sizler için hazırladığımız önerilere kulak verin.


1.       Dengeli ve sağlıklı beslenin
Az ya da çok besin öğelerinin vücuda alınması sonucu; sağlığımızın bozulduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Vücudumuz için gerekli olan her bir besin maddesinin yeterli miktarlarda ve dengeli olarak alınması sağlıklı bir hayata açılan kapının anahtarıdır.
Paketli ve rafineli tüm gıdalardan uzak durarak kepekli tahıllar, meyve ve sebzeler ile beslenerek dengeli bir ruh hali ve sağlıklı bir yaşam sağlamış oluruz.
2.       Açık havada spor yapın
Beslenme kadar spor yapmak da sağlıklı ve güzel bir yaşamın en önemli yollarındandır. Spor yapmanın; formumuzu korumanın yanında birçok faydası bulunuyor. Açık havada spor yapmak ise; kapalı ortamlarda spor yapmaktan çok daha etkili ve faydalıdır. Açık havada spor yaparak; vücudunuzdaki yağ yakımı hızlanır, vücudumuz için gerekli D vitamini alınır, uykusuzluk problemi ortadan kalkar, stresi azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir, vücut dengesine yardımcı olur, hayat motivasyonunuzu artırır ve konsantrasyonunuzu artırır.
Spor yapmanız için en iyi saatler; akşam vakitleridir. Ama yoğun yaşamlarımızda hangi gün hangi saat fırsat buluyorsanız; o zaman yapılabilir. Önemli olan sağlıklı beslenme ve sporu içerisinde barındıran bir yaşam tarzını benimsemektir, sporu düzenli ve dengeli yapmaktır. Spor yapmak; sağlıklı bir bedene sahip olmakla birlikte mutluluk hormonun çalışmasıyla güzel bir yaşam bizlere sağlar.
3.       Bağımlılıklarınızdan kurtulun
Vücudumuza iyi bakmanın ilk adımı; vücudumuzu zararlı maddelerden korumaktır. Sigara ve alkol gibi kötü alışkınlarımızdan kurtularak; dolaşım sistemi, kalp, solunum sistemi gibi hastalıklardan ve kanserden korunmuş oluruz. Bağımlılıklarınızdan kurtulmak için istemek ve kararlı olmak çok önemlidir. Belki de defalarca bırakmak için denemeler yaptınız, ama her defasında başarısız oldunuz. Sağlığımıza zarar verecek alkol, sigara, karbonhidrat gibi bağımlılıklarınızdan kısa sürede ve kalıcı olarak; ‘mora tedavileri’ ile bırakmanız mümkün.
4.       Ruhunuzu dinlendirin ve onu besleyin
Beden sağlığı gibi ruh sağlığımızın da ilgi ve özene ihtiyacı bulunuyor. Hayatımızın çoğunluğunu çalışarak geçirdiğimizden bedenen ve ruhen dinlenmeye ve kendinize özel vakitler ayırmak gerekiyor. Çalışmalarınızın önce ve sonrası kısa molalar bile rahatlamanızı sağlayacaktır. Kendinizi tanımaktan başlayarak;  ruhunuzu dinlendirip, besleyecek aktiviteleri belirleyebilirsiniz. Kendinize özel zaman ayırmanın en kolay ve keyifli hali; kuşkusuz hobilerinizin olmalı. Hobilerimizin bazıları kısa süreli, bazıları hayatımızın büyük bir bölümünde devam eder. Ama ne olursa olsun önemli olan; hayatımızın her döneminde mutlaka hobilerimizin olmasıdır.
Mora cihazlarıyla yapılan işlem, içtiğiniz sigaradan alınan elektromanyetik titreşimlerin vücuttan silinmesi işlemidir. Mora cihazları bu işlemi, kişinin içtiği son sigaradan aldığı frekans bilgisini vücuda ters çevirip vermesiyle yapar. Bu da ayna görüntüsünde, yani birbirinin tersi olan iki titreşimin birbirini yok edeceği bilgisiyle örtüşmektedir. Dolayısıyla Mora cihazlarıyla yapılan terapi, bağımlılık yapan maddenin vücuttan atılmasına ve o maddeye karşı ilginin belirgin biçimde azalmasına neden olur.
5.   Düzenli ve yeterli uyuyun 
Bilinenin aksine; uyku ile dinlenme eş değer değildir. Uyku; dinlenmeden çok daha fazlasıdır. Uyku; bizlerin yaşamı için; en temel enerji kaynaklarımızdan bir tanesidir. Biz uyurken; tüm sistemimiz hiç durmadan çalışmakta ve toksinleri vücudumuzdan temizlemektedir. Düzenli ve yeterli miktarda uyuyarak kendinize iyi bakın. Göreceksiniz ki; dinlenmiş ve yenilenmiş bir beden ile kendinizi daha sağlıklı ve mutlu hissedeceksiniz.
6.       Güneşin zararlı etkilerinden korunun
Bağışıklık sistemimizi güçlendiren ve vücudumuzun antioksidanı olan D vitamini, güneşten sağlanmaktadır.  11.00-13.00 saatleri arasındaki güneş ışınlarından vücudumuza D vitamini sağlayabiliriz. Ancak; kanser ve yaşlanmaya neden olan bu saatlerdeki güneş ışınlarına, azar azar maruz kalınmalıdır ki zararlarından korunarak vücudunuza yarar sağlayın.
7.       Beyninizin aktif kalmasını sağlayın
Beyninizi, düzenli kitap okuyarak, bulmacalar, zeka oyunları, zeka soruları ve hafıza teknikleri ile aktif kalmasını sağlayabilirsiniz. Her yaşta ve dönemde; yorulduğunuzda kendinizi zorlamadan bu aktivitelere devam etmelisiniz.
8.    Stres ile baş etmenin yollarını bulun ve uygulayın
Sizlere ‘Hiçbir şey için stres yapmayın.’ gibi mümkün olmayan bir tavsiye vermeyeceğiz. Maalesef ki; modern dünyada stressiz bir hayat neredeyse imkansız.  Ancak; stresi azaltmak mümkün. Uzun ve sağlıklı bir yaşam istiyorsak; kendimizi iyi tanımalı ve onunla baş etmenin yollarını bulmalıyız.
Bağışıklık sistemine zarar veren stres hormonun vücudumuzda azaltmak için; yoga yapabilir, düzenli yürüyüş yapabilir, seyahat edebilir, doğada vakit geçirebilir veya müzik dinleyebilirsiniz. Bireysel aktiviteler dışında ise; iyi sosyal ilişkilerde bulunmak, sevdiklerinizle vakit geçirmek, sevmek ve sevilmek de stresinizi azaltmakta.
Bu sırlara önem verdiğiniz halde; hala stres ile baş etmekte zorlanıyorsanız; ‘mora tedavisi’ ile stresinizi kontrol edebilirsiniz.
9.    Kişisel ve çevresel temizliğe önem verin
Kişisel ve çevresel temizliğe önem vermek bizlere, sağlıklı ve güzel bir yaşam sağlar. Haftada birkaç kez duş alarak, elleri sık sık yıkayarak ve tuvalet temizliğine önem vererek çeşitli bulaşıcı hastalıklardan korur. Çevremizi temiz tutup, onu koruyarak ise; doğanın bize sunduğu mucizelere şahit oluruz.
10.   Doğa ile barışık yaşayın
Doğa ile iç içe olmak insana huzur ve mutluluk verir. Modern dünyadaki yaşamlarımızda olabildiğince doğa ile barışarak sağlıklı ve mutlu bir yaşam sağlanabilinir. Kapalı alanlarda geçirilen süreleri azaltarak; el ve ayakların toprak ile buluşması, ağaçlar arasında yürüyüş, ektiğiniz bir bitki ya da çiçek ve hayvanlar ile yakın temas kurmak bizi doğa ile barıştırır.

 



4 Kasım 2014 Salı

SAĞLIK İÇİN BUNLARA DİKKAT!



Kalbi korumak, alkol ve sigaradan uzak durmak, beslenmeye özen göstermek ve spor yapmak sağlıklı bir vücut için önemli ama yeterli değil…
Temizlikten uyku düzenine, cinsel yaşamdan stresten uzak durmaya sağlıklı yaşamın birçok kuralı olduğunu belirten TOBB ETÜ Hastanesi kardiyoloji uzmanı Dr. Rahşan Turan, hafta da 1 gün de olsa şehirden uzaklaşmayı ve doğayla baş başa olmayı önerdi.
OLMAZSA OLMAZ…
Vücudun hasta düşmemesi, esenlik ve sıhhat durumu iyiliğinin sağlıklı olmayı anlattığını ifade eden Dr. Rahşan Turan, “Sağlıklı yaşam ise kişinin temizliğine ve beslenmesine dikkat etmesi, spor yapması ile birlikte yaz-kış aylarında hastalıklara yakalanmadan yaşamını idame ettirebilmesidir. Sağlıklı yaşam kişinin olmazsa olmazlarındandır” diye konuştu.
SAĞLIK İÇİN BUNLARA DİKKAT!
Egzersiz, kalp sağlığı ve beslenme ilişkisinin önemine dikkat çeken Dr. Turan, sağlıklı bir yaşam için uyulması gerekenler ve kuralları şöyle sıraladı;
1-Spor yapmaya özen gösterilmeli.
2- Sağlıklı beslenmeli; yağlı yemekler ve aşırı yemek yenmemeli, sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalı, meyve-sebze tüketimine özen gösterilmeli.
3- Alkol ve sigara tüketilmemeli.
4- Gün içerisinde sürekli oturulmamalı, aktif olunmalı.
5- Kişisel temizliğe ve çevre temizliğine önem verilmeli.
6- Stresten uzak durulmalı.
7- Cinsel yaşama dikkat edilmeli.
8- Uyku düzenine dikkat edilmeli.
9- Haftada bir bile olsa şehrin stresli yaşamından uzaklaşmanız, doğa ile baş başa kalmanız size ve sağlığınıza iyi gelecektir.
TEDBİR ALIN…
Kalp ve damar hastalıkları, batı ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ölüm nedenlerinden biridir. Kalp sağlığını korumanın yolu önceden tedbir almaktan geçmektedir.
Beslenme
Tansiyonu ve kolesterolü kontrol altına almanın ilk şartı sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamaktır. Bunun için doymuş yağlardan ve tuzdan olabildiğince kaçınmak, meyve, sebze ve lif yönünden zengin besinlere yönelmek gereklidir. Doğru rejimin normal miktarda protein içermesi, bu proteinin ise balık, kümes hayvanları ve az yağlı kırmızı etten (dana eti) alınması önerilmektedir.
Kilo
Yüksek tansiyona yol açan nedenlerin başında fazla kilolar gelmektedir. Fazla kilolu olmak aynı zamanda koroner kalp hastalığı, kalp yetersizliği ve inme için de risk oluşturmaktadır.
Alkol ve sigara
Günümüzde sigara, önlenebilir ölüm sebepleri içinde ilk sırayı almaktadır. Sigara kullanımı, kansere, kalp damarlarının tıkanmasına dolayısıyla kalp krizine sebep olmaktadır.
Fiziksel egzersiz
Düzenli sporun bizi kalp krizi ve inmenin yanı sıra kemik erimesi, şeker hastalığı, kalın bağırsak ve meme kanseri, depresyon ve bunama gibi ciddi birçok kronik hastalıktan koruduğunu gösteren güçlü kanıtlar var. Egzersizin hemen her hücremize olumlu etkisi var desek yanlış olmaz.
KALP SAĞLIĞI VE SPOR
Spor yapmanın kalp ve damar sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Turan, her kas gibi kalp kasının da antrenman yaptıkça daha güçlü ve verimli çalıştığını ifade etti. Dr. Turan, sporun vücutta yarattığı olumlu etkileri şu sözlerle aktardı;
Kalbin çok hızlı çarpmasını önler
Antrenmanlı kalp, sıkıntılı bir durumla karşılaştığı zaman sakin bir tepki verir. Hareketsizliğe alışmış olan kalp ise kolay telaşa kapılır. Örneğin; otobüse yetişmek için koşarken veya çok heyecan uyandırıcı bir durumla karşılaşan kalbin hızı kolayca yükselir, dakikada 180-200’e kadar çıkabilir. Halbuki bir sporcunun kalbi aynı koşullarda daha yavaş atarak tepki verir ve en kısa zamanda normale döner.
Tansiyonu düşürür
Düzenli spor yapanlarda, örneğin günde yarım saat tempolu olarak yürüyenlerde kan basıncının düştüğü biliniyor. Özellikle tansiyon tehlikesi altında olanların her gün yapacakları yürüyüşle bu tehdidi bertaraf etmeleri mümkün. Araştırmalara göre fiziksel egzersiz, yüksek tansiyonu olanlarda tansiyonu kontrol altına almada yardımcı olmakta ve ilaç gereksinimini azaltmaktadır.
Zayıflatır
Düzenli egzersiz sadece spor yapıldığında değil, dinlenme halinde tükettiğimiz enerjiyi de artırdığı için kilo vermeyi kolaylaştırır. Kilo verdikten sonra düzenli spor yapmadan ideal kiloyu korumak çok zordur.
İyi kolesterolü yükseltir
Damar sertliğine karşı koruyucu rol oynayan HDL kolesterolü yükseltmenin yollarından biri egzersiz yapmaktır. Haftada 3 gün 3 kilometre yürüyenlerde bile iyi kolesterolün yükseldiği biliniyor. Egzersizin süresi ve sıklığı arttıkça olumlu etki de artar.
Kanın aşırı pıhtılaşmasını önler:
Düzenli egzersiz kanda pıhtılaşmayı başlatan ve güçlendiren maddelerin dengede kalmasına yardımcı olur.
Şeker hastalığını önler
Diyabet olma riski yüksek olanların ellerinde sağlıklı beslenmenin yanı sıra çok güçlü bir silah daha var: düzenli egzersiz. İlaçlardan çok daha etkin, yan etkisi yok, hem de bedava.
Stresi azaltır
Düzenli spor yapanların hareketsiz bir yaşam sürenlere göre daha az endişeli olduklarını, uykularının daha düzenli olduğunu gösteren çalışmalar var.
GEZİNTİ YERİNE HIZLI YÜRÜYÜŞ…
Günde 30 dakika hızlı (saatte 5-6 kilometre hızla) yürümenin ve bunu en az haftada 5 gün yapmanın kalp ve damarlara yararlı olduğu biliniyor. Yarım saat sürekli yürüyemezseniz, günde 3 kere 10 dakika yürüseniz bile yeterli.  Yaptığınız egzersiz ağırlaştıkça sağlığa olumlu etkisi artıyor. Buna karşılık gezinti yapar gibi yavaş yürümek aynı yararı sağlamıyor. Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta da 30 dakikalık yürüyüşün normal günlük faaliyetlere ek olarak yapılması gerektiği.
ÖLÜME DAVETİYE ÇIKARMAYIN…
Isınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesi, kalbe ani yük getirerek kalp krizi ve ani ölümlere davetiye çıkarır. Gerekli ısınma hareketleri yapılmadan spor yapılması ve böylece kalbe ani yük getirilmesi, kalp duvarlarının kalınlaşmasına, kalbi besleyen damarların sıkışmasına, ritim bozukluğuna ve hatta kalbin durmasına neden olabilir. Doğuştan kalp rahatsızlığı olanlar, ritim bozukluğu sorunu yaşayanlar ve ailesinde kalp rahatsızlığı bulunanlar, bu konuda daha fazla risk altındadır. Bu nedenle bu kişilerin düzenli spor yapmaya başlamadan önce mutlaka bir hekim kontrolünden geçmeleri gerekir.
http://www.sagliktayenilikler.com/saglikli-yasamin-altin-kurallari/