uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2025 Pazartesi

Kesintisiz ve Yenileyici Uyku İçin 7 Öneri


Uykunun hayatımızdaki önemi çoğu zaman hafife alınır. Oysa uyku, yalnızca dinlenmek değil; bağışıklık sistemimizin güçlenmesi, beyin fonksiyonlarımızın yenilenmesi, ruh halimizin dengelenmesi ve hatta kilo kontrolümüz için hayati bir süreçtir. Kaliteli uyku, günümüzün stresini atmamızı sağlarken, ertesi güne daha enerjik ve odaklanmış başlamamıza da yardımcı olur.

Peki uykuya dalmakta zorlanıyor ya da gece sık sık uyanıyorsanız neler yapabilirsiniz? İşte kesintisiz ve yenileyici bir uyku için 7 bilimsel öneri:

1. Düzenli Uyku ve Uyanma Saatleri Oluşturun

Biyolojik saatimiz, alışkanlıklarla çalışır. Her gün aynı saatte yatıp uyanmak, beyninize “uyku zamanı geldi” sinyalini gönderir. Hafta sonları bile bu düzeni korumaya çalışmak, uyku kalitenizi belirgin şekilde artırır.

2. Yatak Odanızı Uykuya Elverişli Hale Getirin

Uyuduğunuz ortam, uykunuzun kalitesini doğrudan etkiler. Karanlık bir oda için kalın perdeler tercih edin, odanızı 18–20 derece arasında tutun. Fazla sıcak ortam uykuya dalmayı zorlaştırırken, fazla soğuk ortam gece uyanmalarına sebep olabilir. Ayrıca telefon, televizyon ya da bilgisayar gibi dikkat dağıtıcı cihazları odadan uzaklaştırın.

3. Mavi Işıktan Uzak Durun

Telefon ve bilgisayar ekranlarından yayılan mavi ışık, uyku hormonu olan melatonini baskılar. Bu da uykuya dalmayı zorlaştırır. Uyumadan en az 1 saat önce ekranlardan uzaklaşmaya, mümkünse bu süreyi kitap okuyarak, meditasyon yaparak ya da günün kısa bir değerlendirmesini yazarak geçirmeye çalışın.

4. Beslenme Alışkanlıklarınıza Dikkat Edin

Gece ağır yemekler yemek, sindirim sistemini yorar ve uykuya geçişi zorlaştırır. Akşam öğünlerinizi daha hafif tutun; sebzeler, kaliteli proteinler ve sağlıklı yağlardan oluşan bir tabak tercih edin. Ayrıca kafein içeren içecekleri (kahve, siyah çay, enerji içecekleri) öğleden sonradan sonra azaltın. Kafein, vücudunuzda 6–8 saat etkili kalabilir ve uyku düzeninizi bozabilir.

5. Gün İçinde Fiziksel Aktivite Yapın

Hareketsizlik, uykuya geçişi zorlaştırır. Gün içinde yapacağınız 30 dakikalık yürüyüş bile gece uyku kalitenizi artırabilir. Yoga, pilates veya nefes egzersizleri gibi aktiviteler, hem bedeni rahatlatır hem de zihinsel dinginlik sağlar. Ancak yoğun egzersizleri yatma saatine çok yakın yapmamaya özen gösterin, çünkü vücudunuzun sakinleşmesi zaman alır.

6. Uyku Öncesi Rahatlatıcı Rutinler Edinin

Vücudunuza “artık uyku vakti geldi” sinyalini vermek için küçük rutinler oluşturun. Ilık bir duş almak, papatya ya da melisa çayı içmek, hafif esneme hareketleri yapmak ya da sakin bir müzik dinlemek uykuya geçişi kolaylaştırır. Bu tür alışkanlıklar, beyninize huzur ve güven sinyalleri gönderir.

7. Zihinsel Odağı Rahatlatın

Stres ve kaygı, gece boyunca zihni meşgul ederek uykuya engel olabilir. Gün içinde yaşadıklarınızı sürekli düşünmek yerine uyumadan önce 5 dakikanızı bir deftere ayırın: O gün için şükrettiğiniz üç şeyi yazın. Bu basit alışkanlık, zihni pozitif bir noktada kapatmanıza yardımcı olur. Ayrıca meditasyon ve nefes egzersizleri de uykuya geçiş süresini kısaltır.


Sonuç

Kaliteli uyku, yaşam kalitenizi artıran en güçlü alışkanlıklardan biridir. Uykunuza önem verdiğinizde; sabahları daha enerjik uyanır, gün içinde daha verimli olur ve uzun vadede daha sağlıklı bir yaşam sürdürürsünüz. Unutmayın: Uyku bir ihtiyaç değil, kendinize verebileceğiniz en değerli armağandır. 

Mora Bach Çiçekleri Terapisi ile Doğal Rahatlama

Uykuya geçişi zorlaştıran en önemli etkenlerden biri zihinsel gerginlik ve duygusal dalgalanmalardır. Günlük yaşamın yoğun temposu, iş stresi, kaygılar ve sürekli aktif olan zihin, uyumadan önce dinginleşmeyi güçleştirir. İşte tam bu noktada Mora Bach Çiçekleri Terapisi, uyku rutininizi destekleyen doğal bir yol sunar.

Mora Bach Çiçekleri Terapisi, non-invaziv bir yöntem olarak bilinir ve kişinin ruhsal durumunu dengelemeye yardımcı olabilir. Farklı çiçek özlerinin titreşimsel etkilerinden yararlanılarak uygulanan bu terapi, zihinsel karmaşayı azaltmaya, huzursuzluğu yatıştırmaya ve uykuya hazırlık sürecini kolaylaştırmaya destek verir.

Özellikle uykuya dalmakta zorlanan, gece boyunca sık uyanan ya da sabahları dinlenmemiş hisseden kişiler için bu yöntem, rahatlatıcı bir destek sağlayabilir. Düzenli uygulandığında kişinin kendini daha huzurlu, daha dengeli ve uykuya daha hazır hissetmesine katkıda bulunur.

Gecelerinizi sakin, sabahlarınızı ise enerjik geçirmek için, uyku alışkanlıklarınıza ek olarak Mora Bach Çiçekleri Terapisi’nin doğal rahatlatıcı etkisini deneyimlemek size iyi gelebilir.


*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.

10 Şubat 2025 Pazartesi

Uyku Kalitenizi Artırın: Sağlığınız İçin Altın Kurallar


 


Uyku Kalitenizi Artırın: Sağlığınız İçin Altın Kurallar

Kaliteli bir uyku, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı korumanın en önemli yollarından biridir. İşte daha derin ve dinlendirici bir uyku için uygulayabileceğiniz altın kurallar:

1. Düzenli Bir Uyku Programı Belirleyin

Vücudumuzun biyolojik saati belirli bir ritme göre çalışır. Bu ritmi desteklemek için her gün aynı saatte uyuyup uyanmaya özen gösterin. Haftasonları bile uyku düzeninizi çok fazla değiştirmemek, vücudunuzun uyku-uyanıklık döngüsünü korumasına yardımcı olur.

2. Yatmadan Önce Ağır Yemeklerden ve Kafeinden Kaçının

Geç saatlerde ağır ve yağlı yemekler tüketmek sindirim sisteminizi zorlar ve uyku kalitenizi düşürebilir. Aynı şekilde kahve, çay ve enerji içecekleri gibi kafein içeren içecekler de uykusuzluğa neden olabilir. Yatmadan en az 4-6 saat önce kafein tüketimini bırakmak uykuya dalmanızı kolaylaştırır.

3. Telefon, TV ve Bilgisayardan Uzak Durun

Ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını baskılar ve uykuya dalmanızı zorlaştırır. Bu yüzden yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik cihazları kullanmayı bırakın. Bunun yerine kitap okumak veya meditasyon yapmak gibi rahatlatıcı aktiviteler tercih edebilirsiniz.

4. Uyku Ortamınızı Konforlu Hale Getirin

Uyuduğunuz ortamın sessiz, karanlık ve serin olmasına özen gösterin. Gürültüyü azaltmak için kulak tıkacı kullanabilir, ışığı engellemek için kalın perdeler tercih edebilirsiniz. Ayrıca kaliteli bir yatak ve yastık kullanarak vücudunuzu destekleyin. Odanızda ferahlatıcı lavanta gibi kokular kullanmak da rahatlamanıza yardımcı olabilir.

5. Rahatlatıcı Bir Uyku Rutini Geliştirin

Yatmadan önce zihninizi ve bedeninizi rahatlatacak bir rutin oluşturun. Ilık bir duş almak, hafif esneme hareketleri yapmak, derin nefes egzersizleri ya da meditasyon gibi aktiviteler uykuya geçişinizi kolaylaştırır. Günlük stresinizi azaltmak için günlüğe yazı yazmak da iyi bir alışkanlık olabilir.

6. Gün İçinde Fiziksel Aktiviteyi Artırın

Düzenli egzersiz yapmak uyku kalitenizi artırabilir. Ancak çok geç saatlerde yapılan yoğun antrenmanlar vücudu uyarabileceğinden, spor yapma saatlerinizi uyumadan en az 3-4 saat öncesine çekmek daha faydalıdır.

7. Gün İçinde Güneş Işığı Alın

Gün ışığı biyolojik saatinizi düzenler ve melatonin salgılanmasını destekler. Özellikle sabah saatlerinde 20-30 dakika gün ışığı almak uyku düzeninizi iyileştirmeye yardımcı olabilir.

8. Stres ve Kaygıyı Azaltın

Stres ve kaygı, uykuya dalmayı zorlaştıran en büyük faktörlerden biridir. Günlük hayatta strese karşı daha dirençli olmak için nefes egzersizleri, yoga veya mindfulness tekniklerini deneyebilirsiniz. Rahatlatıcı müzikler dinlemek de uykuya dalmanızı kolaylaştırabilir.

9. Mora Terapi ile Rahatlayın, Huzurlu Uykunun Keyfini Çıkarın

Uyku kalitenizi artırmanın en etkili yollarından biri de bedeninizi ve zihninizi dengeye sokmaktır. Mora Terapi, vücudunuzun frekanslarını dengeleyerek stres seviyenizi azaltmaya ve uyku kalitenizi artırmaya yardımcı olabilir. Daha derin ve dinlendirici bir uyku için Mora Terapi'yi deneyimleyin ve güne enerjik başlayın!


*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.


14 Ekim 2023 Cumartesi

Uzun ve Sağlıklı Yaşamın 5 Temeli




Sağlıklı ve uzun bir yaşam, dengeli bir yaşam tarzının, fiziksel ve zihinsel dengeyi korumanın ve olumlu alışkanlıkların bir sonucudur. Bu, doğru beslenme, düzenli egzersiz, stresten kaçınma, sağlık kontrolleri ve zihinsel refah gibi faktörlerin birleşiminde yatar. Yaşamımızı bu temeller üzerine inşa etmek, her birimiz için daha tatmin edici, uzun vadeli bir yaşamın anahtarıdır. Bu yazıda, uzun ve sağlıklı bir yaşam için temel ilkeleri maddeler halinde ele alacağız. Son olarak, bu ilkelere uygun bir şekilde uygulanan Mora Terapi'nin sağlık ve yaşam kalitesini nasıl desteklediğine dair bir bakış sunacağız. Yaşamınızda sizi mutlu ve sağlıklı kılacak adımların başlangıcı için sizi rehberlemek için buradayız.


Uzun ve Sağlıklı Yaşamın 5 Temeli

1- Sağlıklı Beslenme Düzenli Egzersiz: Uzun ve sağlıklı bir yaşam, dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarıyla başlar. Bu beslenme biçimi, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm besinleri almayı ve gereksiz yağ, tuz ve şekerden kaçınmayı içerir. Daha fazla sebze, meyve, tam tahıllı ürünler, sağlıklı yağlar ve protein kaynakları tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlıkları oluşturabilirsiniz.

Fiziksel aktivite, sağlıklı yaşamın temel taşlarından biridir. Düzenli egzersiz yapmak, kalp sağlığını artırır, kas kütlesini korur, kemikleri güçlendirir ve stresi azaltır. Haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz ve güçlendirme egzersizleri yaparak hareketli bir yaşam tarzı benimseyebilirsiniz.


2- Stresten Kaçınma ve Yönetme: Stres, sağlık üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilir. Stresle başa çıkmak için meditasyon, yoga, nefes egzersizleri, kitap okuma ve hobiler gibi aktivitelerle rahatlamayı deneyebilirsiniz. Düzenli stres yönetimi, zihinsel ve duygusal dengeyi korumak açısından önemlidir.


3- Sağlık Kontrollerine Düzenli Katılım: Sağlık kontrolleri, sağlık durumunuzu izlemek ve erken teşhislerle sağlık sorunlarına müdahale etmek için önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri, diagnostik testler ve taramalar sağlığınızı izlemek için gereklidir.


4- Zihinsel ve Duygusal Sağlık: Zihinsel ve duygusal sağlık, sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Duygusal dengeyi sağlamak için stresle başa çıkmak, duygusal zekayı geliştirmek, olumlu ilişkiler kurmak ve zihinsel aktivitelerle meşgul olmak önemlidir.


5- Sosyal Bağlantılar: Sosyal bağlantılar, sağlıklı yaşamın temel taşlarından biridir. Sosyal etkileşimler, mutluluk seviyelerini artırır, stresi azaltır ve mental sağlığı güçlendirir. Aile, arkadaşlar, toplum ve sosyal gruplarla bağlantı kurmak önemlidir.


Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Temelini Keşfedin: Mora Terapi ile Yeniden Doğun!

Mora Terapi, doğal bir enerji dengeleme yöntemi olarak yaşam kalitenizi arttırmanın ve sağlıklı bir yaşamın anahtarını sunuyor. Enerji merkezlerinizi dengeleyerek, stresi azaltarak ve içsel uyumu sağlayarak Mora Terapi, uzun, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın kapılarını aralıyor.

Bu etkili terapi, vücudu, zihni ve ruhu bütünsel bir şekilde ele alır. Vücuttaki enerji akışını düzenler, sağlıksız alışkanlıkların üstesinden gelmenize yardımcı olur ve ruhsal dengeyi sağlar. Mora Terapi ile, yaşamınıza enerji, dinginlik ve mutluluk katın.

Kendinize olan yatırımınızı artırın, sağlığınıza Mora Terapi ile destek olun. Uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı, Mora Terapi ile sizin elinizde. Daha fazla bilgi için bizi arayın ve hayatınızdaki değişikliklere bugünden başlayın! 


10 Eylül 2019 Salı

STRESİ AZALTMANIN (VE BÖYLELİKLE TANSİYON, FELÇ, KALP KRİZİ VE DEMANS’I ÖNLEMENİN) 8 YOLU;


Önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olan stres göz ardı edilmemesi gereken bir konu.

Özellikle stres problemi yaşıyorsanız ve kendinizi sık sık gergin hissediyorsanız aşağıdaki 8 yolu mutlaka deneyin.

1   1-      Yeterince ve kaliteli uyumaya özen gösterin. Yetersiz ve kalitesi düşük bir uyku, ruh halinizi, enerjinizi, zihinsel uyanıklığınızı ve bunlarla birlikte genel olarak fiziksel beden sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir.
2   2-      Gevşeme tekniklerini mutlaka öğrenin. Meditasyon, kas gevşetme, nefes egzersizleri, yoga, masaj stresin bir numaralı düşmanlarıdır.
3   3-      Sosyal ağınızı güçlendirin. Bir eğitim grubu veya sivil toplum örgütlerine katılarak diğerleriyle bağlantı kurmayı ve iş birliği yaparak birlikte olmayı deneyimleyin.
4   4-      Zaman yönetimi becerilerinizi geliştirin. İş ve aile taleplerini ne kadar dengeli ve iyi bir şekilde  koordine ederseniz o kadar stres seviyeniz düşük olur.








1   5-      Stres yaratan anlaşmazlık veya çatışma durumlarının büyümesine izin vermeyin. Çatışmaları nasıl yöneteceğiniz konusunda eğitimlere katılın, çatışma yönetimi becerilerinizi geliştirin.
2   6-      Kendinizle ilgilenin. Masaj yaptırın, en sevdiğiniz müziği dinleyeceğiniz veya en sevdiğiniz şeyleri yapacağınız (okumak, yürüyüşe çıkmak vs gibi) kendinize özel zamanlarınız olsun. Kendinizi şımartın. Deneyimleri gerçekten an be an yaşayın. Anı daha bilinçli yaşamak için her lokmanın tadına varacak şekilde yavaş yemek yiyin, doğanın sesine kulak verin, güzel bir manzara seyredin ve bunları yaparken de sadece yaptığınız şeye odaklanın. Düşüncelerinizin sizi alıp başka yerlere götürmesine izin vermeyin.
3   7-      En önemlisi mutlaka yardım isteyin. Ailenizden, arkadaşlarınızdan, komşularınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Yardım isteyebilen kişiler aynı zamanda kendileri de yardım edebilen kişilerdir unutmayın.
4   8-      Ve son olarak da stres ve anksiyete durumunuz gerçekten baş edemeyeceğiniz kadar fazlalaştıysa mutlaka profesyonel yardım almayı, doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin. Mora Terapi Bach Çiçekleri homeopatik ilaç terapi’sinin stres için hazırlanmış özel kürlerini uzman terapistiniz veya doktorunuz eşliğinde deneyin.

Stresinizi kolayca yönetebileceğiniz, mutluluk ve sağlık dolu günler diliyoruz.





29 Ağustos 2018 Çarşamba

İYİ UYKULAR…

Sağlıklı bir metabolizmanın olmazsa olmazlarından iyi beslenme ve düzenli egzersizin önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. Genellikle göz ardı edilen bir konu daha var. Aslında birçoğumuzun çok sevdiği ancak önemini pek bilmediğimiz bir unsur; uyku!


Gece salgılanan hormonlardan bahsederek giriş yapmak istiyoruz. En önemli hormonlarımızdan olan büyüme hormonu geceleri derin uykuda salgılanmaktadır. Adı büyüme hormonu olabilir ancak bu hormon yetişkinlerde yenilenme ve onarım işlemleri için harekete geçer. Ayrıca yaş ilerledikçe de sizin yıllara meydan okumanıza destek olur. Eğer çok uykusuz kalıyorsanız, bu durum kronik hale geldiğinde bu değerli hormonun onarıcı ve gençleştirici etkisinden maalesef yararlanamazsınız.

Bir diğer hormonumuz ise melatonin. Bu hormonun adını da sıkça işittiğinize eminiz. Melatonin de geceleri derin uykuda salgılanan bir hormondur ve özellikle karanlıkta etkinliği ve salınımı artmaktadır. Bu hormonun görevi de biyolojik saatinizi düzenlemektir. Antioksidan özellik göstermesi de en önemli özelliklerinden biridir. Melatoninin kanser hücrelerine bağlanarak çoğalmalarını önlediğini gösteren ciddi araştırmalar da mevcuttur. Melatonin hormonunu etkin bir şekilde salgılayabilmeniz için, gündüz güneş ışığından yararlanıp, geceleri uyuduğunuz odanın tamamen karanlık olmasına özen göstermelisiniz.  

Vücudun yaşamsal faaliyetlerini düzgün şekilde yerine getirebilmesi, beynin tam anlamda dinlenerek detoks olabilmesi ve aynı zamanda zihinsel fonksiyonların da en iyi şekilde çalışabilmesi için kaliteli uyku şarttır. Peki günde kaç saat uyku idealdir? Ortalama olarak 8-8,5 saat idealdir. Ancak bu kişiden kişiye değişebilir. Kaç saat uyumanın sizin için yeterli olabileceğini belirlerken kriteriniz, güne dinç ve zinde başlayabilmenizdir. Ancak her gün aynı saatlerde uyuyup-uyanabilmek biyolojik saatiniz açısından önemlidir. Uyku saatlerinizi belirlerken bahsettiğimiz hormonların en çok salgılanabileceği saatleri bilmekte fayda var. Melatoninin üretimi ve salınımı karanlık ile başlar, aydınlık ile sona erer. 23.00- 05.00 saatleri arasında salgılanan melatonin 02.00-04.00 arasında en yüksek değerlerine ulaşır.

Düzensiz uykular sebebi ile meydana gelebilecek sonuçlar şaşırtıcıdır. Uykunun yeterince alınamadığı günlerde açlık hormonumuz yükselir. Kanda yükselen açlık hormonu da gün içinde daha aç hissetmemize ve yediğimiz şeylerin daha çok yağ olarak depolanmasına sebep olur. Şöyle söyleyebiliriz ki iyi beslendiğiniz ve spor yaptığınız halde kilo veremiyorsanız, uyku durumunuzu gözden geçirmenizde fayda var. Aynı zamanda kronik hale gelen uykusuzluk insülin direncine bile yol açabilmektedir. Bunlarla birlikte vücut uykusuz kalınca bağışıklık sistemi zayıflar hatta kanser hücreleri ile savaşamaz hale gelebilir.

Uyku sırasında tüm vücut yenilenme sürecindedir. Hücre yapımı gerçekleşir, hafıza ve öğrenme yeteneğiniz uykuda yenilenir. Güne zihinsel ve fiziksel anlamda hazır olarak başlamak istiyorsanız kaliteli uyumanız şart! Kaliteli bir uyku için saatlerin öneminden bahsettik. Şimdide diğer faktörlerden bahsedelim. Tamamen karanlık ve tamamen sessiz bir ortamda uyumanız çok önemlidir. Sessiz dememizdeki amaç vücut uyurken bile sesten rahatsız olabilir ve stres hormonları salgılayabilir. Eğer kaç saat uyursanız uyuyun dinç uyanamıyorsanız uyku apnesi ve horlama gibi problemleriniz olabilir. Bunları kontrol ettirmekte fayda var. Akşam geç saatte yemek yememeye özen gösterin. Son öğününüz yatağa girmeden 3-4 saat önce olmalıdır. Tok yatıldığı zaman vücut geceleri yenilenme için kullandığı enerjisini sindirim için harcamak zorunda kalır. Uyku öncesi yediklerimiz ile birlikte içtiklerimiz de önemlidir. Kafein, tein veya alkollü içecekler tüketildiğinde derin uykuda geçen süre azalır ve uyku kalitesi düşer.

Uykudan bahsetmişken, uyku ilaçlarını atlamak olmaz. Uyku ilacı ile uyuduğunuzda doğal uyku süresince gerçekleşen hiçbir fonksiyondan yararlanamazsınız. Dinlenmiş uyanmak yerine yeni günde konsantrasyon güçlüğü çekebilirsiniz hatta sersemlemiş şekilde uyanabilirsiniz. Tüm bunların yanında bu ilaçların ciddi yan etkileri de bulunmaktadır. Bu ilaçları kullananların bir an evvel bu tür ilaçlardan kurtulmalarında fayda var.

Mora Terapi Bach çiçekleri ve Mora Color terapileri, uykularınızın düzene girebilmesi için alabileceğiniz en iyi destek terapileridir. Uyku deyip geçmemek lazımmış değil mi? Merak etmeyin, düzenli, derin ve rahat uyuyabilmek için hatta uyku ilacını bırakmak isteyenler için inanılmaz etkili terapileriyle Mora Terapi yanınızda.

24 Nisan 2015 Cuma

Uykusuz Kaldığımızda Neler Oluyor?

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Bahadır Baykal, uykunun doğal dinlenme biçimi olduğunu belirterek, “Aslında tüm canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar” dedi.
 “Hepimiz şu yada bu sebepten uykusuz geceler geçirmişizdir. Peki uykusuz bir gece ve Sabahında bizi nasıl bir travma bekliyor?” diyen Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Bahadır Baykal, şunları kaydetti;




“Güneş battığında, beyin epifiz bezi uyku hormonu olan melatonini salgılamaya başlar. Böylece vücuda uyku vaktinin geldiği hatırlatılır. Sabah uyandığımızda ise, uyku getiren bir kimyasal madde olan adenozin salgılanmaya başlar ve gün boyunca vücutta depolanır. Yatağa girdiğimizde diğer maddeler ile beraber beynimize nüfuz ederek uykumuzun geldiğini hissettirir. Nörokimyasal bir madde olan ABA ise beyin sapını uyararak uyku emri verir.

Bundan sonraki aşama ise uykudur.
Yatağa yattıktan birkaç dakika sonra günün envanterini zihnimizde almaya başlarız. Niye böyle konuştum ? neden yaptım ? peki nasıl davranmalıyım ? gibi pekçok düşünce aklımızdan geçmeye başlar . İşte zihnimizdeki ilk büyük savaş o anda başlar ve zihin strese girer. Stresin tetiklediği adrenalin kalp atışlarını, kan basıncını, vücut ısını ve nefes alıp verişini bozar. Adrenalinin kardeş stres hormonu olan kortizol de beraberinde artmaya başlar, böylece kan şekeri seviyesi yükselerek zihin açılmaya başlar. Beynin uyku ve uyanıklık merkezleri arasındaki kavga artık başlamıştır.

İkinci saatin sonunda yatakta sağa sola dönüp uyuyamamak morali iyice bozar, adrenalin-kortizol seviyesi bir miktar daha artar. Ani ve derin nefes almaya başlarız.

Yatakta geçirdiğimiz üçüncü saatin sonunda pes edip yataktan kalkarak Tv ya da bilgisayarı açtığımızda büyük bir hataya da kucak açmış oluruz. Ekrandan yayılan mavi ışık, melatoninin daha da bastırılmasına sebep olur. Beynimiz de o anda yeni günün başladığı hissine kapılır. Zihin uykudan daha çok seyredilen veya okunan şeye yöneldiği için, yatakla ilk temas ettiğimiz zamana göre daha da uyanık hale geliriz.

Beşinci saate girilirken beynin uyku merkezi bu savaşı kazanır ve bir süre uykuya dalınabilir. Ancak doğal uyku gibi yavaşça uykuya dalmak mümkün olmaz. Beyin dalgaları yüksek bir frekansta sıkışıp kaldığı için kesintili ve rahatsız bir şekilde uyunabilir.

Yedinci saatin sonunda işe gitme vakti geldiğinde yada alarm çaldığında beyin, derin uyku sürecinde girilen delta aşamasına girdiğinden, hemen uyanmak zor olur. Uyanmaya çalışılsa bile vücutta yeteri kadar adenozin yakılmadığından zihin hâlâ bulanıktır. Hızlıca kendine gelmek için bir fincan kahveye ihtiyaç duyulmasının nedeni, kafein alarak adenozini etkisiz hâle getirmektir.

Uykusuz geçen bir gece sonrası yeteri kadar dinlenilemediği için, huysuz ve diğer sabahlara göre daha sersem hissederiz. Beyninin mantık ve konsantrasyon merkezi olan ön korteks oradan oraya sürüklenmiştir. Odaklanmakta zorluk yaşar; asabi ve fevri bir hâle bürünebiliriz. Ancak her şeye rağmen bir sonraki gece doğru saatinde uyumayı başarabilirsek bu travmayı ertesi güne taşımadan o gece de bırakabiliriz.”

4 Kasım 2014 Salı

SAĞLIK İÇİN BUNLARA DİKKAT!



Kalbi korumak, alkol ve sigaradan uzak durmak, beslenmeye özen göstermek ve spor yapmak sağlıklı bir vücut için önemli ama yeterli değil…
Temizlikten uyku düzenine, cinsel yaşamdan stresten uzak durmaya sağlıklı yaşamın birçok kuralı olduğunu belirten TOBB ETÜ Hastanesi kardiyoloji uzmanı Dr. Rahşan Turan, hafta da 1 gün de olsa şehirden uzaklaşmayı ve doğayla baş başa olmayı önerdi.
OLMAZSA OLMAZ…
Vücudun hasta düşmemesi, esenlik ve sıhhat durumu iyiliğinin sağlıklı olmayı anlattığını ifade eden Dr. Rahşan Turan, “Sağlıklı yaşam ise kişinin temizliğine ve beslenmesine dikkat etmesi, spor yapması ile birlikte yaz-kış aylarında hastalıklara yakalanmadan yaşamını idame ettirebilmesidir. Sağlıklı yaşam kişinin olmazsa olmazlarındandır” diye konuştu.
SAĞLIK İÇİN BUNLARA DİKKAT!
Egzersiz, kalp sağlığı ve beslenme ilişkisinin önemine dikkat çeken Dr. Turan, sağlıklı bir yaşam için uyulması gerekenler ve kuralları şöyle sıraladı;
1-Spor yapmaya özen gösterilmeli.
2- Sağlıklı beslenmeli; yağlı yemekler ve aşırı yemek yenmemeli, sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalı, meyve-sebze tüketimine özen gösterilmeli.
3- Alkol ve sigara tüketilmemeli.
4- Gün içerisinde sürekli oturulmamalı, aktif olunmalı.
5- Kişisel temizliğe ve çevre temizliğine önem verilmeli.
6- Stresten uzak durulmalı.
7- Cinsel yaşama dikkat edilmeli.
8- Uyku düzenine dikkat edilmeli.
9- Haftada bir bile olsa şehrin stresli yaşamından uzaklaşmanız, doğa ile baş başa kalmanız size ve sağlığınıza iyi gelecektir.
TEDBİR ALIN…
Kalp ve damar hastalıkları, batı ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ölüm nedenlerinden biridir. Kalp sağlığını korumanın yolu önceden tedbir almaktan geçmektedir.
Beslenme
Tansiyonu ve kolesterolü kontrol altına almanın ilk şartı sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamaktır. Bunun için doymuş yağlardan ve tuzdan olabildiğince kaçınmak, meyve, sebze ve lif yönünden zengin besinlere yönelmek gereklidir. Doğru rejimin normal miktarda protein içermesi, bu proteinin ise balık, kümes hayvanları ve az yağlı kırmızı etten (dana eti) alınması önerilmektedir.
Kilo
Yüksek tansiyona yol açan nedenlerin başında fazla kilolar gelmektedir. Fazla kilolu olmak aynı zamanda koroner kalp hastalığı, kalp yetersizliği ve inme için de risk oluşturmaktadır.
Alkol ve sigara
Günümüzde sigara, önlenebilir ölüm sebepleri içinde ilk sırayı almaktadır. Sigara kullanımı, kansere, kalp damarlarının tıkanmasına dolayısıyla kalp krizine sebep olmaktadır.
Fiziksel egzersiz
Düzenli sporun bizi kalp krizi ve inmenin yanı sıra kemik erimesi, şeker hastalığı, kalın bağırsak ve meme kanseri, depresyon ve bunama gibi ciddi birçok kronik hastalıktan koruduğunu gösteren güçlü kanıtlar var. Egzersizin hemen her hücremize olumlu etkisi var desek yanlış olmaz.
KALP SAĞLIĞI VE SPOR
Spor yapmanın kalp ve damar sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Turan, her kas gibi kalp kasının da antrenman yaptıkça daha güçlü ve verimli çalıştığını ifade etti. Dr. Turan, sporun vücutta yarattığı olumlu etkileri şu sözlerle aktardı;
Kalbin çok hızlı çarpmasını önler
Antrenmanlı kalp, sıkıntılı bir durumla karşılaştığı zaman sakin bir tepki verir. Hareketsizliğe alışmış olan kalp ise kolay telaşa kapılır. Örneğin; otobüse yetişmek için koşarken veya çok heyecan uyandırıcı bir durumla karşılaşan kalbin hızı kolayca yükselir, dakikada 180-200’e kadar çıkabilir. Halbuki bir sporcunun kalbi aynı koşullarda daha yavaş atarak tepki verir ve en kısa zamanda normale döner.
Tansiyonu düşürür
Düzenli spor yapanlarda, örneğin günde yarım saat tempolu olarak yürüyenlerde kan basıncının düştüğü biliniyor. Özellikle tansiyon tehlikesi altında olanların her gün yapacakları yürüyüşle bu tehdidi bertaraf etmeleri mümkün. Araştırmalara göre fiziksel egzersiz, yüksek tansiyonu olanlarda tansiyonu kontrol altına almada yardımcı olmakta ve ilaç gereksinimini azaltmaktadır.
Zayıflatır
Düzenli egzersiz sadece spor yapıldığında değil, dinlenme halinde tükettiğimiz enerjiyi de artırdığı için kilo vermeyi kolaylaştırır. Kilo verdikten sonra düzenli spor yapmadan ideal kiloyu korumak çok zordur.
İyi kolesterolü yükseltir
Damar sertliğine karşı koruyucu rol oynayan HDL kolesterolü yükseltmenin yollarından biri egzersiz yapmaktır. Haftada 3 gün 3 kilometre yürüyenlerde bile iyi kolesterolün yükseldiği biliniyor. Egzersizin süresi ve sıklığı arttıkça olumlu etki de artar.
Kanın aşırı pıhtılaşmasını önler:
Düzenli egzersiz kanda pıhtılaşmayı başlatan ve güçlendiren maddelerin dengede kalmasına yardımcı olur.
Şeker hastalığını önler
Diyabet olma riski yüksek olanların ellerinde sağlıklı beslenmenin yanı sıra çok güçlü bir silah daha var: düzenli egzersiz. İlaçlardan çok daha etkin, yan etkisi yok, hem de bedava.
Stresi azaltır
Düzenli spor yapanların hareketsiz bir yaşam sürenlere göre daha az endişeli olduklarını, uykularının daha düzenli olduğunu gösteren çalışmalar var.
GEZİNTİ YERİNE HIZLI YÜRÜYÜŞ…
Günde 30 dakika hızlı (saatte 5-6 kilometre hızla) yürümenin ve bunu en az haftada 5 gün yapmanın kalp ve damarlara yararlı olduğu biliniyor. Yarım saat sürekli yürüyemezseniz, günde 3 kere 10 dakika yürüseniz bile yeterli.  Yaptığınız egzersiz ağırlaştıkça sağlığa olumlu etkisi artıyor. Buna karşılık gezinti yapar gibi yavaş yürümek aynı yararı sağlamıyor. Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta da 30 dakikalık yürüyüşün normal günlük faaliyetlere ek olarak yapılması gerektiği.
ÖLÜME DAVETİYE ÇIKARMAYIN…
Isınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesi, kalbe ani yük getirerek kalp krizi ve ani ölümlere davetiye çıkarır. Gerekli ısınma hareketleri yapılmadan spor yapılması ve böylece kalbe ani yük getirilmesi, kalp duvarlarının kalınlaşmasına, kalbi besleyen damarların sıkışmasına, ritim bozukluğuna ve hatta kalbin durmasına neden olabilir. Doğuştan kalp rahatsızlığı olanlar, ritim bozukluğu sorunu yaşayanlar ve ailesinde kalp rahatsızlığı bulunanlar, bu konuda daha fazla risk altındadır. Bu nedenle bu kişilerin düzenli spor yapmaya başlamadan önce mutlaka bir hekim kontrolünden geçmeleri gerekir.
http://www.sagliktayenilikler.com/saglikli-yasamin-altin-kurallari/

20 Ekim 2014 Pazartesi

Düzenli Uyku Kilo Vermenizi Kolaylaştırır

Kilo vermek isteyenler ilk olarak düzenli olarak spor yapmayı ve sağlıklı az kalori alarak beslenmeyi göz önüne alarak bir zayıflama planı oluşturmakta, uyku düzeni ise genel olarak çok da ciddiye alınmamaktadır. Nasıl ki sporsuz diyet yaptığınızda kas kaybedersiniz, uykunuzu düzenli uyumadığınızda da aldığınız besin artar ve kilo vermeniz yavaşlar. Sağlıklı yaşamak için düzenli beslenme, düzenli spor ve düzenli uyku şart.

Düzensiz Uykunun Olumsuz Etkileri Nelerdir?
Kilo vermeniz uyku düzeninizin olmaması durumunda salgılanan bazı hormonlar tarafından durdurulabilir. Leptin hormonu beyne doyduğunu bildiren hormondur. Leptin hormonu geceleri daha az salgılandığından yediğiniz zaman beyne gönderilen sinyaller gecikir.
Gece uykularını erteleyip geç saatler de uyuyanlar dolayısıyla geç uyanacakları için daha fazla yemek yeme ihtiyacı duyarlar. Gece uyumayan kişiler genellikle abur cubur yemeye yönelirler. Yatmaya yakın yenilen yüksek kalorili besinler vücutta yağ olarak depolanır ve yakılması oldukça güçtür. Bu yağları yakmak için olduğundan daha fazla enerji harcamanız gerekebilir.

Uykusuzluk Problemi İçin Ne Yenmelidir?
Kafein içeren içeceklerden uzak durmalısınız. Kahve, çay, çikolata ve enerji içeceği gibi içecekler tüketmek uykusuzluk sorununu ortaya çıkarmaktadır.
Aşağıdaki listelenen yiyeceklerden tüketmek uyku sorununuz var ise size yardımcı olabilir. Her gün düzenli şekilde tüketerek vücudunuzu uyku düzenine alıştırabilirsiniz.
Ilık süt
Yoğurt
Kefir
Muz
Elma
Kayısı
Bal

Düzenli Uyku İle Kilo Vermek İçin Neler Yapılmalıdır?
Gece uyumadan en az 2 3 saat önce yemek yemeyi bırakmalısınız.
Akşam yemeklerinde mümkün olduğunca hafif yemekler tercih edilmelidir. Ağır yağlı yemekler yerine çorba, salata ve sebze yemekleri tercih edilmelidir.
Akşam yemekten sonra çay, kahve gibi içecekler içilmemelidir.
Erken saatte uyuyup erken saatte uyanmaya özen göstermelisiniz. Erken uyanırsanız metabolizmanız daha hızlı çalışmaya başlar ve kilo vermek de daha da kolaylaşır.
Yaptığınız sporlar gece daha iyi bir uyku uyumanıza yardımcı olmaktadır. Yatmadan hemen önce spor yapmamaya özen göstermelisiniz. Sabah sporu yaparak metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz.
http://www.zayiflamaiksiri.com/2014/10/uykunun-kilo-verme-uzerindeki-etkileri.html?showComment=1413078026276