31 Mart 2016 Perşembe

Çölyak’a Mora Terapi desteği

Karın ağrısı kimi zamanlar düşündüğümüz gibi masum olmayabilir. Karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleri, bağırsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasına yol açan Çölyak hastalığına işaret edebilir. Çölyak, bağırsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasına yol açan bir hastalıktır. Çölyaklı hastalar; buğday, arpa, çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta da bulunan gluten proteinine karşı hassasiyet gösterirler. Çölyaklı hastalar gluten içeren yiyecekler yediklerinde, onların bağışıklık sistemleri bunu ince bağırsaklara zarar vererek yanıtlar. 
En sevdiğiniz yiyeceklerden uzak durmak zorunda kalmanıza neden olabilecek Çölyak hastalığı yaşam boyu devam eden ve ilaçla tedavi olmayan tek gıda alerjisidir. Dr. Gamze Dur, “Çölyak’ın tek tedavisi gluten içeren gıdaların diyetten tamamen çıkarılmasıdır. Glutensiz diyet dışında özel bir kısıtlama nadiren gerekli olabilir. Diyete tam uyulması ile hematolojik bozuklukların düzelmesi beklense de, eksiklik saptanan hastalarda gerekli takviyeler yapılmalıdır” dedi.
Mora Terapi tüm dünyada bağımlılık, alerji, ağrı, enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere birçok farklı endikasyonda kullanılmakta olduğunu vurgulayan Dr. Dur, “Mora Terapi’yi, Çölyak hastalığında destek amaçlı kullanıyoruz. Her ne kadar klasik bir alerji hastalığı olmasa da spesifik bir etkenin rol alması Çölyak’ta böyle bir tedavinin denenebileceğini akla getirmektedir. Mora Terapi’den Çölyak hastalığında, bağışıklık sistemini desteklemesi, psikolojik durumla ilgili destek sağlaması, diyete rağmen düzelmeyen bazı şikayet ve semptomların azalması veya ortadan kalkması, çocuklarda büyüme/gelişmenin desteklenmesi gibi birçok açıdan faydalanıyoruz” diye konuştu.
Kişiye özel durumların dışında Dr. Dur. Mora Terapi Çölyak tedavisini şu şekilde özetledi:
“Kişiden alınan tükürük, kan ve özellikle gaita örneğini kupalara koyarak biyoritm tedavisi ile başlayıp, sonrasında kupalara cam tüp içinde konulan tükürük, kan veya mümkünse özellikle gaita, yanında küçük tüpler içinde buğday/bulgur/irmik/un/diğer tahılları da ekleyip, bilgisayardan elektronik olarak ilgili frekansları gönderiyoruz. Duruma göre Mora Terapi Bach Çiçekleri Tedavisinde de faydalanıyoruz.”






20 Mart 2016 Pazar

Strese mahkum olmaktan Mora Bach Çiçekleri Terapisi ile kurtulun

Günümüzde yaşayan sosyal ve kültürel değişimler stresi günlük hayatın büyükçe bir parçası haline getirmiştir. Tüm dünyada artan kentleşme oranına bağlı olarak kronik streste ve strese bağlı oluşan hastalıklarda belirgin bir artış göze çarpıyor. Trafikte geçirilen zaman, gürültü kirliliği, toplum ve şehir yapısının değişmesi, stresten arınabileceğimiz park bahçe gibi noktaların azlığı bizi stresle yaşamaya mahkum ediyor.

Sigara, alkol, alerji, diyabet ve ödem sorunları gibi farklı başlıklarda başarısı birçok kez kanıtlanmış Mora Terapi cihazlarıyla yapılan terapiler bağımlılıklar ve birçok hastalıkta kullanılabileceği gibi duygu-durum problemleri yaşayan kişilerde de kullanılabiliyor. Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada psikolojik sorunlar için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kür. Bach Çiçekleri Terapisi; korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi gibi 38 farklı duygu durumu için 38 farklı çiçek özünden oluşturulan kürlerle tedavi ediyor. Mora Terapinin stres tedavisinden kullanılan yöntemi Bach Çiçekleri Terapisi, vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.

Bach Çiçeği tedavisi aşamaları ise şu şekilde gelişiyor: Tedavi için samimi duyguları ile istenilen formu dolduran kişiye doktorla ile karşılıklı görüşmesinden sonra hangi Bach Çiçeği programının kendisi için en uygun olduğu bilgisi aktarılıyor. Mora cihazının elektrodları stresten kurtulma seansına uygun olacak şekilde kişinin vücuduna bağlanarak filtreleme ve düzeltme terapileri başlatılıyor. Herhangi bir acı, yanma vs hissedilmeyen bu işlemlerden sonra Bach Çiçekleri uygulamasına geçiliyor. Seçilen Bach çiçek programları Mora cihazı üzerinde kullanıma hazır hale getirilir ve 8 dakika içinde seçilmiş olan çiçeklerin frekansları, terapi yapılan kişiye aktarılıyor.

Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin günlük yaşamında hissettiği stresi ve kaygıları azaltmak, ani öfke nöbetlerini gidermek, sabırsızlık, kararsızlık, takıntılı olmak gibi çok farklı duygu durum bozukluklarını gidermek için kullanılır. Bu programların bir veya birkaçı bir arada kullanılarak, kişinin duygu durum bozuklukları çözüme kavuşturulur. Ayrıca Mora cihazlarıyla yapılan Renk Terapileri Bach Çiçekleri Terapi programı sonucun etkinliğini arttırmaktadır.

9 Mart 2016 Çarşamba

Vücuttan alınan frekanslarla tedavi: Mora Terapi

Yaptığımız meslek, stres ve daha birçok neden kronik ağrıları günlük rutinlerimizin arasına ekledi. Söz konusu bu ağrılardan kurtulmak için ya ağrıyı sadece baskılayan, sebebini ortadan kaldırmayan ağrı kesici ilaçları içiyoruz ya da çaresizce ağrının esiri oluyoruz. Oysa insan vücudunun işleyişiyle tüm sorunların kaynağı inip onlardan kurtulmak mümkün.
Temeli vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi ağrıya bir neden değil de sonuç olarak yaklaşarak, ağrıya neden olan sorunu ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atıyor. Vücut dışından alınan maddeler ya da elektronik ortamdan gönderilen frekanslarla değil de vücuttan alınan frekanslarla tedavi sürecini tamamlayan Mora Terapi ağrı terapisi, kas iskelet sistemi ağrıları, osteoporoz ağrıları, romatizma ağrıları, sırt, bel ve boyun ağrıları, yaşlılığa bağlı ağrılar, geçirilmiş ameliyatlara bağlı ağrılar ve fibromiyaljiler gibi ağrılarda kullanılıyor.

Tamamlayıcı tıp yöntemi olan Mora Terapi, kanser veya benzeri ağır sağlık sorunlarında bünyenin desteklenmesi ve vücudun kendinin iyileştirme potansiyelinin harekete geçmesini sağlamak amacıyla da kullanılmaktadır. Mora Terapi ağrı tedavisi, vücudun kendi salınımlarını kullanarak, ağrı tedavisinden ruhsal problemlere kadar geniş bir zeminde sağlık sorunlarına çözüm üretmektedir. İnsan vücudundan geçtiği varsayılan dikey çizgilerin yani meridyenlerin aynı doğrultudaki organlar ile bağlantısı olduğu ve bu bağlantılara ulaşarak tedavi etme yöntemi olan meridyen tedavisini de terapiler esnasında kullanan Mora Terapi, vücuttaki enerji dolaşımının hareketlendirilmesi, özellikle problemli alandaki enerjetik blokajların açılabilmesi ya da meridyendeki enerji akışının uyarılabilmesini amaç edinmektedir.





1 Mart 2016 Salı

Ödemden nasıl kurtuluruz?

Yüzde 70’inin su olduğu vücudumuzda hücrelerimiz sıvı içinde bulunmaktadır. Vücuttaki sıvı miktarını dengeleyen lenfatik sistemde kan dolaşım sisteminde olduğu gibi, dolaşımı kolaylaştıracak kalp ve atardamar benzeri bir mekanizma yoktur. Bunun yerine lenf sıvısının, lenf kanalları üzerindeki dolaşımı kas hareketlerimizle sağlanır.
Vücudumuzda biriken lenf sıvısı miktarı, lenfatik sistemimizin taşıyabileceğinden fazla olduğunda ödem oluşur. Lenf damarları boyunca ve tıkanıklığın oluştuğunda daha uzaktaki cilt altı dokuların gevşek olduğu yerlerde, lenfödem ismi verilen şişlikler oluşur.
Başlangıçta mekanik olarak basınç artışına bağlı yavaş yavaş gelişen bu sürecin zamanla kalıcı hale geldiğini belirten Dr. Kemal Atalay, “Daha ileri süreçlerde ise fibrotik dokular oluşarak geri dönüşü olmayan bir noktaya gelebilir. Tedavide bilinen yöntemler, lenf akımını engelleyen lezyonları cerrahi olarak düzeltmek, masaj gibi yöntemlerle mekanik olarak basınç yaparak lenf akımını artırmaya yöneliktir. Bu yöntemlerde elde edilen başarı oranı düşüktür” dedi.
Halk arasında Fil Hastalığı olarak bilinen bu lenfödem doğuştan, ya da herhangi bir yaşta sebebi bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Dr. Atalay, “Bunların dışında cerrahi müdahaleler sonrası, radyasyona maruz kalma, enfeksiyon ya da travma sonrası da lenfödem gelişebilir. Vücutta değişik sebeplerle oluşan ve 3 aydan daha fazla süren kalan ödemlerde, ödeme neden olan sorunun ortadan kalkması sonucu ödem bilgisi, ödemli bölgedeki dokulardaki hücre DNA sarmalındaki sıvılarda tutulmaktadır” diye devam etti.
Mora Terapi’nin opere ortopedik ayak bileği kırıklarında da ödemleri yok ettiğini vurgulayan Dr. Atalay, “Mora Terapi’nin ödem tedavilerindeki başarısına başka hiç bir yöntem ile erişmenin mümkün olmadığını düşünmekteyim” dedi.
Çeşitli uygulama alanlarındaki başarısı farklı testlerle kanıtlanmış Mora Terapi, lenfödem tedavisinde ödem oluşan alanlardaki lenf sıvısı akımını engelleyen fizyopatolojik bilgilerin yok edilmesini sağlıyor. Böylelikle normal fizyolojik mekanizmalar çalışır hale gelerek ödemler kalıcı olarak tedavi edilir. Lenfödem tedavisindeki amacı hücreleri sağlıklı haline geri döndürmek olan Mora terapi, hücrelerde kronik tıkanıklığa yönelik bir işlevi vardır.




21 Şubat 2016 Pazar

Zayıflamak için uzmanından bir öneri: Mora Terapi

Kilo kadın erkek, genç yaşlı demeden her insanın hayatının bir dönemini meşgul eden bir sorun. Bu sorunla mücadele etmek de öyle kolay kolay altından kalkılabilecek bir iş değil ne yazık ki. Bunun sebebi ise kiloların inatçı olması, metabolizmanın çalışma hızı ve bağımlılıklar. Evet bağımlılık sadece alkol, sigara ve madde bağımlılığı olarak sınıflandırılmıyor. Bazı gıdaların sağlıksız tüketimi kişilerde bu gıdaya karşı bağımlılık yaratıyor. Hal böyle olunca da bu bağımlılık ile sigara ve alkol de olduğu gibi mücadele etmek gerekiyor.


Hücre, doku, organ gibi yeryüzündeki her maddenin elektro manyetik frekansı olduğundan yola çıkarak geliştirilen biorezonans yöntemi olan Mora Terapi, elektromanyetik frekanslar yani titreşimler ile bağımlısı olduğunuz maddeyi vücudunuzdan siliyor. Mora Terapisti Liana Pesah, Mora Terapinin birçok testler ile başarısının kanıtlandığını belirterek, “Mora Terapi, bağımlısı olunan maddelerinin frekanslarını vücuttan silerek, kişiye kalitesi artırılmış bir yaşam sunuyor” dedi.

Yeryüzündeki her maddenin bir frekansı yani titreşimi olduğuna dikkat çeken Pesah, Liv Hospital’daki kliniğine başvuran kişilere uyguladığı terapi yöntemini kısaca şöyle anlattı:
“İnsan vücudundaki titreşimler, kişinin genel frekans spektrumunu oluşturuyor. Fakat alerjen, bakteri, virüs hatta beslenme şekilleri gibi dış etkenlerden dolayı metabolizmamızın titreşim ahengi bozuluyor. Tereyağı, pirinç, makarna, ekmek, çikolata, cips, kola, hamburger gibi yemekten çok zevk aldığımız ama bir o kadar da zararı olan besinlerin farklı farklı titreşimleri bulunmakta. Bunlar gibi bağımlılık derecesinde sevdiğin yiyeceklerin örneklerini Mora cihazına koyup, vücuduna maddelerin ‘antifrekanslarını’ yüklüyoruz. Yani terapinin sonunda daha önceden ‘bağımlısı’ olunan yiyeceklerin frekansları vücuttan siliniyor. Mora Terapi bu bozuklukları tedavi ederek doğal hale gelmesini sağlıyor.”


Biorezonans yöntemiyle kişinin hem iştahı kestiğini hem de yeni bir yaşam disiplini öğrettiğini vurgulayan Pesah, “Mora Terapi ile kişinin üzerinde sağladığımız disiplin çok faydalı. Kişilerde yemek yeme isteği azalıyor. Terapinin zayıflamada başarı oranı yüzde 90. Glutenli yiyecekler ya da domates gibi sadece tek bir gıda üzerindeki isteği engellemeye de yarayan Mora Terapi, alerjik hastalıklara sahip kişilerin olası sağlık problemlerini en aza indiriliyor” diye konuştu.

Pesah ayrıca terapi esnasında hissedilmeyen titreşim dalgaları kullanıldığını ve tedavi esnasında hastaların hiçbir şekilde acı duymadığını kaydetti.


10 Şubat 2016 Çarşamba

Alkol bağımlılığından kurtulmanın kalıcı yolu

Alkol tıpkı diğer bir bağımlılık türü olan sigara gibi bir denemeyle ya da arkadaş ortamında başlanılan bir bağımlılıktır. Kadehler birbirini takip ederken bağımlılık sinsice vücudumuz girmek için fırsat bekler. Alkol almaya başladığımız ve alkolü tükettiğimiz sosyal ortamların dışında da alkol arar olduysak ve alkol almadığımızda vücudumuzda normalin dışında tepkiler beliriyorsa ne yazık ki bağımlılıktan söz edebiliriz.

Kilo kontrolü, zayıflama, duygu durumu düzenleme, alerji ve pek çok durumlarda etkili ve kalıcı çözümler sağlayan tamamlayıcı tıbbın bir parçası olan Mora Terapi cihazlarının alkol bağımlılığı konusunda da başarılı sonuçlar elde ettiği verileri bağımlılığın çözümsüz olmadığı umudunu yeşertiyor. Alkol bağımlısı olan kişilerdeki alkol alma isteğini azaltarak kişinin alkolü tamamen bırakmasını sağlıyor. Kişinin bağımlılık derecesine göre uygun seanslarla bağımlılık ortadan kaldırılabilir ya da klasik yöntemlere entegre edilebiliyor. Kişisel özelliklere göre seansların sayısı belirlendiği Mora terapi alkol tedavisinde maddelerin kimyasal özellikleri değil fiziksel özellikler kullanılarak, bağımlılığa yol açan madde elektromanyetik bilgisi vücuttan silinir.

Mora Terapi cihazlarının bağımlılığa karşı etkisinin kalıcılığını, bağımlı olan maddeye karşı yarattığı isteksizlik olarak açıklayan Dr. Sema Karadağlı terapi seanslarını hakkında “Kişinin bağımlı olduğunu düşündüğünü alkol çeşitlerinin örneklerini (Rakı, bira, viski,votka, şarap vb.) küçük numuneler halinde Mora cihazının kupalarına yerleştiriyoruz. Yaklaşık 50 dakika süren seans sırasında hastamıza detoks uyguluyoruz. Alkolün yıllardır vücutta biriktirdiği toksinleri atması için hastamıza su içmesini, sık sık duş almasını ve ter atmaya çalışmasını öneriyoruz” diye bilgi verdi.

Yine seans esnasında cihaza serum fizyolojikten oluşan bir damla yerleştirdiklerini ifade eden Dr. Karadağlı, “Cihaz hastamızın vücuduna yolladığı frekansı damlaya da yüklüyor. Seanstan sonra hastamızın bir ay boyunca bu damlayı 3x5 damla olacak şekilde dil altına damlatıp 1- 2 dakika bekleyip yutmasını istiyoruz. Yaptığımız bu işlem sonucunda 72 saat sonra kişinin vücudu alkolle tanışmamış gibi oluyor” diye devam etti. Alkol bırakma terapilerinde seansların nasıl ilerleyeceğine, seanslar devam ederken beraberinde hangi desteklerin kullanılacağına kişisel özelliklere bakılarak karar verilir.


31 Ocak 2016 Pazar

Kilo verirken neşenizden olmayın


Defalarca kilo vermeyi deneyip başarısız olmak pek de yabancı olmadığımız bir durum. Tok olmamıza rağmen yemek istediğimiz gıdalar, şekerli ve asitli içeceklerin tüketiminin bir tür bağımlılık olduğundan söz edebiliriz. Diyet yapmak hem yeme alışkanlığımızı değiştirdiği için hem de bağımlılığını hissettiğimiz gıdalardan uzak kalmak durumunda bıraktığı için duygu durumumuzda negatif etki yapar.   
Basit karbonhidrat içeren gıdalar kan şekerini olması gerektiğinden çok daha hızlı yükseltir. Doyum ve mutluluk sağlamasına rağmen yükseldiği kadar hızla düşen kan şekeri acıkmamıza neden olur. Karbonhidratların mutluluk sağlamasını fizyolojik bakımdan bir nevi kandırma olarak niteleyebiliriz. Fazla karbonhidrat tüketerek kan şekerini yükseltmek vücudun insülin salgılanmasına neden olur. Söz konusu bu durum ihtiyaçtan fazla alınan şekerin yağa çevrilerek yağ depolarına gönderilmesi demektir. Bu durumun bir sonu yoktur çünkü her yağ hücresi bin kattan fazla büyüyebilme kapasitesine sahiptir.
Bir gıdaya bağımlı olduğumuz düşündüğümüzde ona karşı koymak daha da zorlaşır. Aşırı yeme isteğinin fiziksel ve psikolojik bileşimleri neredeyse iç içe geçmiş haldedir. Kimi zaman aşırı beslenme fizyolojik değil, psikolojik bir ihtiyaç halini alır. İnsanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren ve eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh halinin görüldüğü serotonin seviyelerini yükseltmek için de vücudumuz hızla karbonhidrat tüketmeye başlar. Kilo vermek için diyet listesi uygulayan kişilerden yaşanan bu durum duygu durumunda adeta bir yıkım yaşatıyor. Hal böyle olunca hem zayıflamak hem neşeli olmak hayalin ötesine geçemiyor.

Kilo terapisinde kullanılan ve duygu durumunu düzenleyen Mora Terapi cihazları yan etkisi olmayan bir yöntem. Karbonhidrat bağımlılığı vücuttan silen Mora Terapi kilo terapisi, vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleştiğinden yola çıkarak; metabolizmamızdaki karbonhidrat bağımlılığını elektromanyetik frekanslarla siliyor.
İnsülin direncini azaltan bu yöntemde kişiler kilo verirken sıklıkla karşılaşan duygu durumundaki depresif hal, yorgunluk ve agresifliği yaşamıyor. Mora terapi kilo almaya yol açan nedenler ile duygu durumu arasında bir bağ olduğunu ve bağ üzerinden geliştirdiği çözüm ile bireylerin hem zayıflamasını hem de duygu durumundaki iyileşmeyi ortaya koyuyor. Kişinin duygu durumunun güçlendirilmesine ve kendisini duygusal olarak çok daha iyi hissetmesini sağlıyor. Mora kilo tedavileri öncesinde ve sonrasında uygulanan renk terapileri özellikle duygu durumları düzenlemek için çok önemli. Bu tedavilerle enerji alanındaki duygu durumlardaki olumsuzlukların ortadan kalkması da sağlanıyor. Renk frekans bilgisi 1 milyon kez  amplifiye edilerek vücutta bu temizlik yapıyor.