28 Eylül 2016 Çarşamba

Fazla kilonun alıp götürdüklerini Mora Terapi ile kazanın

Yakabileceğimizden daha fazla gıda alırsak, fazla kaloriler vücudumuzda yağ olarak birikir ve kilo sorunu ortaya çıkar. Çeşitli hastalıklarından kaynaklı kilo sorununun yanı sıra kilo almaya veya obeziteye neden olan başlıca faktörler hareketsizlik, aşırı ve yanlış beslenmedir. Bunların dışında Tiroid bezi yetmezliği (hipotiroid), insülin direnci, kan şekeri düşüklüğü, böbreküstü bezinin aşırı kortizol üretmesi, yumurtalıklardaki kistler ve hormon bozuklukları gibi fiziksel sorunlar; az su içmek, aşırı alkol tüketimi, depresyon, bazı psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasında çalışmak gibi sosyal ve psikolojik nedenler kilo alımında önemli etkenlerdir. 

Tüm dünyada giderek yaygınlaşan kronik bir sağlık sorunu haline gelen fazla kilo şeker, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, solunum yolları hastalıkları, eklem rahatsızlıkları gibi hastalıkları beraberinde getirir.Vücutta yarattığı tahribatın dışında psikolojik olarak da kişide olumsuz etkilere yol açan fazla kilolar, sosyal alanlarda sorunlara neden olabilir.

Neden normal kiloda olmalıyız?
Fazla kilolu insanların bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için normal kilodaki insanlara göre hastalıklara yakalanma riski yüksektir. Fazla kilodaki insanlarda şeker, tansiyon ve kalp hastalıkları daha fazla görülür. Kilolu insanlarda sıklıkla görülen uyku apnesi ve horlama uyku kalitesini düşürür. Kişilerin kilo vermelerinin bir faydası da uykusuzluk sorunundan kurtulmaktır. Kilo veren bireylerin vücutlarında ağırlık azalacağı için rahatlamanın verdiği enerjik, zinde ve dinamik hissettirecektir. Zayıflayınca vücuttaki azalan yağ miktarıyla kalbe giden oksijen miktarı artacak ve solunum rahatlayacaktır. Taşıyabileceğinden fazla yük ile mücadele eden kilolu kişilerin bedenlerindeki eklem ağrıları zayıflayınca ortadan kalkacak, kişi daha rahat hareket edebilir hale gelecektir.

Kilo verme tedavisinde kalıcı başarılar elde eden tamamlayıcı tıp yöntemi Mora Terapi, herhangi bir yan etkiye yol açmaz. Mora Terapi kilo terapisi, vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleştiğinden yola çıkıyor. Mora Terapi, vücuttaki karbonhidrat bağımlılığını elektromanyetik frekanslarla silerek insülin direncini azaltır.

Kilo verme sürecinde sıklıkla karşılaşılan depresif hal, yorgunluk ve agresifliğin yaşanmasına son veren Mora Terapi; kilo almaya yol açan nedenler ile duygu durumu arasında bir bağ olduğunu ve bağ üzerinden geliştirdiği çözümle bireylerin hem zayıflamasını hem de duygu durumunun iyiye gitmesini sağlıyor. Mora Terapi duygu durumunun güçlendirilmesine ve bireyin kendisini duygusal olarak çok daha iyi hissetmesini sağlar. Mora Terapi kilo verme seanslarında zararlı ve toksik madde frekansları vücuttan silinir, seanslar sonrası bireyler eskiye oranla; bağışıklık sistemi daha güçlü, vücutta birikmiş toksik maddelerden arınmış ve daha sağlıklı olarak yaşamına devam eder.


21 Eylül 2016 Çarşamba

Mora Terapi ile bahar aylarını neşe ile karşılayın

Alerji, genel anlamıyla aynı miktar ve koşullarda başka kişiler için zararsız olan farklı yabancı maddelere karşı, bazı kişilerin aşırı duyarlılık göstermesidir. Başka bir deyişle vücudun aslında zararlı olmayan bazı maddelere gösterdiği aşırı reaksiyon olarak tanımlanabilir. Ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, bakteriler, ev hayvanlarının tüy, bazı gıda proteinleri (Gluten gibi), böcek zehirleri ve ağır metalar alerjinin en sık nedenleri arasında yer alırlar. Alerjen adıyla tariflediğimiz bu nedenler normalde zararlı olmayan maddeler karşı bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepki, kişinin günlük hayatını ciddi şekilde sekteye uğratabilir. Alerji genellikle solunum yolları, göz, deri ve sindirim sistemini etkiler.

Alerjisi kendini hapşırma, kaşıntı, burun akıntısı, geniz akıntısı, öksürük gibi belirtilerle gösterir. Bahar alerjisi, deri alerjisi, gıda alerjisi, alerjik astım gibi alerji türleri halk arasında en çok bilinen türler arasındadır. Mevsimsel nedenlerin yol açtığı ve kişinin hayat kalitesini oldukça etkileyen bahar alerjisi ise, en sık karşılaşılan alerji türüdür. Alerjik hastalıklar, dünyada en sık görülen hastalıklar sıralamasında altıncı sırada yer alır. Bahar alerjisi ise, alerjik hastalıklar sıralamasında ilk sırada yer almaktadır. En sık erişkinlerde görülen bahar alerjisinin bebeklerde görülme oranı daha düşüktür.

İlkbahar ve sonbahar aylarında alerjiye yol açan ağaç ve çiçek polenleri kimi kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olarak; burun akıntısı, göz akıntısı ve hapşırığa neden olur. Bunların dışında yüz bölgesinde doluluk hissi, sinüs ağrısı, gözaltlarında şişme, morluk ve koku ile tat duyularında azalma gibi belirtiler kişinin günlük yaşamdaki rutin işlerini bile yerine getiremeyeceği seviyeye ulaşır.

Avrupa’da yüz yılı aşkın bir süredir kullanılan biorezonans yöntemi Mora Terapi ise, alerji tedavisinde hastanın vücudundaki alerjiye neden olan maddeyle birlikte ağır metal yükü ve elektromanyetik yük gibi diğer toksik maddeleri de temizliyor. Mora Terapi alerji tedavisi seansı sırasında, kişi ile alerjen arasında oluşmuş patolojik ilişki değiştirilir. Alerjen madde frekanslarının vücut üzerinde bıraktığı izlerin silinir ve kişinin vücudundan uzaklaştırılmış olur. Herhangi bir yan etkisi olmayan Mora Terapi alerji tedavisi, aynı zamanda bu toksik maddelerden temizlediği için kişi alerjiye neden alerjenlere yeniden temas halinde alerji belirtileri yaşamıyor.

Temelde vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi alerji tedavisinden başarılı sonuçlar elde ediliyor. Tamamlayıcı tıp yöntemi Mora Terapi cihazları alerjiyi, reaksiyonlara neden olan sebep yerin sonuç olarak algılıyor ve asıl nedeni bulup onu ortadan kaldırmaya yöneliyor.

28 Temmuz 2016 Perşembe

Strese karşı acil yardım kürü: Bach Çiçekleri

Tartışmasız stres, modern yaşamın en önemli hastalıklarından biri. Aslında hormon salgılama durumu olan stres, vücudun dengesine bozarak uyumlu çalışmasına engel oluyor. Vücudun normalden daha fazla enerjiye ihtiyaç duymasını sağlayan stres, canlılarının hayatının ya da güvenliğinin tehdit altında olduğunu hissettiği anlarda salgıladığı bir hormonlardan ibaret.

İş tresi, sınav stresi, trafik ve günlük kaygılar gibi nedenlerle gibi sonsuza kadar devam ettirebileceğimiz liste, insanın kendisini devamlı olarak tehdit altında ve güvensiz hissetmesine sebep oluyor. Bu sebeple vücudumuzu sürekli kriz durumundaymış gibi çalıştırdığımız için uzun vadede bu durum bedenimize ve ruhumuza ciddi zararlar veriyor. Sindirim sisteminden, kalp damar hastalıklarına, kas problemlerinden cilt hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa neden olan stresten kurtulmanın doğal ve etkili yolu olarak Mora Terapi yardımınıza yetişiyor.

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada psikolojik sorunlar için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür. 38 farklı çiçek kürünün tanımlanmış 38 duygu durumu için kullanılan Bach Çiçekleri Terapisi; korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, gibi duygu ve düşünceleri gidermek için de kullanılıyor.

Dehşet, büyük korku, panik atak ve histeri hali için Rock Rose (Kaya Gülü) kürü. Endişe, sebepsiz korkular ve açıklanamayan huzursuzluk hissi için Aspen (Tirek Kavak) kürü. Umutsuz, çaresiz ve kötümserlik için Gorse (Karaçalı) kürü. İsteksizlik ve motivasyonsuzluk hali için Hornbeam (Gürgen) kürü. Zihinsel ve fiziksel yorgunluk, bitkin tükenmişlik hali için ise Olive (Zeytin) kürü olan Mora Bach Çiçekleri Terapisi stres ve benzeri duygu durumları için İlk Yardım Kürünü hastalarına sunuyor. Sıklıkla kullanılan Bach Çiçekleri kombinasyonu olan İlk Yardım Kürü, Bach Çiçekleri tedavisinde kullanılan 38 kürden 5’ini içeriyor. Dr. Bach tarafından bir çeşit acil durum karışımı olarak bir araya getirilen İlk Yardım Kürü, çok yönlü kriz kürü olarak da biliniyor.

Klasik tıp ile yarış halinde olmayan, aksine klasik tıbbın yöntemlerini kabul eden Bach Çiçekleri Terapisi İlk Yardım kürü; panik, şok, korku ve panik atak durumları gibi tüm acil durumlar için kullanılabilir. Avrupa’da hem sıvı hem krem şeklinde sunulan İlk Yardım Kürü, oral yolla (sıvı) alınabileceği gibi böcek ısırıkları, burkulma veya ezilme durumlarında haricen vücuda sürülmesi şeklinde de uygulanabiliyor.









23 Temmuz 2016 Cumartesi

Elektro homeopati aşamaları

Homeopatik ilaç frekanslarını kullanabilen Mora Terapi cihazlarında, tedavi sürecini anlatan açıklayıcı infografik.

Resim yazısı ekle

19 Temmuz 2016 Salı

Sağlıklı bir nefes hiç bu kadar yakın olmamıştı


İçerisinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunan sigara yıllardır insanlığın en büyük sorunlarından biri. Hem fiziksel hem psikolojik olarak bağımlılık durumu yaratan sigara; akciğer, kalp, damar, solunum yolları gibi pek çok sağlık sorununun ilk sebebi. Genellikle sigarayı istediği zaman bırakabileceğini söyleyen kullanıcılar aslında bunun küçük bir kandırmaca olduğunun kendileri de farkında.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) istatistiklerine göre dünya ülkelerinin birçoğunda en çok rastlanan ve en çok ölüme yol açan nedenler arasında ilk sırayı sigaranın yol açtığı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda yüzde 250 oranında artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD'de her yıl 160 bin kişi yakalanıyor. Türkiye'de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülüyor.

Fiziksel ve psikolojik olmak üzere iki yönlü bağımlılık teşkil eden sigarayı bırakmada etkili olan yöntem olan Mora Terapi Nobel Ödüllü Kuantum Fiziğine dayanıyor. Vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleşmesinden yola çıkan Mora Terapi, bağımlılığa neden olan maddeyi vücuttan tamamen silerek vücudu eski sağlıklı haline döndürüyor.


Mora Terapi sigara bırakma tedavisi, bağımlılık yapan maddenin yaydığı kendine özel frekansın bilgisini özel bir teknolojik yöntemle ters çevrilerek bu bilgi tekrar vücuda aktarıyor. Bu şekilde bağımlılık yaratan sigaranın bilgisi kişinin bedensel hafızasından silinmiş oluyor. Tedavide kullanılan özel frekanslar kişinin duyguları ile sigara arasında oluşan bağı da değiştiriyor. Sigarayı bırakma seanslarından sonra kişiler sigaraya karşı isteksizlik duymaya başlıyor ve böylece bağımlılık ortadan kalkıyor. Mora Terapi'de geliştirilen yeni tedavi yöntemleri ile madde ile duygu arasındaki elektromanyetik bilgi bütünlüğü kırılıyor.

10 Temmuz 2016 Pazar

Mora Terapi ile mükemmel uyum

Beden, zihin ve ruh sağlığı… 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığın tanımını “Sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali” olarak ifade eder. Bireyin bir bütün olarak sağlıklı olabilmesinin koşulu; beden, zihin ve ruh uyumunun dengede olmasına bağlıdır. Beden, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına devam edebilmesi için ihtiyaçları karşılamaya yönelik çalışırken; ruh, beden üzerinde yaratılmış olan duyguların yansıması; zihin ise düşünsel durumumuzu ortaya koyar. Zihni bütünleyen bedeni, bedenin davranış ve duygulardan etkilen ruhun birlikteliği oldukça önemlidir.

Herkesin mutlu ve huzurlu bir hayat geçirmek için çabaladığı dünyada bu talepler aslında hiç de uzak değil…

Son yıllarda sıkça tercih edilen tedavi yöntemlerin biri olan bütünsel tıbbın Türkiye’deki lider markası Mora Terapi, farklı pek çok sağlık sorununda beden, zihin ve ruh bütünlüğünü temel alarak doğal çözümler sunuyor. Klasik tıptan farklı olarak hastalık süreçlerinin tedaviyle kontrol altına alındığı bir süreci değil de hastalığa neden olan sorunun ortadan yönelik adımlar atan Mora Terapi; iyileşmede bedeni, zihni ve ruhu bir bütün olarak ele alıyor ve iyileşmeyi yolunda buna uygun yöntemler uyguluyor.

Nobel Ödüllü Kuantum Fiziği’ne dayanan ve herhangi bir yan etkisinin olmadığı 30 yıl aşkın bir süre önce kanıtlanan Mora Terapi, vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla tedavi ediyor. Maddenin elektromanyetik frekansın ayna görüntüsü yaratılması ve bu ters çevrilmiş frekansın vücuda aktarılmasıyla yoluyla uygulanan seanslar; kişinin sorunu ister bedensel, istersen zihinsel, ister ruhsal olsun tüm süreçleri bir bütün olarak ele alıyor ve bu yönde iyileştirici uygulamalar sağlıyor.

Bedensel bir sağlık sorununun nedeni çoğu zaman zihinsel ya ruhsal sorunlar olabiliyor. Örneğin bel ya da omuz kaslarında sürekli sorun olan kişiler çoğu zaman fiziksel bir sorununun dışında zihinsel olarak ağır sorumlulukları yüklenen ve bu sorumluluklar ile baş etmekte zorlanan kişilerdir. Beden zihin ve ruh dengesinin mükemmel uyumu açığa çıkaran Mora Terapi, duygu durumunda (stres, ağır sorumluluk vb.) olumlu değişim yaratarak fiziksel sorunlarında ortadan kalkmasını sağlıyor. Mora Terapi böylelikle hem insanı oluşturan beden, zihin ve ruh dengesini korumuş oluyor hem de sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açan nedeni ortadan yok etmiş oluyor.

*Body: Beden
*Mind: Akıl
*Spirit: Ruh
*Balance: Denge










30 Haziran 2016 Perşembe

10 yılda başarı öyküsü: Mora Terapi

Avrupa’da ve özellikle Almanya’da 100 yıldır kullanılan bütünsel tıp günümüzde Türkiye’de de oldukça görünür hale geldi. Klasik tıptan farklı olarak hastalıkların belirtilerini ortadan kaldırmak yerine hastalığa neden olan sorunları ortadan kaldırmaya yönelen bütünsel tıbbın ülkemizdeki lider markası Mora Terapi bu yıl 40. yılını kutluyor. Ülkemize ise 10 yıl önce EDT Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dilşad Çelebi’nin girişimleriyle gelen Mora Terapi günümüzde yüzlerce sağlık danışmanın da desteğiyle doğal yollarla sağlıklı kalmanın tek adresi.

Türkiye’de de sıkça tercih edilen bütünsel tıbbın akla gelen ilk markası olan Mora Terapi, kişinin ruh ve beden sağlığını dengeli olarak iyileştiriyor. Hastalık belirtilerini yok etme anlayışı reddeden Mora Terapi vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleştiği fikriyle tamamen doğal işlemler içeren seanslarıyla hastaları sağlılığına kavuşturuyor.

Kilo probleminden, sigara ve alkol bağımlığına, çölyaktan diyabete, duygu durumu bozukluğundan romatizma ve fibromilyaji gibi geniş yelpazedeki başarı çeşitli testlere başarılı kanıtlanmış olan Mora Terapi; cilt, saç, selülit gibi kavramlara da yeniden anlam kazandırıyor. 1977’te yılında Dr. Franz Morell ve Eric Rasche'nin çalışmalarıyla ortaya çıkan biorezonans yönteminin mucit markası olan Mora Terapi, özellikle Almanya ve Avrupa ülkelerinde en çok tercih edilen bütünsel tıp yöntemi.

Mora Terapi’nin Türkiye’deki öyküsü Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği mezunu olan Dilşad Çelebi’nin 10 yıl önce kuantum tıbbı/ kuantum fiziğine olan ilgisiyle başlıyor. Araştırmalarını sonucu Mora Terapi cihazlarına ulaştığını belirten EDT Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dilşad Çelebi, “Mora Terapi'yi Türkiye'ye ilk getiren firmayız” diye ekliyor. 2006 yılında Almanya'daki büyük Mora Kongresi'nde Med Tronik firması, Mora Terapi uygulayıcı ve distribütörleriyle tanıştıklarını ifade eden Çelebi, dostluklarının ve iş ortaklıklarının 10 yıldır devam ettiğini belirtiyor.

Mora Terapi cihazlarının Türkiye’deki distribütörlüğünü aldığı yıl olan 2006 yılında bu yana Türkiye'deki marka bilinirliği üzerine ciddi çalışmalar yaptıklarını kaydeden Çelebi, “Bütünsel / tamamlayıcı tıp ve biorezonans tedavilerinin ne olduğu konusunda çok fazla aydınlatıcı çalışmalar yaptık. Mora Terapi tedavilerini hem doktorlara hem hastalara doğru bir şekilde ulaştırma hedefiyle yola çıktık” diye aktarıyor. Doktor eğitimlerinin 10 yıldır aralıksız bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Çelebi, “10 yıldır EDT Sağlık Hizmetleri Şirketi olarak sakin ve emin adımlarla ilerledik. Bugün tüm Türkiye'de 100'e yakın terapi merkeziyle hizmet veriyoruz. Kökleri sağlam, etik hizmet anlayışıyla topluma maksimum  fayda sağlamayı hedefleyen bir firmayız” diyor.

10 yıl önceki hedeflerini başarmış olmaktan dolayı mutlu olduklarını dile getiren Çelebi, sözlerine şöyle son veriyor:

“EDT Sağlık olarak misyonumuzu bundan 10 yıl önce Türkiye'de bütünsel tıbbın, bilimsel ve doğru değerlerle gelişimine öncülük eden en büyük bütünsel tıp firması olmak olarak koymuştuk. Bu 10 yıl içinde bunu gerçekleştirmiş olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.”