26 Kasım 2021 Cuma

Beslenme Alışkanlıklarımızı Nasıl Değiştirebiliriz?





Günlük yaşantınızda tükettiğiniz yiyecekler sağlığınız üzerinde ve hastalıklara yakalanmanızda etki eden birincil faktördür. Beslenme alışkanlıklarınızı daha sağlıklı yiyecekler ile düzenleyerek düzenli beslenmeye geçebilir ve uzun süre boyunca hastalıklardan korunabilirsiniz. Ayrıca çevrenizdeki bazı şeyleri de beraberinde değiştirerek daha fit ve sağlıklı bir hayata merhaba diyebilirsiniz.

Daha sağlıklı beslenmek için büyük değişiklikler yapmanıza gerek olmadığı gibi tüm alışkanlıklarınızı aynı anda da değiştirmek zorunda değilsiniz. Zamanla yaptığınız küçük değişikliklerin sağlığınızda büyük bir farkı ortaya koyduğuna kendi gözünüz ile şahit olabilirsiniz.

Sağlıklı beslenme alışkanlığının sizlere sunduğu başlıca faydalar şu şekilde sıralanabilir:

  • Yeme alışkanlıklarınızı ve çevrenizi değiştirmek, daha zinde hissetmenize ve düzenli bir yaşama geçişinizde yardımcı olabilir.
  • Sağlıklı bir diyet genel sağlığınız için oldukça faydalıdır. Ayrıca sağlıklı bir kiloya ulaşmanıza ve stabil bir kiloda kalmanıza yardımcı olur.
  • Yaşam tarzınızda gözle görülür bir değişimiz hemen fark edebilirsiniz.

Sağlıklı Beslenme Alışkanlığı Nasıl Edinebilirsiniz?

Sağlıklı beslenme alışkanlığı için bir anda hayatınızı etkileyecek kararlar vermek yerine küçük küçük değişiklikler ile bu düzene geçmeniz çok daha iyi olacaktır. Zira hayatınızı düzene uydurmak yerine düzeni hayatınıza uydurarak daha stabil sağlıklı beslenme alışkanlığı elde edebilirsiniz. 

Sağlıklı beslenme alışkanlığını hayatınıza uydurmak için şu taktikleri yapabilirsiniz: 

  • Evde iken ya da çalışırken meyve, az yağlı süt ürünleri, tam tahıllı yiyecekler ve sebze gibi yiyecekleri hazırda bulundurun. Çalışırken ya da atıştırırken paket gıdaları tüketmek yerine meyveleri ve bu yiyecekleri tercih edin. 
  • Olabildiğince her gün belirli bir saatte akşam yemeğini evde düzenli bir şekilde yemeye çalışın. Böylelikle fast food tarzı yiyeceklerden ya da yağlı paket yiyeceklerden uzak durursunuz. 
  • Yemeklerinizi mümkün mertebe kendiniz pişirmeye çalışın bunu yaparken bir yemek bloğundan ya da kitabından destek alabilirsiniz. Ayrıca yemeği hazırlarken kendinize göre malzemeleri daha sağlıklı olacak şekilde tercih edebilirsiniz. 
  • Her gün düzenli bir şekilde işe gidiyorsanız, öğle yemeklerinizi düzenli bir şekilde sağlıklı yiyeceklerden olmasına dikkat edin.
  • Atıştırmalık tükettiğiniz zamanlar elbette ki olacaktır bunu yaparken paketten asla yemeyin, kendinize bir miktar belirleyin ve bunu bir tabakta tüketin. Tabağınız bittikten sonra devam etmeyin. Bu yediklerinizin miktarını kontrol etmenizi sağlayacaktır. 
  • Düzenli bir şekilde öğünlerinizde beslendiğinize dikkat edin ve herhangi birini atlayıp yerine ekstra öğün koymayın. Açlık duygularınızı görmezden gelmeyin bu durum daha fazla yemenize neden olabilir. 
  • Yüksek şekerli içecekler, meyve suyu içecekleri dahil, yerine su ya da maden suyu için. 
  • Spor kilo vermenin bel kemiğini oluşturur asla ihmal etmeyin ve göz ardı etmeyin. Bununla birlikte bir uzmandan destek almayı da unutmayın. 

Gıda Bağımlılığına Dikkat Edin!

Toplum içerinde inanılmaz bir şekilde gıda bağımlılığı artmakta ve son zamanlarda yapılan araştırmalar obezitenin arttığını göstermektedir. Bir diğer taraftan yürütülen araştırmalar bazı yiyeceklerin bağımlılık yapan maddeler gibi beynin bazı noktalarını tetiklediğini ve bunun da sonucunda bağımlılığa sebep olabileceğini göstermiştir. Özellikle de şeker, yağ ve tuzun gıda bağımlılığını arttıran en önemli unsurların başında geldiğini söyleyebiliriz. 

Gıda bağımlılığına sebep olan lezzetli yiyecekler tıpkı bağımlılık yapıcı ilaçlar gibi vücutta dopamin seviyesini arttırıcı etkiye neden olur. Lezzetli yiyeceklerden duyduğunuz haz ödül sinyallerini tetikleyici etkiye sahiptir. Bu da sürekli yemeniz için sizi sürekli zorlar. Bu tarz durumlar ile karşılaşmamak ya da başa çıkmak için uzmanlarımız ile görüşebilir ve destek alabilirsiniz.


Sağlıklı günler dileriz...


7 Kasım 2021 Pazar

DİYET YAPIYORUM KİLO VEREMİYORUM DİYORSANIZ BU YAZIYI OKUMALISINIZ!





Fit kalabilmek ve sağlıklı bir vücuda kavuşmak için diyet programı uygularız. Diyet programları bittiğinde hızlıca kilo alabilir ya da ani kilo kaybı nedeniyle vücudunuzda tahribat oluşabilir. Konu böyle olunca önemli olan kalıcı ve sağlıklı kilo vermek oluyor. 

Diyet yapıyorum kilo veremiyorum ya da diyeti bırakınca hemen alıyorum diyorsanız bazı etkenler buna engeller olabilir.

Kilo vermek hedeflendiğinde bunu engelleyen bir çok neden olabilir. 


Neden kilo veremiyoruz?

Yetersiz ve düzensiz uyku;

Az uyuyan kişilerde doyma sinyali olan leptin hormonunun seviyesi düşer. Bu da beyne yemek yeme sinyalinin gönderilmesiyle kişinin daha fazla yemek yemesine neden olur.


Kansızlık;

Vücutta demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık oluşabilir. Demir eksikliği yaşayan bireylerde hormonal dengesizlikler oluşabilir ve dolaylı yoldan kilo alımına sebep olabilir.


 Cushing Sendromu;

Cushing hastalarında bilinmeyen sebeplerden dolayı hipofiz bezinde ACTH hormononun salgılanmasının aşırı artması nedeniyle, böbreküstü bezinde kortizol salgılanmasında artış yaşanır. Kortizol ise vücuttaki karbonhidrat, yağ ve proteinin vücutta sistemik şekilde fonksiyonlarını düzenlemesi nedeniyle bu alanda böyle bir sorunun yaşanması kilo almanıza sebep olabilir.


İnsülin direnci;

Kilo verememede en büyük suçlulardan biri olan insülin direnci kişilerde, sürekli uyku ve açlık hali yaşanılan kronik bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık diyabet hastalığına ve aşırı kilo almanıza sebep olabilir.


Tiroid hormonları;

Tiroid insan vücudunda enerji metabolizmasını düzenleyen organlardan biridir. Bunlardan birinin bozulması da kilo almanıza ve verememenize sebep olabilir.


Gıda bağımlılığı ve şeker bağımlılığı;

Gıdalara duyulan bağımlıklar ve yeme istediğine karşı dur diyememek ve sürekli yeme hali kilo almanıza sebep olur.


Çok fazla diyet uygulamak;

Sağlıklı bir bedene değil de sadece kilo vermeye odaklı olan diyetler vücudunuzda bir tahribat oluşur ve aksine kilo vermek isterken daha da çok alabilir ve kilo vermekte zorlanabilirsiniz.


Kilo veremiyorsak ne yapmalıyız?

Öncelikle alanında uzman bir hekimden yardım almak, sunulan tedavi seçeneklerine karşı istikararlı olmak sizi sağlıklı bir bedene kavuşturacaktır. 




BİOREZONANS İLE SAĞLIKLI KİLO VEREBİLİRSİNİZ!


Her insan bedeninde bulunan doku, hücre ve organların doğal olarak yaydığı bir frekans vardır ve herkesin frekansı kendine özgüdür.


Bu frekansların ölçülmesinde ve algılanmasında özel olarak geliştirilmiş olan biorezonans cihazı kullanılır. İşte bu biorezonans cihazı ve tedavisiyle de sağlıklı bir şekilde kilo vermemiz mümkün.


Biorezonans doğal bir tedavidir ve metabolizmanızı hızlandırmaya yöneliktir. Ayrıca uygulanan diyeti kolaylıkla yapmanızı sağlayacak şekilde iştahınızı keser.


Tedavinin süresi ve hedeflenen kilo, kişinin bünyesine göre değişkenlik göstermektedir. Unutmayın ki önemli olan dengeli beslenerek sağlıklı bir şekilde kilo vermektir. Sağlığınız her şeyden önemlidir. Hızla verilmeye çalışılan kilo kişide bazı sağlık sorunlarını meydana getirebilir ve bunun yanında kalıcı bir etkisi olmayabilir.


Mora Terapi biorezonans seanslarından sonra doğru beslenme ve sporla sağlıklı şekilde kilo vermeniz ve ideal kilonuza ulaşmanız mümkün.


10 Ekim 2021 Pazar

Mora Terapi Bach Çiçekleri ile Sağlığa Adım Atın!

 





Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, "Sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali" olarak tanımlar.

Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi sağlık; beden, zihin ve ruh dengesidir. Bireylerin sadece fiziksel durumlarına bakılarak sağlıklı demek bütünlüklü ve doğru bir açıklama olmayacaktır. Nasıl ki bedensel olarak yaşanan sağlık sorunları ruh ve zihin sağlığını etkiliyorsa, ruh ve zihin sağlığındaki sorunlar da bedensel hastalıklara yol açmaktadır. Yaşayan bir organizmanın denge durumu olan sağlık bütünlüklü değerlendirilemediği sürece tedavi amaçlı yapılan işlemler çözüm olmayacaktır. 

Stres, huzursuzluk, mutsuzluk, karamsarlık, güven ve özgüven sorunu, nefret, öfke ve korku gibi çoğaltabileceğimiz olumsuz duygu durumları vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getirmektedir. "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" sözü sağlığın bütünlük yapısını net bir şekilde ortaya koyduğu gibi sağlıklı insan mutlu, neşeli ve barışçıldır. Bu ruh hali zihin ve beden sağlığını da etkilemektedir. 


Sağlık bedensel, zihinsel ve ruh sağlığı boyutlarıyla düşünüldüğünde bireysel ve toplumsal olarak iyilik olma durumudur. Beden, zihin ve ruh birbiriyle bağlantı içindedir ve bu alanlar birbiriyle sıkı bir etkileşim içindedir. Beden, zihin ve ruh beden, beyin, akıl ve davranış arasındaki etkileşimlere odaklanmaktadır. Herhangi birindeki sağlık sorunu diğerlerini de etkilemektedir. Zihin, beden ve ruh arasındaki bağlantının uyum içerisinde olması bireyin fiziksel iyilik halinin de göstergesidir. İnsanı insan yapan kendine özgü ruhsal, bilişsel ve sosyal yapıya sahip olmasıdır. Bunlardan birinin eksikliği bireyin hem kendisi hem de çevresi için sorun haline gelmektedir. Çünkü, her biri dediğimiz gibi birbirini etkilemektedir. Bireyin duygularının ve düşüncelerinin fiziksel sağlığı üzerinde oldukça önemli etkileri bulunmaktadır. İnsanın kendisiyle, duygu ve düşünceleri ile ilişki kurması, kendisinde olup biten duygusal ve düşünsel süreçlerle ilgili bir anlayışa kavuşması gerekmektedir. ​Birey duygu, düşünce, bakış açısını bilerek çevresine olan tutumlarının ve kendi bedeninin farkında olur. Bu bağlamda zihnin, bedenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir birey vücudunu nasıl tanıyorsa ruhunu da öyle tanımalıdır. İnsan “zaten var olan bir obje” değil, sürekli olarak gelişmekte olan bir varlıktır. Yalnızca geçmişte ne olduğuyla tanımlanamaz, simdi ne olduğu ve geleceğe doğru hangi yönde hareket ettiğiyle anlam kazanır. Bu yüzden birey kendi bedeniyle beraber kendi farkındalığının bilincinde olmalıdır. ​Aksi taktirde Schutz’un (1975) “kendimi tanıyorsam yaşamımı, kendim yönlendirebilirim. Bu bilinç olmadan çoğu kez dış etkenler tarafından yönlendiriliyorum. 

Verimsiz, üzücü, karışık bir zihinle ve istemediğim bir biçimde” ifadeleriyle kişinin kendini tanımasının önemine dikkat çekmeliyiz. Yani, kişi kendisini tanıyarak bedeninin farkında olur. Bu farkındalık da ruhsal yapısına etki edebilmektedir. Bedende birtakım rahatsızlıkların oluşması ruhsal yapıya, aynı şekilde ruhsal yapıda ortaya çıkan bir rahatsızlık da beden sağlığına zarar verecektir. Bedenimizde oluşan bu rahatsızlıklar da büyük veya küçük ruhsal tepkilere yol açar. Ruh sağlığı bozuk olan kişilerde duygu, düşünce ve davranışlarda farklılaşmalar, aşırı ve uygunsuz haller ortaya çıkar. Kısacası, ruh ve beden var olmak için birbirine muhtaçtır.


Bütünsel tıbbın Türkiye’de önde gelen uygulayıcılarından Mora Terapi güvencesiyle sunulan Bach Çiçekleri Terapisi, ruh halini dengeleyerek olumsuz düşüncelerin yol açtığı organik rahatsızlıkların iyileşmesini sağlıyor. Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada duygu durumu bozuklukları için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür. Tıpkı Dünya Sağlı Örgütü’nün tanımı gibi sağlığı bir bütün olarak ele alan Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi; korku, stres, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, mutsuzluk, çaresizlik, öfke ve nefret gibi duygu ve düşünceleri zihinden uzaklaştırıyor. 

 Sağlıklı ve mutlu yaş almanın sırrı fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerin sağlıklı ve uyum içinde olmasında saklı. Bu üç unsur yerine geldiğinde bütünsel olarak sağlıklıyım demek mümkün. Bütünsel sağlık insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerinde denge ve uyum içinde yaşaması ile sağlıklı ve mutlu yaş alma sürecini başlatarak, keyifle sürdürebilmesi anlamlarını taşımaktadır. “Bütünsel olarak sağlıklıyım” diyebilmek için; sağlıklı ve enerjik bir bedene, dingin ve neşe içinde bir zihne, sevgi ve şefkat dolu bir kalbe sahip olup, varoluş mevcudiyetinin de farkında olmak gereklidir. 


Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerini vücuttan uzaklaştırarak, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluğa kapı aralıyor. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.















30 Eylül 2021 Perşembe

STRES İLE NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?







Öncelikle stresin neden yaşandığını düşünmek ve çözüm aramak için ona odaklanmak gerekir. Kişinin yaşadığı yaşam koşulları stres seviyesi ile her daim orantılıdır. Kişi rahat bir yaşam sürdürüyorsa stres seviyesi daha da düşüktür. Stresli olmayı en çok etkileyen faktörlerden diğeri ise kişinin kendi yaşadığı duygu durumlarıdır. Kendisi için önemli bir günde stres yapıyorsa ya da endişelerle dolu bir düşünme biçimi varsa stres ile başa çıkması daha da zorlaşacaktır. En önemli kararları almamız gereken anlarsa stresin karar verme yetilerini de bozduğu görülmüştür. 


Stres ile başa çıkma yöntemleri ;


- Stres yaratan esas unsurları farketmeli ve çözüm yolları aramalısınız. Çocukluk travmaları, vücuttaki yaşanılan fiziksel fonksiyonların eksiklikleri, yorgunluk, düzensiz ve sağlıksız beslenme stres arttıran unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzman bir hekim tarafından alacağınız psikoterapi ile stresle başa çıkabilirsiniz.


- Duygu durum bozukluğu olarak karşımıza çıkan ruhsal rahatsızlık kişiyi en çok strese sokan unsurlardan biridir. Duygu durum bozukluğu yaşayan kişiler stres ile başa çıkmak için vücudun esas ihtiyacı olan gıdalardan her daim daha fazlasını tüketir ve kilo almaya sebebiyet verir. Yaşanılan her stres sonrasında tüketilen her fazla gıda kiloya dönüştüğü için obezite rahatsızlığına sebebiyet veren sağlık sorunu ortaya çıkar. Bu nedenle duygu durum bozukluğunun düzenlenmesi ve giderilmesi için uzman bir hekime danışabilirsiniz.


- Mora Terapi ile tanışın! Mora Terapi seansları sayesinde stres ile başa çıkabilirisiniz. Mora Terapi Bach Çiçekleri; 38 duygu durumu (korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, gibi) için 38 farklı çiçek kürü tanımlanmıştır. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyaller filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.




Ayrıca Biorezonans cihazı ile yapılan gıda bağımlılığı ve duygusal durum bozukluğu tedavisi sayesinde duygusal yeme ve gıda bağımlılığı ile başa çıkma mücadelesinde yüksek oranda destek alabilirsiniz. Konusunda uzman doktorlar tarafından uygulanan bu tedavi sayesinde duygusal yeme bozukluğu rahatsızlığından kurtulmuş olursunuz. Mora Renk terapileri de fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra duygu durum rahatsızlıklarında da sıkça tüm Mora Merkezlerinde kullanılan tedaviler arasındadır. Duygu durum bozukluklarının çeşidine en uygun gelen renk frekansı bir milyon kez yükseltilerek cihaz vasıtasıyla kişilere verilir. Duygu durumlardaki iyileşmeler kısa sürelerde gözle görünür biçimde belirgindir.



 


11 Eylül 2021 Cumartesi

Sigara bağımlılığından nasıl kurtulabiliriz?





Sigara, kullanılmaya ilk başlanıldığı andan itibaren içinde bulunduğu maddeler nedeniyle bağımlılık oluşturur ve sigarayı bırakması bir hayli zor olabilir. Sigarayı bırakmak isteyen her birey "aslında istesem hemen bırakırım" sözüyle başlayıp kendini bırakabileceğine ikna eder, ancak bırakmakta güçlük çeker ve genellikle bırakamaz. Sigara dumanı kişinin hem kendisine hem de çevresindeki kişilere ciddi oranda zararlar verir. Sigara dumanı ile vücutta fiziken ciddi bir tahribat oluşur ve ciddi hastalıklar ortaya çıkar. Bu tahribatlar sonucunda vücut sinyaller verir ve kişi genellikle bu durumlar ortaya çıkınca bırakmayı düşünür. Kişi kendi sağlığını tehlikeye attıktan sonra ya da farklı sebeplerle bırakmak istediğinde kişisel gayreti ve klasik tedavi yöntemleri yeterli olmayabilir.


Sigara bırakmada hangi yöntemler kullanılır?

Nikotin Bantları: 

Sigara bırakmada sıkça kullanılan bir yöntemdir. Sigara bırakmak isteyen çoğu kişinin denediği ve sigara bırakmada başarı oranları iyi olan bir tedavidir. 


Akupunktur:

Sigara bırakma tedavisinde kullanılan bir yöntem olan akupunktur, konusunda uzman kişi tarafından uygulandığında oldukça etkili yöntemlerden biridir.


Psikolojik destek: 

Konu bağımlılık olunca mutlaka bunun altında yatan duygusal sebepler vardır. Bu nedenle de sigara ile stres arasında güçlü bir bağ vardır. Kişiyi sigara içmeye iten ana sebeplerin konuşulduğu, sigara bırakma sonrasında yaşanılabilecek psikolojik sorunların giderilmesi ve yoksunluk çekmemek gibi başlıca konular için danışmanlık alınabilir.


Beslenme ve Egzersiz:

Kaybettiğiniz sağlığınızı yerine koymak için sağlığınıza yatırım yapmalısınız. Bunun için beslenmenize dikkat edebilir ve egzersiz yapabilirsiniz. Sigara bağımlığı nedeniyle kişiler enerjisini kaybedebilir ve bu nedenle egzersizler çok faydalı olabilir.


İlaç tedavisi:

Uzman hekim tarafından uygulanan bu tedavi ile sigarayı bırakabilirsiniz. 


Mora Terapi: 

Konusunda uzman kişiler tarafından uygulanan Mora Terapi seansları sayesinde sigarayı bırakabilirsiniz. İhtiyaç duyulduğunda renk terapileri ve bach çiçekleri terapisi ile desteklenen bu tedavi yöntemi sayesinde danışan memnuniyeti çok yüksektir. Dünyaca bilinen ve uygulanan bu tedaviler Mora Terapi cihazları sayesinde seanslarla uygulanır ve tedavi başarıyla sonuçlanır. Bağımlılık yaratan sigaranın bilgisi, kişinin bedensel hafızasından silinir ve kişi daha önce hiç sigara içmemiş gibi hisseder. Vücuttaki zararlı toksinlerden vücut arındırılır ve vücutta detoks etkisi yaratır. İlaçsız uygulanan bu tedavi yalnızca Mora Terapi cihazından alınan frekanslarla sağlanır.


Daha detaylı bilgi için;

📞 +90 216 405 14 52 ya da

📞+90 533 250 11 26 numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz...

www.mora.com.tr 



27 Ağustos 2021 Cuma

Besin İntoleransını Etkileyen Faktörler

Halk arasında “bir şey yedim dokundu” olarak düşünülen "alerji" ile "besin intoleransı" kavramları, çoğu zaman karıştırılsa da çok farklı kavramlardır.

Besin intoleransını etkileyen faktörlerden önce bu yaşanılan durumun ne olduğunu tanımlamak gerekir.

Besin intoleransı kişinin yaşadığı duruma göre özeldir ve farklıdır. Bir kişinin yaşadığı besin intoleransı problemi diğer bir kişide farklılık gösterebilir. 

Besin intoleransı, tüketilen gıdaların sindirilememesi veya sindirim aşamasında bağırsaklarda oluşan doku tahribatıyla bağırsak bariyerinin bozulması sebebiyle gıdalara veya gıdalarda bulunan katkı maddelerine, ağır metallere veya toksik maddelere karşı sindirim sisteminin verdiği iltihabi bir yanıttır.

Gıda intoleransı testini sağlık kuruluşları, parmaktan alınan kanı labaratuvar ortamında değerlendirerek test ederler. Bu testte birçok besin incelenir. Baharatlar, içecekler, meyveler, sebzeler, et ürünleri, hayvansan ürünler ve deniz mahsülleri gibi birçok gıdaya karşı test edilir.

Kişinin bu gıdalara karşı sindirim sisteminin verdiği tepki ölçülür. Eğer bu besinleri sindiremiyorsanız, vücudunuz karşı reaksiyon gösterir. Bunların sonucunda besin intoleransı ortaya çıkar. Vücut bu besinleri bir virüs gibi zararlı bir etken gibi algılar ve vücutta enflamasyon gelişir. Vücut için fiziken ve ruhen tahribat oluşturan bu durum keşfedilerek kişinin sağlığı konusunda inceleme yapılmalıdır.

Besin intoleransının en çok rastlanan belirlerileri şunlardır; migren, öksürük, mide bulantısı, ishal, burun akıntısı, yorgunluktur.

Besin intoleransı sonucunda; uyku bozuklukları, kilo verememe, akne, gaz, kabızlık, kronik farenjit, şişkinlik, astım, bağırsak problemleri, baş ağrıları, bağışıklık zayıflaması gibi sağlık problemleri yaşanır.

Besin intoleransını etkileyen faktörler ise;

⦁ Gıda zehirlenmesi ve vücudun maruz kaldığı zararlı toksinler

⦁ Salisat içeren gıdalar ( kuru üzüm, taze ahududu, bal, kırmızı biber, kekik, kivi...)

⦁ Gıdaların içerisine üretim esnasında eklenen gıda katkı maddeleri

⦁ Histamin içeren gıdalar (fermante turşular, kombu çayı, fermante soya ürünleri, beklemiş tüm protein içerikli besinler)

⦁ Gıdaların içerisine eklenen kimyasallar




Bağırsak sağlığında Mora Terapi!

Mora Terapi yöntemi ile yapılan bağırsak terapilerinde, şimdiye kadar bağırsağı tehdit etmiş olan besinlerin frekansları vücuttan silinerek bu besinlere karşı isteksizlik oluşturulur. Mora frekans tedavileri ile bağırsaklarda çeşitli sebeplerle meydana gelmiş olan hasar giderilmiş olur ve birikmiş olan toksin maddeler vücuttan uzaklaştırılır. Üç aylık intoleransın olduğu besinden kısıtlı ve basit şeker içermeyen bir beslenme protokolüyle sağlıklı beslenme davranışı oluşturulur.Aynı zamanda bu beslenme planı, kefir, yoğurt gibi probiyotik besinlerden zengindir. Bu şekilde bağırsaklardaki flora desteklenmiş olur. Bağırsak florasının tam olarak onarılması için dışarıdan probiyotik takviyesi de önerilmektedir. 


Eğer siz de kronik olarak bu sorunlardan birini ya da birkaçını yaşıyorsanız uzman bir hekime başvurmanızı tavsiye ederiz.

13 Ağustos 2021 Cuma

Ruh ve beden dengesini nasıl sağlayabiliriz?


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, "Sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali" olarak tanımlar.

Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi sağlık; beden, zihin ve ruh dengesidir. Bireylerin sadece fiziksel durumlarına bakılarak sağlıklı demek bütünlüklü ve doğru bir açıklama olmayacaktır. Nasıl ki bedensel olarak yaşanan sağlık sorunları ruh ve zihin sağlığını etkiliyorsa, ruh ve zihin sağlığındaki sorunlar da bedensel hastalıklara yol açmaktadır. Yaşayan bir organizmanın denge durumu olan sağlık bütünlüklü değerlendirilemediği sürece tedavi amaçlı yapılan işlemler çözüm olmayacaktır.
Stres, huzursuzluk, mutsuzluk, karamsarlık, güven ve özgüven sorunu, nefret, öfke ve korku gibi çoğaltabileceğimiz olumsuz duygu durumları vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getirmektedir. "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" sözü sağlığın bütünlük yapısını net bir şekilde ortaya koyduğu gibi sağlıklı insan mutlu, neşeli ve barışçıldır. Bu ruh hali zihin ve beden sağlığını da etkilemektedir.

Sağlık bedensel, zihinsel ve ruh sağlığı boyutlarıyla düşünüldüğünde bireysel ve toplumsal olarak iyilik olma durumudur. Beden, zihin ve ruh birbiriyle bağlantı içindedir ve bu alanlar birbiriyle sıkı bir etkileşim içindedir. Beden, zihin ve ruh beden, beyin, akıl ve davranış arasındaki etkileşimlere odaklanmaktadır. Herhangi birindeki sağlık sorunu diğerlerini de etkilemektedir. Zihin, beden ve ruh arasındaki bağlantının uyum içerisinde olması bireyin fiziksel iyilik halinin de göstergesidir. İnsanı insan yapan kendine özgü ruhsal, bilişsel ve sosyal yapıya sahip olmasıdır. Bunlardan birinin eksikliği bireyin hem kendisi hem de çevresi için sorun haline gelmektedir. Çünkü, her biri dediğimiz gibi birbirini etkilemektedir. Bireyin duygularının ve düşüncelerinin fiziksel sağlığı üzerinde oldukça önemli etkileri bulunmaktadır. İnsanın kendisiyle, duygu ve düşünceleri ile ilişki kurması, kendisinde olup biten duygusal ve düşünsel süreçlerle ilgili bir anlayışa kavuşması gerekmektedir. ​Birey duygu, düşünce, bakış açısını bilerek çevresine olan tutumlarının ve kendi bedeninin farkında olur. Bu bağlamda zihnin, bedenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir birey vücudunu nasıl tanıyorsa ruhunu da öyle tanımalıdır. İnsan “zaten var olan bir obje” değil, sürekli olarak gelişmekte olan bir varlıktır. Yalnızca geçmişte ne olduğuyla tanımlanamaz, simdi ne olduğu ve geleceğe doğru hangi yönde hareket ettiğiyle anlam kazanır. Bu yüzden birey kendi bedeniyle beraber kendi farkındalığının bilincinde olmalıdır. ​Aksi taktirde Schutz’un (1975) “kendimi tanıyorsam yaşamımı, kendim yönlendirebilirim. Bu bilinç olmadan çoğu kez dış etkenler tarafından yönlendiriliyorum.
Verimsiz, üzücü, karışık bir zihinle ve istemediğim bir biçimde” ifadeleriyle kişinin kendini tanımasının önemine dikkat çekmeliyiz. Yani, kişi kendisini tanıyarak bedeninin farkında olur. Bu farkındalık da ruhsal yapısına etki edebilmektedir. Bedende birtakım rahatsızlıkların oluşması ruhsal yapıya, aynı şekilde ruhsal yapıda ortaya çıkan bir rahatsızlık da beden sağlığına zarar verecektir. Bedenimizde oluşan bu rahatsızlıklar da büyük veya küçük ruhsal tepkilere yol açar. Ruh sağlığı bozuk olan kişilerde duygu, düşünce ve davranışlarda farklılaşmalar, aşırı ve uygunsuz haller ortaya çıkar. Kısacası, ruh ve beden var olmak için birbirine muhtaçtır.

Bütünsel tıbbın Türkiye’de önde gelen uygulayıcılarından Mora Terapi güvencesiyle sunulan Bach Çiçekleri Terapisi, ruh halini dengeleyerek olumsuz düşüncelerin yol açtığı organik rahatsızlıkların iyileşmesini sağlıyor. Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada duygu durumu bozuklukları için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür. Tıpkı Dünya Sağlı Örgütü’nün tanımı gibi sağlığı bir bütün olarak ele alan Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi; korku, stres, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, mutsuzluk, çaresizlik, öfke ve nefret gibi duygu ve düşünceleri zihinden uzaklaştırıyor.
Sağlıklı ve mutlu yaş almanın sırrı fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerin sağlıklı ve uyum içinde olmasında saklı. Bu üç unsur yerine geldiğinde bütünsel olarak sağlıklıyım demek mümkün. Bütünsel sağlık insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerinde denge ve uyum içinde yaşaması ile sağlıklı ve mutlu yaş alma sürecini başlatarak, keyifle sürdürebilmesi anlamlarını taşımaktadır. “Bütünsel olarak sağlıklıyım” diyebilmek için; sağlıklı ve enerjik bir bedene, dingin ve neşe içinde bir zihne, sevgi ve şefkat dolu bir kalbe sahip olup, varoluş mevcudiyetinin de farkında olmak gereklidir.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerini vücuttan uzaklaştırarak, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluğa kapı aralıyor. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyalleri filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.