Sürekli bir şeyler yeme isteği çoğu zaman gerçek açlıkla ilgili değildir.
Tok olsan bile gelen atıştırma dürtüsü, özellikle tatlı ve abur cubura yönelme hali; bedenin değil, çoğu zaman alışkanlıkların ve duyguların bir yansımasıdır.
Bu durum sıklıkla “irade eksikliği” olarak yorumlansa da, aslında vücudun ve zihnin denge aradığının bir göstergesidir.
Sürekli Yeme İsteği Neden Ortaya Çıkar?
Bu istek tek bir nedene bağlı değildir ve çoğu zaman birden fazla faktör birlikte etki eder.
Stres ve duygusal dalgalanmalar, gün içinde düzensiz beslenme ritmi, alışkanlığa dönüşmüş atıştırma davranışı, zihinsel yorgunluk ve odak kaybı, “hak ettim” düşüncesiyle otomatikleşen yeme hali bu süreci tetikleyebilir.
Zamanla kişi, yeme isteğiyle mücadele ettiğini hisseder ve kontrol duygusu zayıflar.
Sorun Açlık Değilse, Çözüm Yasaklar Değildir
Katı kurallar, sert kısıtlamalar ve suçluluk duygusu çoğu zaman kalıcı bir çözüm sunmaz.
Çünkü mesele sadece ne yediğin değil, neden yediğindir.
Sürekli yeme isteğini yönetebilmek için önce bu davranışın arkasındaki nedeni fark etmek gerekir. Bu noktada dengeyi merkeze alan yaklaşımlar öne çıkar.
Mora Terapi Yaklaşımı Neyi Farklı Ele Alır?
Mora Terapi, gıda ile kurulan ilişkiyi sadece kalori, liste ya da diyet kavramları üzerinden değerlendirmez.
Bedeni ve zihni birlikte ele alan non-invaziv bir yaklaşım sunar.
Amaç yeme isteğini bastırmak değil, bedeni zorlamak değil, alışkanlıkları farkındalıkla dönüştürmeye alan açmaktır.
Kimyasal madde kullanmadan, bedensel sinyalleri merkeze alarak ilerler.
Kontrol Savaşarak Değil, Dengeyle Gelir
Bu süreci deneyimleyen birçok kişinin ortak farkındalığı şudur:
“Yeme isteği azaldı”dan çok,
“Yeme isteği beni yönetmiyor” hissi güçlenir.
Bu durum yasaklarla değil, denge ve sakinlikle mümkün olur.
Mora Terapi ile Yeni Bir Başlangıç
Sürekli yeme isteğiyle yaşamak zorunda değilsin.
Kendini suçlamadan, bedenini zorlamadan ilerleyebileceğin bir yol var.
Mora Terapi, bu süreçte destek arayanların tercih ettiği, bütüncül ve non-invaziv bir yaklaşımdır.
Gerçek değişim, kendinle savaşarak değil; dengeyi hatırlayarak başlar.
*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder